Sosyal Güvenlik Denetmenleri olarak, doğrudan Kurum Başkanlığına bağlı, müstakil ve kendi mesleki hiyerarşisine sahip bir denetim yapılanması istiyoruz.
Taşra bizim denetim sahamızdır; idari bağlılık yerimiz olmamalıdır.
Denetim, denetlenen saha içinde değil; bağımsızlığı ve tarafsızlığı güvence altına alınmış güçlü bir kurumsal yapı içerisinde yönetilmelidir.#denetmen #sosyalgüvenlikdenetmenineişyapar
Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin İl Müdürlükleri bünyesinde ve mesleki denetim hiyerarşisinden uzak bir yapı içerisinde görev yapması; denetimin bağımsızlığı ve tarafsızlığına, iller arasındaki iş yükü ve personel dağılımındaki farklılıklardan uygulama birliğinin sağlanmasına, özlük haklarından mesleki hiyerarşi ve örgütlenme ihtiyacına kadar birçok yapısal sorunu beraberinde getirmektedir.
Denetim; kendi işleyişini ve saha uygulamalarını bilen mesleki bir hiyerarşi içerisinde, bağımsızlığı ve tarafsızlığı güçlendiren, uygulama birliğini sağlayan güçlü bir teşkilat yapısıyla yürütülmelidir.
Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin sahip olduğu bilgi, tecrübe ve saha gücünden en yüksek kamu yararının sağlanabilmesi için mevcut idari ve mesleki yapılanmanın yeniden ele alınması gerekmektedir.#denetmen #sosyalgüvenlikdenetmenineişyapar
Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin, denetim sonucunda hakkında işlem tesis edilen veya idari yaptırım uygulanan kişi ve işverenler tarafından, müstakil bir denetim birimimiz bulunmaması nedeniyle çalışma ortamımıza doğrudan ulaşılabilmesi mümkündür. Denetim yaptığımız işyerlerinin ilgililerinin ellerindeki tutanaklarla bulunduğumuz birime gelmesi; hem denetim görevinin bağımsız, tarafsız ve sağlıklı şekilde yürütülmesini zorlaştırmakta hem de zaman zaman can güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Bu nedenle dile getirdiğimiz “Sosyal Güvenlik Denetmenleri taşra teşkilatlanması içerisinde yer almamalıdır.” yönündeki değerlendirme; taşra teşkilatında görev yapan kamu görevlilerini küçümsemek amacıyla değil, denetim görevinin niteliğine uygun, güvenli, bağımsız ve kurumsal bir çalışma yapısına duyulan ihtiyacı vurgulamak amacıyla yapılmıştır.
Hiçbir şekilde taşra teşkilatında görev yapan kamu görevlilerini küçümsemek veya değersiz göstermek gibi bir düşüncemiz bulunmamaktadır. Tam aksine, ülkemizin her köşesinde fedakârca görev yapan tüm kamu personelinin emeğine saygımız sonsuzdur.
Amacımız, Derneğimizin tüzüğünde de açıkça yer aldığı üzere, Sosyal Güvenlik Denetmenliği mesleğinin tanınırlığını artırmak, kurumsal yapısını güçlendirmek ve meslektaşlarımızın özlük haklarının geliştirilmesi konusunda mücadele etmektir.
Bizim dile getirdiğimiz husus; Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin yürüttüğü denetim faaliyetlerinin niteliğine uygun kurumsal yapılanma ve özlük haklarına kavuşturulması gerekliliğidir.
Bununla birlikte, temennimiz yalnızca kendi mesleğimiz adına değil; kamu hizmetinin etkinliğini artıracak şekilde tüm kamu görevlilerinin refah seviyesinin yükseltilmesi ve emeklerinin karşılığı olan özlük haklarına kavuşturulmasıdır.#denetmen #denetmenneişyapar
Avrupa’da değişen denetim anlayışı, yalnızca hata tespit eden ve yaptırım uygulayan klasik denetim modelinden uzaklaşarak; rehberlik eden, önleyici yaklaşımı benimseyen ve işçi, işveren ile kamu arasında sosyal diyaloğu güçlendiren çağdaş bir denetim modeline evrilmektedir. Bu anlayışın temel amacı, sorunları yalnızca tespit etmek değil; ortaya çıkmadan önlemek ve çalışma hayatında sürdürülebilir bir uyum kültürü oluşturmaktır.
Bu yeni yaklaşımda sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri, devletin vatandaşla ve işverenle doğrudan temas kuran en önemli temsilcileri arasında yer almaktadır. Buna rağmen denetim faaliyetlerinin il müdürlükleri bünyesinde Denetmenler Servisi çatısı altında yürütülmesi birçok yapısal soruna neden olmakta, bu durum denetim süreçlerinin etkinliğini ve verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Oysa mesleğin niteliğine uygun, uzmanlaşmış ve müstakil bir denetim yapılanması; denetim kaynaklarının daha verimli kullanılmasını, kamu hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve koordineli yürütülmesini sağlayacaktır.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri, yürüttükleri görevin niteliği, kullandıkları kamu gücü ve üstlendikleri denetim fonksiyonu dikkate alındığında yalnızca taşra teşkilatı personeli olarak değerlendirilmemelidir. Her ne kadar görev yerleri taşra teşkilatı olsa da, yürüttükleri denetim faaliyetleri ülke genelinde sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini doğrudan etkileyen stratejik bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, üstlendikleri görev ve sorumluluklarla uyumlu olarak 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ekli (III) sayılı Cetvel kapsamında değerlendirilmeleri; denetim hizmetlerinin kurumsal kapasitesini güçlendirecek, kamu yönetiminde liyakat ve kariyer ilkelerini pekiştirecek, denetim hizmetlerinin etkinliğini artıracak ve mesleğin hak ettiği kurumsal statüye kavuşmasını sağlayacaktır. #dentmen #denetmenneişyapar #3sayılıcetvel
Avrupa Birliği’nin 2025 Türkiye İlerleme Raporu’nda, Fasıl 19: Sosyal Politika ve İstihdam kapsamında Türkiye’nin en fazla gelişim göstermesi gereken alanlar arasında kayıt dışı istihdamla mücadele, çocuk işçiliğinin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, iş kazalarının azaltılması ve denetimde sosyal diyalog anlayışının güçlendirilmesi yer almaktadır.
Bugün bu alanların önemli bir bölümünde sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri; kayıt dışı istihdamın tespiti, çocuk işçiliğiyle mücadele, iş kazalarının incelenmesi, sahte sigortalılığın önlenmesi ve sosyal güvenlik mevzuatının etkin şekilde uygulanması gibi kritik görevleri yerine getirmektedir.
Yaklaşık 2.500 kişilik denetim kadrosuyla Türkiye’nin 81 ilinde görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri, daha güçlü ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.
Böylesine stratejik ve hayati görevler üstlenen bu kariyer meslek grubunun, özlük hakları bakımından hâlâ hak ettiği konumda bulunmaması önemli bir çelişkidir. Güçlü bir sosyal güvenlik sistemi, ancak güçlü ve hak ettiği değeri gören bir denetim teşkilatıyla mümkün olacaktır.#denetmenneişyapar #denetmen #3sayılıcetvel
Sosyal Güvenlik Kurumu, denetim faaliyetlerini iki farklı yapı aracılığıyla yürütmektedir. Bunlardan ilki, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Müfettişleri; ikincisi ise il müdürlükleri bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleridir.
Her iki meslek grubu da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca denetim ve inceleme yetkisine sahiptir.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri; kayıt dışı istihdamın önlenmesi, sahte sigortalılık, sahte işyeri, muvazaalı boşanma, yaralanmalı iş kazaları, hizmet tespitine ilişkin incelemeler ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan, servislerce çözümlenemeyen birçok teknik ve hukuki dosyayı sonuçlandırmaktadır. Düzenledikleri raporlar; sigortalılık statüsünü, prim tahakkukunu, idari para cezalarını ve Kurumun alacaklarını doğrudan etkileyen hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Buna rağmen, Sosyal Güvenlik Denetmenleri bugün kurumsal yapılanmasını tamamlayamamış il müdürlüğü denetim servisleri bünyesinde görev yapmakta; görev, yetki ve sorumluluklarının ağırlığıyla bağdaşmayacak şekilde özlük hakları bakımından taşra personeli statüsünde değerlendirilmektedir.
Oysa denetim hizmetlerinin etkinliği, yalnızca kanuni yetkiyle değil; güçlü bir kurumsal yapı, mesleki bağımsızlık ve kariyer meslek güvencesiyle mümkündür.#sosyalgüvenlikdenetmenlerineişyapar #3sayılıcetvel #denetmen
Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü binasında bugün saat 11:30 sıralarında, maluliyet talebinin reddi ve buna ilişkin yargı sürecini gerekçe göstererek Kuruma gelen bir şahıs tarafından, Kurum Avukatı Zekeriya Polat’a yönelik silahlı saldırı gerçekleştirilmiş ve maalesef çalışma arkadaşımız hayatını kaybetmiştir.
Kurum personelimize yönelik bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyor; çalışma arkadaşımızın ailesine, yakınlarına ve tüm SGK camiamıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.
@zgrGngr2634@eskisehireskigm@eskisehirbb Kimse -3 derecede orada çalışmak zorunda olan emekçilere bir şey demiyor zaten. Sorun; planlamayı yapamadığı için bu şartlar altında çalışmak zorunda bırakanlarda. Oradaki emekçiler de, evinde/işyerlerinde su bekleyenler de bu eksiklik yüzünden mağdur oldu.
@selvinaz_durur Kesintiler keyfi değil elbette ancak yaşatılan bu durum teknik bir sorun olmaktan çıkmış, yönetimsel bir problem olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu kadar saat yaşatılan mağduriyeti geçici aksaklık olarak nitelendiremezsiniz.
@selvinaz_durur Algıya değil gerçeğe bakıyoruz zaten. Saatlerdir su kesintisi gerçeğimiz. Haftasonu planlanan çalışma sonrasında plansız arızaya dönüşen kesinti yüzünden yaşanan hijyen eksikliği, saatlerce bilgi alamamak, Alo 185 in telefonlara cevap vermemesi... bunlar bugünün gerçekleriydi.
@selvinaz_durur Planlı çalışmalarınızı planlarken insanların suya en ihtiyacı olduğu zamanları değil en az ihtiyacı olduğu zamanları kullanırsanız herkes için daha efektik bir planlama ve kriz yönetimi olur. Bu kadar saat bir kenti susuz bırakmak hijyen sıkıntısı başta, bir çok sıkıntı yaratır.
KAMUOYUNA
ESKİ tarafından yapılan açıklamada, Tepebaşı ilçesinin bazı mahallelerinde 00.00–08.00 saatleri arasında planlı su kesintisi uygulanacağı duyurulmuştu.
Ancak bugün gelinen noktada, Tepebaşı ilçesinin tamamında hâlâ su yoktur.
Bu tablo, planlama eksikliğini ve ciddi bir yönetim beceriksizliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Planlı olduğu söylenen bir çalışmanın saatleri belli olmasına rağmen, ne süreye uyulmuş ne de vatandaşlara doğru ve zamanında bilgi verilmiştir.
Tepebaşı’nda yaşayan on binlerce vatandaş, sabah saatlerinden bu yana en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşamamaktadır. Hijyen, sağlık ve günlük yaşam tamamen aksatılmıştır.
Bu durum, ihmalkârlığın ve ciddiyetsizliğin sonucudur.
Vatandaşlar açıklama değil bahane değil, çözüm beklemektedir.
ESKİ ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni, yaşanan bu mağduriyetin sorumluluğunu üstlenmeye, derhal net bir açıklama yapmaya ve Tepebaşı halkından özür dilemeye davet ediyoruz.
#CHPBelediyeciliği
Eskişehirde 20 saattir su yok.Bilgi veren yok. Muhatap yok. Arıza var çözüm yok.Bu kadar saat oldu neyi çözemediniz?Haftasonu yapılır mı bu? Planlı bakım onarım demişsiniz bu mu plan? Bu mağduriyeti ne zaman gidereceksiniz? Bir şehir böyle zulüm görmedi @eskisehirbb@ayseunluce
Eskişehirde 20 saattir su yok.Bilgi veren yok. Muhatap yok. Arıza var çözüm yok.Bu kadar saat oldu neyi çözemediniz?Haftasonu yapılır mı bu? Planlı bakım onarım demişsiniz bu mu plan? Bu mağduriyeti ne zaman gidereceksiniz? Bir şehir böyle zulüm görmedi @eskisehirbb@ayseunluce