İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin tek talebi eğitim hakları. Yaşanan belirsizliğin sağduyuyla çözülmesini ve huzurla okullarına dönmeyi istiyorlar. Lütfen seslerini duyun.
🙋♂️
#bilgidireniyor#BilgiliYalnızDeğildir#BilgiYalnızDeğildir
BU HUKUK DÜZENİ DEĞİL, BU DÜŞMAN CEZA HUKUKUDUR!
Çağlayan Adliyesi’nde bugün yaşananlar, yargının bağımsızlığına, savunma hakkına ve adil yargılanma ilkesine topyekûn bir saldırıdır.
Savcılığa yaklaşık 5 dakika önce ulaşan 200 sayfalık, 66 kişilik bir dosya yalnızca 3 dakikada “incelenmiş”, hiçbir şüpheli dinlenmeden, hiçbir müdafiyle görüşülmeden, hiçbir dilekçe alınmadan ve herhangi bir hukuki gerekçe dahi sunulmadan, 44 kişi için tutuklama, 22 kişi için adli kontrol talep edilmiştir. Bu karar, bizzat savcı tarafından değil, polis memurları aracılığıyla avukatlara iletilmiştir.
Savunma susturulmuş, yargı hızla işletilen bir mühürleme işlemi hâline getirilmiştir. Bu hukuk değil, keyfîliktir. Bu, anayasanın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun açık ihlalidir. Bu, “düşman ceza hukuku” anlayışının açık bir tezahürüdür.
Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca herkesin savunma hakkı vardır. Hiçbir savcı, “avukatla görüşmem, dilekçe almam, fezleke kabul etmem” deme yetkisine sahip değildir. Bu tutum, yalnızca savunma hakkının değil, hukuk devletinin tüm ilkelerinin yok sayılmasıdır.
Çağlayan Adliyesi’nde ayrı, Türkiye’nin geri kalanında ayrı hukuk olamaz!
Trabzon’da, Şanlıurfa’da, Tekirdağ’da nasıl bir hukuk uygulanıyorsa İstanbul’da da aynı hukuk uygulanmalıdır.
Adalet Bakanlığı’nı ve Hâkimler Savcılar Kurulu’nu derhal göreve çağırıyoruz!
Bu hukuk dışı uygulamalara, yargı eliyle yürütülen baskı rejimine ve siyasi saiklerle verilen karar süsü verilmiş dayatmalara son verilmelidir!
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir! Bu devleti keyfîliğe teslim ettirmeyeceğiz.