@kovaradilop'un 43. sayısında, İran savaşı ekseninde Rojhilat ve bölgenin geleceğine ilişkin sevgili Bülent Ulus'un sorularını yanıtladım.
1946-Mahabad'dan bugüne uzanan süreç, tarihin tortuları ve parçalar arası ilişkilerin trajik paradoksları...
"Ne İran ne de Kürdistan toprakları eskisi gibi kalacak!"
"Mykonos Tuzağı" kitabımızdan yola çıkarak bugünü ve yarını anlamaya çalıştığımız bu söyleşinin tamamını derginin yeni sayısında okuyabilirsiniz.
Aras Nehri’nin sularında yarım kalan bir ömür ile ömrünü halkının çocuklarına ışık olmaya adayan ve Evin Cezaevi'nin darağacına yürüyen bir öğretmenin hikayesi...
Samed Behrengi ve Ferzad Kemanger’in felsefi ortaklığını ve öncülük ettikleri ekolü yazdım.
“Unutmayın, Leyla’nın bir hayali var…”
…Dr. Qasimlo ve Dr. Şerefkendî’nin son anda yarım kalan amaçlarının gerçekleşecek olmasına sevindim. Zaten Ezîzî, 28 Şubat sabahı Washington’a ulaştığında, ABD’nin ilk füzeleri de Tahran’a ulaşmıştı.
Perwer Armed ✍️
https://t.co/g0umNw6EsQ
Aras Nehri’nin sularında yarım kalan bir ömür ile ömrünü halkının çocuklarına ışık olmaya adayan ve Evin Cezaevi'nin darağacına yürüyen bir öğretmenin hikayesi...
Samed Behrengi ve Ferzad Kemanger’in felsefi ortaklığını ve öncülük ettikleri ekolü yazdım.
“Unutmayın, Leyla’nın bir hayali var…”
✍🏿 Perwer Armed
📑 Samed Behrengi ve Ferzad Kemanger’in ortak hikayesi
📍Ferzad Kemanger cesaretiyle tüm özgürlük sevdalılarının hafızasına kazındı. O, daracık hücresinde bile Kürdistan’ın doğasını, halkının acılarını ve en çok da öğrencilerini düşündü.
https://t.co/6gKfQvV4Jh
Sanki aradan geçen 83 yılda hiçbir şey değişmemiş ve bugün yazılmış gibi...
Kürt Diriliş Cemiyeti, herkesin önüne bir manifestodan farksız olan şu amacı koymuştu:
"Ey sevgili Kürt kardeşim! J.K. Cemiyeti (Kürdistan Dirilişi); Kürtlerin ilerlemesinin ve başarısının önündeki iç düşmanlık, bölünme, birbirini çekememezlik, para hırsı ve yabancı hayranlığı gibi engelleri gözetmeksizin, tüm gücü ve yeteneğiyle mücadele eder."
(Kürt Diriliş Cemiyeti'nin yayın organı Nîştiman dergisinin 1 Temmuz 1943'teki sayısının kapağında yer alan "Amacımız" yazısının çevirisi.)
Rastiyek tal ku piştî 83 salan, hêj Kurd bi wan êş û azarên dinalînin»
Nav: Nîştiman Organa "Komeleya Vejîna Kurd J.K"
**Armanca me**
"Hey birayê kurd ê delal!
Komeleya J.K (Jiyanewey Kurdistan - Vejîna Kurdistanê) bêyî li ber çav girtina tu astengî, kelem û tengasiyên wekî: dijminatiya navxweyî, du-berekî, hev-xwarin, pere perestî û biyanî perestiyê, ku li ser rêya pêşketin û serkeftina kurdan hene, bi hemû hêz û şiyana xwe ve têdikoşe."
Agahiyên têkildar:
• Nav: Nîştiman (Organa Komeleya J.K)
• Hejmar: Yekem (Pûşper, 1322-ê Rojî= 07/1943)
• Logo: Roj (Tav) bi navenda J.K
• Ayeta li ser bergê:
«کم من فئة قلیلة غلبت فئة کثیرة بإذن الله»
(Çendîn komên biçûk bi îzna Xwedê li ser komanên mezin serketine)
• Dirûşm: «Bijî serok û kurd û Kurdistan û hêvî»
•Ev kovar yek ji girîngtirîn belavokên kurdî yên wê heyamê bûye û tenê 9 hejmarên wê hatine weşandin.
79 yıl önce tam da bu günlerde, Mele Mistefa Barzani ve pêşmergeleri yakın Kürt tarihinin en zorlu yollarındaydı... Haftalar süren "Uzun Yürüyüş" boyunca üç devletin ordularına karşı direndiler, Aras Nehri'ni aştılar ve 18 Haziran 1947 günü Sovyet topraklarına ulaştılar.
Pêşmergelerin Sovyet askerleriyle o tarihi buluşma anı, "Adiyabîn" isimli dizi filmde böyle canlandırılmıştı:
"Me şerê sê welatan kir" (Üç ülkeyle savaştık)...
@tehgeronimo@Mihemed Fotoğraf Chris Kutschera’nın değil. Susan Meiselas’ın kitabına göre fotoğrafı Rosy Rouleau çekti ve o günkü günlükteki notu da bu...
Sembol Fotoğrafın Hikayesi: O Tahtada Neden "Ölüm" Yazıyordu?
11 Mart 1970 yılında Irak yönetimi ile Kürt hareketi arasında imzalanan ve Kürtçeye resmi statü ile otonomi vaat eden özerklik anlaşması, vaatlerin yerine getirilmemesi ve Kerkük üzerindeki uyuşmazlıklar nedeniyle dört Mart 1974'te çöktü. Bu kırılmanın hemen ardından Kürdistan toprakları, yeni bir kaosun kucağına itildi.
Yıllardır Kürtçe eğitimin sembol fotoğraflarından biri olarak karşımıza çıkan o kare işte günlerde Fransız fotoğrafçı Rosy Rouleau tarafından çekildi.
Rouleau’nun 3 Nisan 1974 tarihli günlük notları, Güney Kürdistan’da fırtınalı bir dağ gününü fısıldar. Durmaksızın yağan yağmurun, gri gökyüzünün ve yetersiz ışığın gölgesinde, fotoğraf çekebilmek için zamanın çok kısıtlı olduğu kırılgan bir atmosfer.
Kürdistan coğrafyasının sertliği, vadinin hemen ötesinde beliren Irak askeri kamplarının soğuk gerçekliğiyle birleşir. Kahte köyünde yenilen bir öğle yemeğinin ardından, patika yollar yolcuları Toutma köyüne, geçmişin yaralarını bağrında taşıyan bir muhtar evine çıkarır. 1962’de iki roketle vurulan ve muhtarın iki evladına mezar olan bu ev, bir dönem Mele Mistefa Barzani’yi de ağırlamıştı. Evin sahibi ise az önce dağ yollarında karşılaşılan tabura mensup bir peşmergedi.
Toutma’da hayat; tütün tarlaları, buğday başakları ve incir ağaçları arasında, doğanın ritmiyle akar. Yaklaşık 100 ailenin barındığı bu dağ köyünde, 70 öğrencili mütevazı bir okul ve üç Kürt öğretmen vardır. Ne bir hastane ne de bir sağlık görevlisi bulunur; en yakın şifa kapısı saatlerce yürüme mesafesindedir. Ancak bu mahrumiyet, onların dünyadan kopuk olduğu anlamına gelmez. “Kürdistan’ın Sesi” radyosu, kerpiç duvarların arasından dünyaya açılan yegane pencereleridir.
İşte bu iklimde çekilen ve hafızalara kazınan o sembol fotoğrafta, o okulun kara tahtasında tebeşirle yazılmış sarsıcı bir ifade göze çarpar: "KURDISTAN MORT, KURDISTAN" (Kürdistan ölüm, Kürdistan)… Bir okulun yazı tahtasında "ölüm" kelimesinin yer alması neyin yankısıydı?
3 Nisan 1974 sabahı, "Kürdistan’ın Sesi" radyosundan Toutma köyüne bir ölüm haberi ulaşır: Kendilerine dost bildikleri Fransa Cumhurbaşkanı Georges Pompidou ölmüştür. O sabah kara tahtaya tebeşirle düşülen Fransızca "mort" (ölü) kelimesi, uzak bir coğrafyadaki bu taze kaybı dağ köyündeki bir sınıfın hafızasına kazıyan ölen bir Fransız dostun yas yankısı mıydı?
Ancak bu kelime, tahtadaki “Kurdistan” ifadesiyle yan yana geldiğinde, ister istemez daha derin bir dilsel ve mekansal sembolizme bürünür. “Kürdistan” ve “ölüm” kelimeleri bu savaş bölgesinin, geçmiş bombardımanların ve namluların gölgesinde var olma mücadelesi veren bir coğrafyanın o anki ruh halinin yankısıydı belki de…
** Fotoğraf ve günlük alıntıları, Susan Meiselas’ın “Kurdistan: In the Shadow of History” (Kürdistan: Tarihin Gölgesinde) adlı eserinden derlenmiştir.
Ortadoğu'nun en dinamik güçlerinden biri olan Kürtleri hedef alan ve 'küçük düşüren' Trump’ın sözleri bir strateji mi, yoksa kaosun bir parçası mı? Beyaz Saray'ın, savaşın olası başarısızlık faturasını şimdiden Kürtlere kesme çabasını ve 'günah keçisi' ilan etme stratejisinin perde arkasını ele aldık...
ABD İran Kürtlerine silah verdi mi vermedi mi?
Trump Kürtlerden ne istiyor?
Araştırmacı gazeteci @PerwerArmed ile konuştuk.
Abone olmayı unutmayın!
https://t.co/a2kYHG2rjz