Hayatını vatana ve cumhuriyete vakfeden büyük savaşçı, gerçek aydın, yazar Nihat Genç hakkın rahmetine kavuştu.
Türk milletinin başı sağ olsun.
Son sözü, ‘Cumhuriyeti yaşatın’ oldu.
Türk milletine karşı dehşet bir kin ve öfkeyle yürütülen Ihanet Sürecinin, Cumhuriyet tarihine kapkaranlık bir leke olarak geçtiği şu günlerde, Sn. Ümit Özdağ da elbette şen kalanlardan olamazdı. O da onur madalyasını gururla aldı.
Terörist başına "umut hakkı" çıkışı ve meclis çağrısı hem Türk milletine küfür, hem de bu ülkede yargının tersten işlediğinin ilanıydı. O cani hain dışarı çıkacaksa, biz elbette içerde olmalıydık. Ama Kurt, çakala boyun eğmez. Post, köpeği Kurt eymez. Terörist muteberse biz değiliz, sizler iyilerseniz biz değiliz. Bizler Türküz - siz neysiniz?
Bir de Kurt derler kendilerine. Kurdun köpeğe eğildiği görülmüş mü?
Kimler seni savunuyor düşündün mü?
Türk müesses nizamı dönme dolaptır. O dolap bu dolap bir bataktır.
Dün heykeli dikilecek adamdı, bugün yabancı istihbaratçıların kucağına yattı. O heykeltıraşların eşleri de aynısını yaptı, en azından diğeri mecazdı. Sen sen ol sakın ha aldanma, bugün sana dediklerine kanma. Üzerindeki cübbenin sorumluluğundan sapma. Türk milletinin yanından da şaşma.
#ÜmitÖzdağYalnızDeğildir
Yazmayayım, ailelerin moralini bozmayayım diyorum ama yazacağım, olmaz çünkü böyle:
1- Metris’te vezne kapalı. Maddi destek ağımız var ama çocuklara para gönderemiyoruz. Tatil sonrası açılacak diyorlar.
Çocuklar günde 1 öğün kahvaltıyla -1 yumurta 1 ekmek- duruyorlar (o da gece veriliyor).
2- Hem Silivri’de hem Metris’te kantinlerin kapalı olması sorunu var. Sağolsun Chp’li vekillerimiz uğraşıyor ama sorun devam ediyor özellikle Silivri’de. Vekiller cezaevini ziyarete geldiğinde açıyorlar veya ara ara kısa süreli açıyorlar fakat açtıklarından kimsenin haberi olmuyor. Kimi zaman da kantin açılıyor ama personel olmuyor.
Dolayısıyla çocuklar��n suyu bile azalmış durumda şu anda. Cezaevi tarafından verilen yemekle yetiniyorlar. İç çamaşırı vs alamıyorlar. Günlerdir aynı kıyafetlerle duruyorlar. Hijyen sorunu had safhada.
3- 5 arkadaşımız cinayet hükümlüleriyle aynı koğuşta kalıyor. Koğuşta 57 kişiler. Mahkumlar baskı uyguluyor. Gece başımıza bir şey gelir diye tuvalete gidemiyoruz, diyorlar. Arkadaşlarının olduğu koğuşta yerde yatmaya bile razılar.
4- Sınavları var, en çok ona endişe ediyorlar. Bir yandan meslektaşlarım çocuklara sınav notu toplamaya çalışıyor.
Kitap bile almıyorlar içeri, kitapları yok.
Bu çocukları haksız yere bayram vakti oraya hapsettiniz, bari insanca yaşam koşulları sunun. Bütün bunlar “kötü muamele” kapsamına girer. Sizler şeker yiyip bayramlaşırken -kabul etmeseniz de- bu pırıl pırıl gençler aç susuz, korku ve endişe içinde, dört duvar arasında nefes almaya çalışıyor.
Hukuk kuralları dururken vebal, günah, vicdan gibi kavramlardan bahsetmeyi hep zul saydım. Ama artık bu kavramlarla konuşuyoruz. Ayıptır, günahtır! Vebali büyüktür!
Kutsal olan vatandır.Devlet ise halkın bir araya gelip oluşturduğu hizmet kurumudur.Devleti yöneten siyasiler,bürokratlar ve memurlar devleti oluşturan ve para veren halka hizmetle yükümlüdür.Dolayısıyla bu kişilerin önünde eğilmeyiniz ve size efendilik yapmasına izin vermeyiniz.
@nedenttoldu Devletin büyüğü yoktur Seda. Büyük olan sadece millettir. Onlar devlet kademesinde millete hizmet adına seçilmiş ya da atanmış görevlilerdir. Sevgilerle.
Mustafa Varank espressolab reklamı yaptı. Vedat Milör kent lokantasını ziyaret etti diye örtülü reklam yapmaktan soruşturma açmıştınız, Mustafa Beye de açacak mısınız? @ticaret