Neptün Koç-Satürn Koç: Konfor Çürütür, Kriz Büyütür: Neden Herkes Bu Sene Kendini Aramaya Başlayacak?
Astrolojide sıkça yanlış anlaşılan bir durum vardır: "Uyumlu açılar iyidir, zorlu açılar kötüdür." Oysa gerçek tekamül yasası bunun tam tersini söyler. Bir gezegenin kendi yönettiği burçta olması veya sürekli uyumlu açılar yapması, kişiyi tehlikeli bir kayıtsızlığa sürükleyebilir. Her şey yolundayken kimse "Ben kimim?" diye sormaz, sorgulama durur ve ruhsal kaslar zayıflar.
Oysa başarı, yüksek ahlak ve gerçek yetenek; konfordan değil, mücadeleden doğar. Zor dediğimiz o gerilimli açılar, aslında muazzam bir enerji üretim merkezidir.
Yıllardır Balık burcunda seyahat eden Neptün, bizi bir nevi "bir ninnide" tuttu. Akışta kaldık, kabullendik ama maddesel dünyanın sığlığından kaçıp gerçek bir derinlik aramak için bizi zorlayan bir mecburiyetimiz yoktu.
Ancak şimdi Neptün Koç burcunda! Bu geçiş, ruhsal bir uyandırıcı kriz niteliğindedir. Balık'taki o sisli ve yumuşak hava dağıldı yerini Koç'un talepkar, dürtüsel ve "Harekete geç!" diyen yakıcı enerjisine bıraktı.
İşte tam bu yüzden, 2026 yılı ve sonrasında astrolojiye, psikolojiye ve mistik öğretilere olan merak, tarihte görülmemiş bir seviyeye ulaşacak. Neden mi?
Çünkü birey, içinde hissettiği bu tanımlanamayan gerilimi ve varoluşsal krizi dindirmek zorunda. Kişi, bu zor enerjiyi yönetebilmek için spiritüel pratiklere, meditasyona ve kendini tanıma çalışmalarına bir hobi olarak değil, bir ihtiyaç olarak sarılacak.
Ruhun olgunlaşması ve tinselleşmesi için en güçlü araç, yaşadığı kor değil, yönettiği krizdir. Bu sene, cevapları dışarıda değil, içeride arama senesidir.
14 Şubat hem sevgililer günü hem Satürn Balık’tan çıkıyor…2.5 yıl süren uzun bir yolculuğun sonuna geliyoruz hem de Aslan dolunayının ardından ay küçülen fazda iken…Yani meali;aşkla,ilişkilerle(her türlü) ilgili,kendinle alakalı,samimi duygusal çözülmeler yaşatabilir bu etki…
Bu gece Berat Kandili. Yunus’un duasını okuyacağım: “Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke innî kuntu mine’z-zâlimîn.” Çünkü bu dua, suçu başkasına atmıyor. “Ben zalimlerden oldum” diyebilmeyi öğretiyor. Affın da ferahlığın da buradan başladığına inanıyorum.