Tolstoy'dan 6 Tavsiye:
• Cahil insanlardan tartışmaktan kaçın.
• Başa gelen talihsizliği çabuk kabullen.
• Kişiler ve olaylar hakkında daha az konuş.
• Sorunlara üzülme, çözüme odaklan
• Başkalarının hatalarını daha az yargıla.
• Canını sıkanları hayatından çıkar.
Bir Kamil Koç şikayeti daha!
Kamil Koç yolcusunun valizine bagaj fişi takılmadı; valiz kayboldu, 43-45 bin TL’lik zarar için 1.800 TL teklif edildi.
♦️Takipçi şikâyeti:
“2 Haziran Salı günü saat 01.15 gibi Kamil Koç otobüsüne bindim. 33 NCK 50 plakalı araçta Cem B. isimli muavin, valizime hiçbir şekilde bagaj fişi takmadı. Annem sorduğunda da ‘Takmıyoruz’ dedi.
Daha sonra saat 06.30 sıralarında AŞTİ’de indim. İndiğimde sadece bir adet siyah orta boy valiz kalmıştı, onu aldım ve aktarma yapacağım diğer otobüsüme yetiştim.
Diğer otobüste bagaj fişi takıldı. Kastamonu Otogarı’na indiğimde valizin benim olmadığını fark ettim ve hemen Kamil Koç genel merkezine ulaştım. Çünkü diğer otobüsteki bagaj fişi uyuşuyordu.
Valizi yeniden hemen AŞTİ’ye gönderdim. Daha otogardan çıkmadan geri gönderdim.
Daha sonra valizsiz kaldım. Bana valizimin arandığı ve tüm yolcuların arandığı söylendi. Yazıhaneden muavinin numarasına ulaştım. Bagaj fişi takılmadığını söylediğimde ise ‘Nereye şikâyet ediyorsan et’ deyip beni engelledi.
8 gündür valizsizim. Her gün müşteri hizmetlerini arıyorum, aramaların devam ettiği söyleniyor.
10 Haziran sabahı beni aradılar ve valizimin kaybolduğunu, bulunamayacağını söylediler.
Bu sürece gelene kadar AŞTİ yazıhanesine bile arkadaşımı gönderdim. Asla hiç kimse umursamadı.
Başka şehirde olduğum için karakol şikâyet almıyor. Beni Mersin yazıhanesinde yetkili birine ulaştırdılar. Orada da ‘Her şerde bir hayır vardır, bak o gün Pamukkale’nin otobüsü yandı’ gibi şeyler söylenerek manipüle edilmeye çalışıldım.
Yetkili kişiye bu durumda ne olacağını sorduğumda, sadece 2 bilet parası yani 1.800 TL verileceği söylendi. Valizim, içindekilerle beraber 43-45 bin TL tutuyor.
Bana ‘Sen fazla uğraşırsın, bir şey çıkmaz’ dediler.
Valiz beyanım istendi ama yetkili kişi beni mesai saatleri dışında, gece 22.00 gibi arayıp hâlâ ‘Muavin çok üzgün, herkes çok yoruluyor’ gibi şeyler anlatıyor.
Ben sadece zararımın karşılanmasını bekliyorum ama bana 2 bilet ücreti teklif edildi ve muavin tarafından engellendim.
Bagaj fişi takma sorumluluğunu bile alamayıp beni 10 gündür mağdur ettiler. Ne valizimi buldular ne de paramı ödediler.
Resmen bana hâlâ ‘Neden valizini otogarda açıp kontrol etmedin?’ deniliyor. Zaten aktarma otobüsüne yetişmeye çalışıyordum ve valiz çok benzerdi; orta boy siyah bir valizdi.”
İstanbul Ümraniye’de bir sürücü, yola bir topun geldiğini görünce ardından bir çocuğun çıkabileceğini öngörerek durdu. Kısa bir süre sonra küçük bir kız çocuğu yola fırladı.
@tuketicideney Ben de 2 yıl önce almıştım.Telefonun imei kopyalanmış diye mesaj gelince satıcıya iade gönderdim.Kabul edip paramı yatırdılar.Tabi bir daha bu platformu kullanmadım.
EpttAVM’den alınan telefonun IMEI’si kopyalanmış çıktı; iki kez servise gönderilen cihaz aylar sonra aynı sorunla geri geldi.
♦️Websitemize gelen şikayet:
“23 Temmuz 2025 tarihinde EpttAVM üzerinden cep telefonu satın aldım.
11 Aralık 2025’te BTK’dan, telefonumun IMEI numarasının kopyalandığı ve cihazın 30 gün içinde iletişime kapatılacağına dair mesaj geldi.
Bunun üzerine telefonu 15 Aralık’ta satıcı firmaya kargoyla gönderdim. Cihaz tam 4 ay sonra tarafıma geri ulaştı ancak IMEI sorunu çözülmemişti.
27 Nisan 2026’da telefonu yeniden gönderdim. Firma, 5 Haziran’da cihazı tekrar geri göndererek sorunun yazılımdan kaynaklandığını, işlemin yapılamadığını ve ellerinden gelenin bu olduğunu söyledi.
Şu anda e-Devlet üzerinden sorgulama yaptığımda telefonun IMEI numarası hâlâ ‘kopyalanmış’ olarak görünüyor.
Güvenilir olduğunu düşünerek EpttAVM’den aldığım telefon kapanma riskiyle karşı karşıya. EpttAVM’ye durumu anlattığımda ise beni telefonu gönderen satıcı firmayla görüşmeye yönlendiriyor.
İki kez servise gönderdiğim ve aylarca kullanamadığım telefonun sorunu hâlâ çözülmedi. EpttAVM’nin sorumluluk almasını ve mağduriyetimi gidermesini istiyorum.”
Rusya’nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.
Müfettiş: "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın?
Neden söküyorsun o vidaları?"
Köylü:"Sadece bir vida beyim...
Oltama ağırlık yapması için lazım.
Ben kimseye zarar vermem.
Hem tüm köy böyle yapar; bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez."
Müfettiş:
"Delilik bu !
Muhtar görmüyor mu bunu?"
Köylü: "Görmez olur mu?
Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta..."
Müfettiş: "Peki ya maaşınızı artırsak?
Vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"
Köylü: "Mesele para değil beyim, mesele alışkanlık.
Adaleti ve ahlakı çocukken öğretmezseniz; büyüdüğümüzde cebimiz para görse de biz o vidaları sökmeye devam ederiz."
Müfettiş, bu cehaletten dehşete düşerek raporunu yazmak üzere başkente giden trene bindi.
Camdan dışarıyı izlerken kendi kendine mırıldandı:
"Bu sefalet bir gün felakete yol açacak..."
Tam o sırada ray kenarında elinde iki tane vida tutan küçük bir çocuk gördü. Çocuk gülümseyerek el sallıyordu.
Müfettiş dehşetle bağırdı:
"Treni durdurun.!"
Ama çok geçti. Kulakları sağır eden o metal çatırtısı duyuldu.
Çocuk ne fizik biliyordu ne de "bir söküp bir bırakma" kuralını. O sadece büyüklerinden gördüğünü yapmıştı; ama yan yana iki vidayı birden sökmüştü. Tren devrildi. Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta dev bir felaket olarak biçilmişti.
Suç veya suçlu kim?
Asıl suçlu kim mi ?
Cehaleti normalleştiren toplum,
Çıkarı ahlakın önüne koyan düzen,
“Bir şey olmaz” kültürü,
Ve yanlışa sessiz kalan herkes.
Çünkü bazı toplumlar bir anda çökmez.
Önce vidaları gevşer.
Anton Çehov
Takipçi şikayeti:
"Adıma kayıtlı 34 KN 552 plakalı aracımı 07.01.2025 tarihinde satın aldım ve o dönem kaskomu Quick Sigorta A.Ş. üzerinden yaptırdım. Poliçemin süresi dolmadan 5 gün önce, 02.01.2026 tarihinde yeni kasko poliçemi Doğa Sigorta üzerinden acente aracılığıyla onayladım ve poliçemi aktif olarak kullanmaya başladım.
13.04.2026 tarihinde aracımın ön camı kırıldı ve 14.04.2026 tarihinde Doğa Sigorta’ya cam değişimi için başvuruda bulundum. Bu süreçte tarafıma cam değişimini gerçekleştirmemek için çeşitli bahaneler öne sürüldü. En son 2025 yılında düzenlenmiş eski bir eksper raporu istendi ve bu raporda taş izi bulunduğu gerekçesiyle cam değişimi talebim reddedildi. Oysa kaskoyu Doğa Sigorta’ya taşıdığım tarihte aracın güncel fotoğrafları sisteme yüklendi ve bu fotoğraflarda herhangi bir taş izi görünmüyor.
Kasko poliçesi yapılmadan yaklaşık bir yıl önceki bir eksper raporunun esas alınarak, poliçe kapsamında yer alan ücretsiz cam değişimi hakkımın reddedilmesini doğru ve hakkaniyetli bulmuyorum. Ücretini ödediğim kasko poliçemin teminatları açık olmasına rağmen, basit bir cam değişiminin bu şekilde oyalama ve bahanelerle karşılıksız bırakılması, olası bir kaza durumunda daha büyük hasarlarda nasıl bir süreçle karşılaşacağım konusunda ciddi güven problemi yaratmaktadır.
Doğa Sigorta’nın, kasko poliçemde yer alan ücretsiz cam değişimi teminatını yerine getirerek aracımın ön camını poliçe kapsamında değiştirmesini ve bu süreçte yaşadığım gecikme ve mağduriyetle ilgili olarak şirket nezdinde gerekli inceleme ve uyarıların yapılmasını talep ediyorum"
Haberde diyor ki "Samsun'da 17 yaşındaki çocuk 45 yaşındaki adamın yolunu keserek darp etti. Darp edilen adam ağır yaralandı ve yoğun bakıma alındı"
Devamında da darp eden genç adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.📌
Peki soru şu olsun;
O ağır yaralı adamcağız eğer o şehrin başsavcısı ya da herhangi bir büyükbaşın babası olsaydı adli kontrol şartıyla serbest bırakılır mıydı? 🥺
İşte bu sorunun cevabı "hukuk kimseye bakmaz" denildiği gün eşit olacağız hukuk önünde. 😞
İstanbul Avcılar TEM otoyolunda, Amedspor’un Süperlig’e yükselmesini konvoy yaparak kutlayan bir grup, korna çalarak yolu açmalarını isteyen araca saldırdı.
Aracının bir çok noktasında hasar oluşan sürücü karakola giderek şikayetçi oldu.
Oğlumuz Umut, Osman Yüksel Serdengeçti İmam Hatip Ortaokulu'nda yaşadığı bıçaklama olayı sonrası sesimizi duyurmak ve adaleti sağlamak için buradayız. Okul ve ders saatleri içerisinde, sınıf içinde gerçekleşen bu korkunç olayda oğlum sol bacağından ağır yaralandı.
Bu olay sonucunda oğlumuzun gülüşü solabilir, yaşama sevinci elinden alınabilir; belki de biz ona sarılmak yerine toprağına sarılıyor olabilirdik.
Ancak maalesef bu olayın üstü kapatıldı, gerçekler gizlendi ve gizlenmeye de devam ediyor. Çünkü yaşadığımız olayda gereken yerlerde gereken tanıdıklarımızın olmaması nedeniyle adaleti sağlayamadık. Bu haksızlığın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
Bizler bu olayın görmezden gelinmemesini, olayda bulunan veya bulunmaya cesaret göstermiş sorumluların tespit edilip gereken cezaları alması için destek bekliyoruz. Adalet herkesin hakkı ama bu tarz olaylara göz yummak vicdan meselesidir. Bu olayın unutulup üstünün kapatılmasına izin vermeyelim.
Sesimizi duyurmak, sorumluların ortaya çıkmasını, olayın yeniden incelenmesini ve adaletin duvardaki bir yazıdan ibaret olmadığını görmek istiyoruz. Okulda taşkınlık yapan çocuklar değil, geleceğe umut olan evlatlar görmek istiyoruz.
Bu sadece bizim çocuğumuzun canı değil; hepinizin çocuğunun, nice umutların canıdır. Kimsenin acısı sessiz kalmasın diye adalet istiyoruz.
#Adaletİstiyoruz #ÇocuklarımızaDokunma #umuticinadalet @YMinguzzi78568@adalet_bakanlik
https://t.co/768T0VMwxL
Satıcı hala aktif @hepsiburada ‼️
Bu satıcıyı engelleyip, ürünlerinin sayfalarını kapatmazsanız, hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım.
An itibariyle bu işi yapmaya devam ediyor... @ticaret
🚨 İHBAR!
KERESTE ADLI ANONİM CHAT PLATFORMUNDA ÖRGÜTLENEN BİR TOPLULUK:
• YARIN ADANA VE MERSİN'DE KATLİAM YAPACAĞIZ!
• ÇOCUKLAR ÖLÜYOR ÇOK MUTLUYUM
• BU DAHA BAŞLANGIÇ AMK T*RKLERİ
Öğrencilerinin üzerine kapanarak onları koruyan ve saldırıda hayatını kaybeden matematik öğretmenimiz Ayla Kara🙏🏻
Rabbim seni cennetine alsın sen ne koca yürekli bir kadınmışsın🙏🏻 Ailesine sabırlar dilerim, eşi kalp krizi geçirmiş duanızı eksik etmeyin🙏🏻
BU BİR İHBARDIR!
Müdür yardımcısı olarak görev yaptığım okulumun önünde; bu akşam mesai bitimime yakın, serseri edasıyla takılan, ailerilerinin veremediği terbiyeyi okulda vermeye çalıştığımız kendi okulumdan 4-5 öğrencime “evlerinize gidin evladım, buralarda dolanmayın” dedim. Baktım laftan anlamıyorlar birinin sırtından HAFİF İTEREK “hadi olum dağılın, doğru evlerinize gidin” dedim.
Öğrenciler biraz uzaklaştıktan sonra sırtından iterek uyardığım öğrenci geri döndü ve “buna hakkınız yok hocam, burası okul dışı, beni itemezsiniz” dedi.
İki gündür yaşanan olaylara zaten canım sıkkın, o hışımla öğrencinin yanına gidip nelere hakkım olup olmadığı hususunda, fiziksel bir müdahelede bulunmadan kendisiyle fikir alış verişinde bulundum.
Hani olur da; sesimi yükselterek öğrencinin psikolojisine olumsuz etkide bulunmuşumdur, bağırarak öğrenciyi incitip moralini bozmuşumdur, o öğrenci yarın bir gün beni yetkili makamlara şikayet ederse, şimdiden KENDİMİ İHBAR EDİYORUM.
Zamanında bir milli eğitim bakanının “Senin saçını keserlerse bana söyle, ben de müdürün saçını keserim”, “Velimi üzeni, ben de üzerim” saçmalığıyla başlayan yozlaşmanın geldiği bu durum içler acısı maalesef. Kimler doğrudan veya dolaylı olarak bu berbat durumdan sorumluysa yatacak yerleri yok.
Yazıklar olsun…
#Kahramanmaraş #Şanlıurfa
Trendyoldan bir ürün aldık. Ürün (bozuk) ayıplı geldi. Ürünü iade etmek istedik. Kutuyu açıp denedik diye iademizi yapamayacaklarını ilettiler. Tüketici hakem heyetine gittik. Karar ürün bedelinin tarafımıza iadesi oldu. Kararı @Trendyol ilettik. Bize dönüşleri ektedir. Yorumsuz
Şimdi size Uğurlu Nakliye adında bir nakliye şirketi tarafından nasıl dolandırıldığımı anlatacağım. Bilin ki benim düştüğüm gibi düşmeyin. Bursa'dan Konya'ya 2 oda eşyamı taşımak için 35 bin tl ye anlaştık, sözleşme için evime geldiler ücretin yarısını önden alıyoruz dediler, uyuduruktan bir sözleşme verdiler elime, ben imza attım ama onların imzası kaşesi yok. Daha sonra kamyon arıza yaptı bütün müşterilerden ekstra 5 bin tl alıyoruz dediler onu da gönderdim. Nakliye günü eşyalarımı kamyonete yükledikten sonra şehir dışına peşin çalışıyoruz deyip ücretin kalan kısmını da aldılar. 40 bin tl ödemiş olmama rağmen kamyon şoförü Konya'ya ulaştıktan sonra beni aradı, adama da demişler ki kadından 15 bin tl taşıma ücretini almadan eşyaları indirme. Adama dekontları attım abi ben bütün ücreti ödedim dedim. Meğer şoförü de kaldırmışlar. Polise gittim elimdeki sözleşmeyle imzaları yok bir şey yok. Polisler diyor eşyaların Konya'ya ulaşması bir mucize, sen ona şükret. Şoför de o sırada Bursa'daki başka nakliyecileri arayıp sormuş bunları, Uğur Nakliyat kimdir nedir diye, bunlar dolandırıcı demişler. Konya'da yeniden bir nakliye ve asansör ile anlaştım. 3.500 tl ye hem asansör hem eşyaları yerleştirdiler. Şoföre de en azından benzin parası çıksın diye 3 bin tl verdik. Yani benim 35 bin diye uyguna bulduğum nakliyeciler 12 bin dolandırmış oldular. Dolandırıcıların facebook hesaplarını, linklerini bırakıyorum. Parayı gönderdiğim hesap da "Erol Kuvan". Ben 1 haftadır insanlığa olan güvenimi yeniden kazanmaya çalışıyorum, bu olayların en kötü yanı da bu zaten... Giden sadece para olmuyor... @EmniyetBursa@EmniyetGM
https://t.co/E27rGfjQVx
https://t.co/E9LLjTbneS