Kılıçdaroğlu, Emniyet’ten CHP genel merkezinin boşaltılmasını istiyor.
Ankara Valiliği de Emniyet’e talimat veriyor. Ama öylesine sinsi ve korkak ki; kendisi ortada yok. Buna da bilgelik ve ılımlılık diyorlar. AKP’nin sopasıyla yoldaşını dövdürtecek. Düşkünlük ve dibin dibi!
CHP’ye 12 Eylül askeri darbesi sürecinde de kayyum atanmış ve Türkiye’nin kurucu partisi kapatılmıştı. CHP’nin darbeyle imtihanını, Onlar’da “Biz Bu Filmi Görmüştük” belgesel serisinde böyle anlatmıştım 🎞️
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 54 yıl önce ölümsüzleştikleri o günden bu yana mücadelemizde yaşıyor, bağımsızlık ve sosyalizm kavgamızda bize rehberlik ediyor.
Onlardan devraldığımız meşale sönmeyecek; emperyalistleri ve işgalcileri memleketten kovacağız!
İsmail Arı hakkında şu an tutuklama kararı verildi. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla. Bu yasa bunun için var, aksini ispatlayamadıkları haberler tartışılmasın diye gazetecileri erkenden tutuklamak için var. İddalarını ispatlama imkanı, ispatlarını yayma imkanı vermemek için var.
Bize şunu söylemek düşer: İsmail Arı korkmuyordu. Muhaliflerin filanca yerde selamlaştıkları kişilere kadar her türlü ilişkisini dosyalara sokanların, iktidara kenarından köşesinden dokunan her şeyi engelleyeceğini biliyordu. Bunu suçlandığı haberi anlatırken de söylemişti, “isterlerse tutuklasınlar” demişti.
Siz de korkmayın.
Milletin Evi Saraçhane’de iradesine sahip çıkan yüzbinlerle büyük ve tarihi bir buluşma gerçekleştirdik.
Saatler boyunca kardeşlik atmosferi içinde devam eden devasa buluşmanın dağılması esnasında yine bilindik uygulamalar ortaya çıktı.
Kayda değer hiçbir sebep yokken, evlerine dönmekte olan 35 kişi gözaltına alındı.
Tüm gece boyu Vatan ve Fatih Emniyet müdürlüklerinde Hukuk Komisyomuzla gözaltı süreçlerini yakından takip ettik.
18 yaşının altında olan 19 kişinin ifadesi Fatih Emniyet Müdürlüğünde devam ediyor.
Vatan Emniyet Müdürlüğünde ifadesi alınan 16 gencin 11’i serbest bırakıldı, 4’ü bugün saat 11:00’de savcılığa sevk edilecek.
Adliye süreçlerini de hukuk komisyonumuzla takip edeceğiz ve yanlarında olacağız.
Özellikle 18 yaşından küçük gençlerimizin 10 saat gözaltı aracında bekletilmesi ve ailelerine haber verilmemesi büyük bir endişeye sebep oldu.
Bu sert ve anlamsız tavrı anlamakta zorluk çekiyorum. Ülkemizin pırıl pırıl gençleri vatanlarına, geleceklerine sahip çıkmak için alanı doldurdu. Bu sistematik tahammülsüzlük neden? “Devletin gücünü” 15, 16, 17 yaşındaki çocukların üstünde mi test ediyorsunuz?
O güzel çocuklar sahipsiz değil
Türkiye’miz sahipsiz değil
Nerede bir mazlumun ahı varsa yanında biz olacağız!
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, alan YouTube kanalında Gazeteci Gökçe Çiçek Kösedağı'nın sunduğu Kuş Bakışı 8 Mart Özel yayınının konuğu oldu.
İzlemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz:
https://t.co/IDGHBBPTTM
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, 6 Şubat depreminin 3. yıl dönümünde Defne Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlenen anma töreninde konuştu:
"Enkaz altında can çekişen insanlara kendi selalarını dinlettiler, adını da "asrın felaketi" koydular. Biz burada asrın katliamını yaşadık!
Hırsız müteahhitler, onlara yol veren gözü doymak bilmeyen sözde siyasetçiler ve kamu otoriteleri el ele verdiler, bizim evlerimizi mezara çevirdiler. Bizi de içine gömdüler. Sonra da kurtarmaya gelmediler! Şimdi neye geliyorlar? Reklam yapmaya geliyorlar.
Onlar geliyor diye hala enkaz halinde duran binaların üstüne brandalar çekiyorlar, ana yolları yıkıyorlar. Arka sokaklarda ise çocuklar çamurlara bata çıka okula gitmeye çalışıyorlar!"
Onlarca yıldır, yolsuzluk, usulsüzlük ve hukuksuzluk iç incelemeleri yürütürüm. Bildiğim bir şey varsa, o da Epstein dosyasının en berbat tarafının o dosya içindeki cehennemin ta kendisi olmadığıdır.
Kurulması olağanüstü uzun süre ve ilişki zinciri gerektirecek böylesi bir ağın zerre sızıntı ve ihbar olmaksızın bu kadar gelişkin bir noktaya kadar ilerleyebilmesi, bu cehennemin binlerce insan tarafından mükemmelen hazmedilebildiğini ve korunabildiğini gösterir.
Konu, Epstein'i var edenler konusu. Konu, gücün ve güçlünün canı ne isterse onu alabilmesi konusu.
Epstein, bir seri katilden veya canavarca hislerle insanlara kötülük yapan bir ruh hastasından çok daha farklı bir konu. Bir tek kişinin nasıl olup da bu noktaya gelmiş olabileceğini tartışmıyoruz. Nazi Almanyası konuşurken nasıl yüz binlerce insanın birden böylesine sapkın bir yola girebildiğini tartışıyorsak, Epstein dosyası yönünden de binlerce insanın nasıl olup da bu korkunç düzeni kurup koruyup yürütebildiklerini tartışmak zorundayız.
Dünya düzeninde paraya ve güce dizgin vuran hiçbir yapı olmamasının bu gösterişli örneğini, bizlere yabancı bir Epstein meselesi olarak değil, bir gücün suistimali zirvesi olarak masaya yatırmak durumundayız.
Sessiz kalanın, göz yumanın, izin verenin, yataklık edenin, esas fail olduğu esasına göre hareket edilmedikce ve korkaklar ile yardakçılar asil ile denk seviyede sorumlu tutulmadıkça, bu konuların içinden çıkmaya da Epstein'lerin sonunu getirmeye de imkan yoktur.
Trump, bu hamleyle bütün dünyadaki despotik idarelere “Yörüngemden çıkmayın” mesajı veriyor. MHP’nin berrak bir şekilde “darbe” diye tanımladığı saldırıya, AKP’nin tweet sildiren utangaç açıklamalarının nedeni bu. Öte yandan “bir kısım muhalefet”ten gelen “Venezuela’da pişen bize de düşer mi” göz kırpmaları, hem emperyalizmden hem despotizmden başka yol arayanlara “eyvah eyvah” dedirtecek türden. Unutmayın, Mustafa Kemal, “Vahdettin de zaten kötü yönetiyordu”diyerek işgalcilere gülümsememiş, “Ya istiklal ya ölüm” diyerek karşılarına toplumsal kurtuluş programı koymuştu.
Bu mesele Özgür Çelik meselesi değildir.
Bu mesele CHP meselesi değildir.
Bu mesele memleket meselesidir.
Ülkesinin geleceğine sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum.
Biz kazanacağız, birlikte kazanacağız.
Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
This one’s for the Stans, by the Stans! See the real stories behind the fandom - #StansMovie in theatres worldwide August 7th for one weekend only. 🎥 Get your tickets now at https://t.co/BQ8uxNCssy! International tickets go on sale 7/24.. @AMCTheatres@TrafalgarRel@DIGAStudios
Siyonist İsrail Rejimi’nin uluslararası hukuku ve diplomasiyi hiçe sayarak İran’a yönelik saldırıları Orta Doğu’ya sadece daha fazla yıkım, gericilik, milliyetçilik ve çatışma vadediyor.
Bu saldırılar, Tel Aviv’in Filistin halkına dönük soykırımına karşı büyüyerek süren direniş karşısında dikkat dağıtmak, emperyalizme ve siyonizme karşı çıkan kesimlere gözdağı vermek amacını taşıyor. Bölgesel düzeyde ise İsrail, bölgenin kan ve katliamlar yoluyla hegemonik gücü ilan edilmek isteniyor.
İran halkının özgürlük, Filistin halkının varoluş ve tüm Orta Doğu halklarının yaşam kavgası ancak halkların mücadelesi ile kazanılır. Emperyalist müdahalelere, militarizme, Siyonist saldırganlığa karşı çıkmaya devam edeceğiz.