Özgür Özel: "Allah şahittir ki, basın şahittir ki mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu'na savunma yaptırmamak için, ona mümkün olduğu kadar az söz vermek için elinden ne geliyorsa onu yaptı.
'Ekrem Bey zaten savunma sıranız gelince bunlara istediğiniz kadar geniş geniş uzun uzun yanıt vereceksiniz, şimdi bu konuşulan bir kişi ve onun bu eylemi hakkında söz alıp açıklama yapmanıza gerek yok, sıranız gelince nasılsa bu eylemlerin her birisine yanıt vereceksiniz' dedi, duydunuz, şahitsiniz, Allah şahittir."
Özgür Özel:
Her gece TGRT'de bunu konuşmuştunuz, A Haber'de bunu söylediniz. Hani videosu, çıkar? Yok. '1200 cep telefonu dağıtmıştım' hani? Göster? Yok. 'KİPTAŞ'tan bedava evler vermişiz' bir evin adresini söyle? Yok.
Ne iddianamede var, ne iddia eden o iddiaları servis eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddia makamı bir bütündür diye oraya oturttuğu kişi de var.
Yani demek istiyor ki; "İspanya, Gazze'deki soykırımı desteklemedi veya sessiz kalmadı diye kötü, bana göre sadece soykırımı destekleyen veya sessiz kalanlar iyidir, ben onları severim."
İdealist olduğu her halinden belli değerli meslektaşımın feryadını lütfen herkes dinlesin.
Bu memleket Dingonun ahırı, kurumlar da bazılarının babasının çiftliği değildir.
Yapılanları kınıyorum.
@TSKGnkur
143 ayrı eylemden yargılanan ve hakkında 2.352 yıla kadar hapis talep edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun ve avukatlarının savunması 24 saate sıkıştırılmak isteniyor. TRT'den canlı yayınlayın demekten savunma hakkını bitirmeye!
Trump Ankara’ya resmen Avrupa’dan intikam almaya gelmiş. Bu sözlerin meali şudur:
“NATO İran’a saldırma konusunda yanımda durmadı. O nedenle NATO’ya çok kızgınım. Ben yine de bu toplantıya Erdoğan ev sahibi olduğu için geldim. Siz canım istediğinde İsrail ile beraber istediğime savaş açtığımda benimle hareket etmeyecekseniz ben sizin savunmanıza neden trilyonlar harcayayım ki?”
Arada Sanchez ve Meloni’ye özel olarak giydirdi.
Zaten bu sözlerle eşzamanlı ABD’nin Hürmüz’e füze saldırısı başladı. Arkadaş bügün de yine Ankara’dan “Tahran’la ateşkesi bitirdim” diye ilan etti.
Hastalıklı bir dünya görüşü olan ve kompleksleri üzerinden karar veren bir adama bu kadar angaje, bu kadar tamahkar bir dış politika Türkiye’nin çıkarıyla değil ancak kişisel çıkarla izah edilebilir.
Ankara’da “şov” yapan biri varsa o da Donald Trump…çok da kötü bir şov. Kendisi gidene kadar dünyaya huzur yok, net.
ABD Başkanı Trump: “Türkiye, sadık olacağını düşündüğümüz birçok ülkeden daha sadık davrandı.” (Kaynak: Cumhuriyet)
—
Anadolu Ajansı sözlerin ağır olduğunun farkında olmalı ki abonelerine “sadık” yerine “vefalı” diye geçmiş…
Sadece bu değil. Avukatı, bir karar olmaksızın mahkemeye getirilmediğini söylüyor. Mahkeme başkanı ise “kararı arada yazarız” diyor. Ne demişti Soylu, “Siz yıkın, karar arkadan gelir.”
Buradaki en ilginç an, Kemal Öztürk Bey’in ilk defa hayatında soru Soran birini görmüş olması @kemalozturk2020
Şaşkın şaşkın bakışları ne kadar da belli ediyor hayatında ilk defa soru Soran bir gazeteciyi görmenin verdiği şaşkınlık yüzüne yansımış. Çünkü Türkiye’de soru sormak AKP ile beraber kaldırıldı.
178 sayfalık iddianameyi didik didik ettim.
Kendime, çocuklarıma ya da yakınlarıma sağlanmış tek bir menfaat bulamadım.
Kamunun hangi kaynağı zarar görmüş?
Hangi ihalede usulsüzlük yapılmış?
5 liralık bir işin 20 liraya yaptırıldığına dair hangi iddia var?
Bulamadım.
Öğrenciye burs sağlamak, engelliye destek olmak, huzurevi için dayanışma göstermek suçsa; bunu da milletimizin vicdanına bırakıyorum.
Şimdi herkes kendine şu soruyu sorsun:
Adalet önünde gerçekten herkes eşit mi?
Ben farklı bir siyasi kimliğe sahip olsaydım bugün yine aynı soruşturma açılır mıydı?
Kararı mahkemeler verecek.
Ama vicdan sahibi insanların da vereceği bir karar vardır.
Elinizi vicdanınıza koyun.
Avukat Afşin Hatipoğlu:
“Bugün yanıma biri geldi. ‘Ben Ekrem Bey’in şoförüyüm. Adım Zekai. Nisan ayında tahliye oldum. 8,5 ay cezaevinde yattım’ dedi.
‘Suçunuz ne?’ diye sordum.
‘Suçum yok. İddianamede adım bile yok’ dedi.
‘Hatta ben değil, nöbetleşe çalıştığımız diğer şoför Recep’in de iddianamede adı yok. İkimiz de 8,5 ay cezaevinde yattık’ dedi.
"Kanıt diye söylenen itirafçılar özür dileyip helallik istiyor..."
Özgür Özel:
🗣️ "Diploma davası Erdoğan'ın rakibinin diplomasını iptal ettirme davasıdır.
Casusluk davası Erdoğan'ın 'her lekeyi sürdüm tutmadı bir de casus diyelim' deme davasıdır.
İBB davası; 'benim rakibim, benim gösterdiğim adayları üst üste üç sefer yendi, İBB seçildi, büyük konuştum İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır dedim. İstanbul'u kazananın karşımda aday olamaması lazım, ona ceza vermem gerekir' davasıdır."
Bomboş tartışma. Milli Mücadele zaten kullandığımız bir kavram. Kuyulara taş atalım herkes savunmaya geçsin oyalansın dursun kafası. Zaman kaybısınız tüm memlekete