@baharfeyzan Senin artık muhalif olduğunu düşünmüyorum, öyle olduğunu düşünüyorsan da yazdığın şeyler üzerine biraz düşünmen gerekiyor. Yorumlarda seni eleştiren herkese “cahilsiniz, aslında ben çok iyi bir gazeteciyim” imajı vermek için kavga edip durmuşsun. Görüneni bu şekilde düzeltemezsin
@Deniz_A8 @luxiniesta8 Adam gayet doğru söylüyor, tek yanlış yok cümlesinde. Siyasilere bizim yerimize mecliste bizim hakkımızı savunsunlar diye oy veriyoruz, onu da ben savunacaksam bana versinler milletvekili maaşını, güvencesini. Bunu kavrayana kadar koyun, kavrayınca bilinçli seçmen oluyorsunuz.
Ben ihraç olan Teğmen Recep Ayar,
Kardeşlerim !
Bu sizin madalyanızdır !
Ananızın ak sütü gibi helaldir !
Bugün sizlerin ve bizlerin üniformasını alanlar, bize bu vatanın gerçek sahipleri olan milyonlarca insanın gönlünde yer etmemize vesile oldular, dua almamızı sağladılar, ne mutlu bize !
Hakkını verebilirsek, layık olabilirsek, ne mutlu bize !
Selam olsun bizlerin arkasında dağ gibi duran gerçek milliyetçilere !
Şimdi aramıza bu kardeşlerim de dahil oldu.
Madalyanız hayırlı uğurlu olsun aslanlarım.
Hep bir ağızdan, Harbiye yollarında hep söylediğimiz yürüyüş kararları gibi;
Mustafa Kemal’in Askerleriyiz !
#TeğmenlerimizinYanındayız
@CoherentMoney@Crazymoments01@PicturesFoIder That's why I'm talking about ethics... And it is definitely not win-to-win, it is kinda win-to-glory. How much money you make from that advertisement and how much of them you share with those people? Or are they gonna forget those people until customers lose their interests?
@CoherentMoney@Crazymoments01@PicturesFoIder It depends, we need to discuss about using homeless people and record them to have more customers is ethical or not. People in need of help are not contents.
Adalet herkese eşit davranmalı… Açıkça suç işleyen onca hesaba, trole vs. hiçbir şey olmazken, yayında söyledikleri yüzünden -üstelik hapis cezası söz konusu olacak bir suç yok ortada- bir insanı tutuklamanın tek bir anlamı var. Belli kitleleri teskin etmek, belli kitlelere gözdağı vermek… Gözaltı ve tutuklama uygulamalarının cezalandırma amaçlı kullanımı toplumun adalete olan inancını yaralar. Hukukçu arkadaşlar, konuyu benden daha iyi açıklar.
Yaşadığım bir olayda, 6 suç kaydı ve aranması olan adam hakkında “Kovuşturmaya yer olmadığına” karar veren adalet, müstehcenlik(?) sebebiyle bir insanı tutukluyor. Nasıl oluyor?
Şu an Münih’teyim. Bunlar içinde yaşarken bize sıradan gelmeye başlamış olabilir ama dünyanın geri kalanında insanlar olanlara inanamıyor. 2 gündür, Mozambik’ten (ciddiyim) gelen insanlarla bile tanışma, sohbet etme imkanım oldu. Konu hep “Türkiye’de neler oluyor?” sorusuna geliyor. Dün, 70 yaşında Alex isimli bir adam bile 4-5 dakika İstanbul’a defalarca geldiğini, Türkiye’yi ne kadar sevdiğini anlattıktan sonra, taksilerde nasıl dolandırıldıklarını, hukuki bir konuda nasıl haksızlığa uğradıklarını ve zarar gördüklerini anlattı. Söyleyecek sözüm yok…
Uzun sözün kısası: Adalet bir ülkenin üstüne kurulduğu son derece önemli bir konu. Son yıllarda bu konuda yaşananları görmezden gelmek hepimize zarar verir. Bu koşullarda ne huzurla yaşayabiliriz, ne üretebiliriz, ne dünya ile ilişki kurup değer yaratabiliriz. Bu sosyal hayat ve iş dünyası için içinden çıkılmaz bir durum yaratıyor. Ekonomik koşullar ortada, “döviz kazanalım!” deniyor. Bu koşullarda kimse bizimle iş yapmak istemiyor. Son yıllarda konuştuğum herkesin tereddütleri var. İkna etmek imkansız.
Özellikle bu tip kararlar, ciddi yankı buluyor. Olumsuz duruma düşen kimsenin kim olduğunun hiçbir önemi yok. Ortada bir haksızlık varsa, hepimiz için…
Bugün bozulan ayarını alkışladığınız kantar, yarın sizi de tartar. Adil yargılama ve doğru çalışan bir hukuk sistemi hepimiz için vazgeçilmez.
Teşekkür ederim.