2 gün oldu.
2 gündür polis tarafından çekilen ve o polisin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığının bile rahatsız olarak “bizimle ilgisi yok” açıklaması yaptığı, bir kadının özel hayatını ve soruşturmanın gizliliğini ihlal mahiyetindeki o görüntülerin kim tarafından SUÇ İŞLEYEREK yayıldığına dair ne bir açıklama ne bir soruşturma haberi var.
KİM YAYDI KARDEŞİM BU GÖRÜNTÜLERİ?
KİM BU SUÇUN FAİLİ?
Kılını kıpırdatan, çıtını çıkaran yok!
En küçük bir hukuki güvenliğimiz olmayan bir rejimde kuyruğu birbirine bağlı tilkilerden tavukların katilini bulmasını bekleyecek değiliz ama unutacak da değiliz.
GAZETE KANIT’TAN KAMUOYUNA
Gazete Kanıt olarak yayın çizgimizi ve gazetecilik anlayışımızı kamuoyuyla açıkça paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Biz; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, milletimizin ortak geleceğini ve toplumsal refahını temel değerlerimiz arasında kabul ediyoruz. Cumhuriyetin çağdaşlaşma hedefini, laik ve demokratik hukuk devleti anlayışını, hukukun üstünlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyoruz.
Yayıncılık anlayışımızın merkezinde kamu yararı vardır. Hiçbir siyasi partinin, grubun, kişinin ya da çıkar çevresinin yayın organı olmayacağız. İktidarın da muhalefetin de açıklamalarına aynı gazetecilik ölçüsüyle yaklaşacak; gerektiğinde soracak, sorgulayacak ve eleştireceğiz.
Türkiye’nin çıkarlarını ilgilendiren meselelerde bağımsızlıktan, egemenlikten ve ülke bütünlüğünden; toplumsal meselelerde adaletten, eşit yurttaşlıktan ve insan onurundan; ekonomik konularda ise emeğin korunmasından, üretimden ve toplumun refahının yükseltilmesinden yana bir yayın anlayışı benimseyeceğiz.
Habercilikte söylentiyi değil bilgiyi, iddiayı değil doğrulamayı, algıyı değil gerçeği esas alacağız. Haber ile yorumu birbirinden ayıracak; doğrulanmamış bilgiyi gerçekmiş gibi sunmayacağız. Yanlış yaptığımızda düzeltmekten, gerçeğin peşinden giderken soru sormaktan çekinmeyeceğiz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sözünde ifadesini bulan Cumhuriyet iradesini; bağımsız, çağdaş ve laik Türkiye idealini yayıncılık anlayışımızın temel referanslarından biri olarak görüyoruz.
Gazete Kanıt, gerçeğin takipçisi olacaktır.
Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!
T24’e erişim, “son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına yönelik olduğu” iddiası eşliğinde “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” engellendi. Ancak karara dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Diğer yandan, karara gerekçe yapılan ve gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik de yok! T24 kapanmadı, zira gazetecilik kapatılamaz. Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz; T24, internet yayınlarını düzenleyen yasaya da aykırı bu haksız, orantısız, ölçüsüz kararın kaldırılması için bütün hukuki süreçleri başlattı. İşimizin başındayız!
T24’ten kamuoyuna
Türkiye’nin dünyada da referans alınan, Temmuz ayında sonuçları açıklanan Stanford Üniversitesi araştırmasında, “yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulamalarında başvurduğu mecralar” arasında birinci sırada çıkan T24’e erişim engellendi.
Karardan, Türkiye’de ana akım gazeteciliğin önde gelen mecrası olan T24 hakkındaki sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine başladığını anlıyoruz. Yine karar metninden, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, başvuruyu önce reddettiğini, ancak başsavcılığın itirazı üzerine bu kez erişim engeli kararı verdiğini öğrendik.
T24 hakkındaki karar; “T24’te son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısının zayıflatılmasına yönelik olduğu” iddiasına dayandırılıyor ve “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” T24’e ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellendiği belirtiliyor.
Başsavcılığın ilk başvurusunu reddeden İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, itiraz üzerine bu kez nasıl -sadece öne sürülen 118 yazı da değil- T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli kararı verdiğini şu anda bilemiyoruz.
Ancak, T24’e tebliğ edilmeden bazı medya kuruluşlarına gönderilen kararı elimize aldığımızda “son bir yılda LGBTİ propagandası yapıldığı” iddiasında bile yapılan maddi hatayı görebiliyoruz. Zira iddiaya dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Bir başka deyişle, erişim engeli kararına “T24’te son bir yılda yayımlanan yazısı” gerekçe gösterilen 57 yazarın yaklaşık yarısı yıllardır T24’te yazmıyor! Yani “son bir yılda yayımlanan yazılar” iddiası öne sürülüp geleceğe yönelik olarak “T24’ü erişime engelleyerek suçu önleme” kurgusu, henüz bu aşamada dağılıyor.
Yıllar önce yayımlanan yazılarla T24 “aile yapısı” ve “kamu düzeni”ni nasıl bozmuş olabilir ki, kamu otoritesi dahil, kimsenin bundan haberi olmadı!
Diğer yandan, karara gerekçe yapılan gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik yok!
Söz konusu yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olması bir yana, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesine dayandırılan karar, söz konusu yasada yapılan değişikliğin amacına da aykırı. Zira kanunda yapılan değişikliğin, “sadece dava konusu edilen içeriklere erişim engeli getirilmesi, yayınların tamamına erişimin engellenmesinin önlenmesi amacıyla yapıldığı” duyuruldu.
T24, bir yandan hukuki süreçlere başvurma hazırlığını yaparken diğer yandan Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin kendisine gönderdiği karara konu 118 yazıyı yayından kaldırdı. Söz konusu yazıların belirtilen 4 saat içinde yayından kaldırdığını da Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildirdi.
Hâl böyleyken, trafik sıralamalarında; dünyadaki yaklaşık 500 milyon aktif internet sitesi arasında ilk 3 bin 300, dünyadaki bütün medya/haber mecraları arasında ilk 350, Türkiye’deki yaklaşık 500 bin site arasında ilk 70 ve Türkiye’deki medya/haber mecraları arasında ilk 20’de bulunan, sadece bu yıl dokuz gazetecilik ödülü kazanarak rekor kıran, yapay zekâ platformlarının bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu ilk mecra olan T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli getirilebildi.
Bu gerçekten haksız, orantısız, ölçüsüz karara karşı, ilk andan itibaren yanımıza koşan bir hukukçularla hukuki süreçleri süratle işletiyor, itirazlarımızı yapıyoruz.
Söz konusu karar, sosyal medyada geçtiğimiz hafta sonunda “aynı görsel ve aynı metin”le T24’ü hedef alan iftira kampanyasının ardından geldi. “T24’ün milyonlarca lira fon aldığı, bu fonlarla LGBTİ propagandası yaptığı” iftirasını atanları muhatap almadık. T24’ün 17 yıldır hiçbir kişi, kurum, fon, dernek ve benzer bir oluşumdan tek kuruş almadığını; bu durumun devlet tarafından yapılan beş denetimle de teyit edildiğini içeren onlarca açıklamamız kayıtlarda duruyor. T24’ü bu yalanla hedef alanlar nereden besleniyor bilmiyoruz, ancak T24 sadece kendi ürettiği gelirlerle ideolojik ve finansal takıntılardan bağımsız bir gazetecilik yapıyor.
T24 propaganda yapmaz, kimseyi hedef almaz; ancak kim olursa olsun herkesin hakkını, hukukunu korumak için mücadele eder.
T24 ne fon, ne kişi, ne şirket, ne şu, ne bu, hiçbir yerden tek kuruş para almaz. Ancak kamu kurumları ve belediye imkânları da dahil olmak üzere her imkânı arsız bir iştahla tüketenlerin aksine kayıt dışı hiçbir iş yapmaz, devlete ve çalışanlarına karşı vergi ve prim yükümlülüklerini bir gün bile aksatmaz.
Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz T24 kapanmadı, gazetecilik kapatılamaz! T24 içeriklerine erişim engeli getirildi. Bu engelin kaldırılması, bu hatadan dönülmesi için bütün hukuki yolları başvuruyoruz.
İşimizin başındayız!
Holdinglerin, sarı sendikaların onların yönlendirdiği yargının esiri olmayı reddediyoruz.
Hesabımı erişime kapatanlar işçi sınıfı ve emekçi halkı zenginin kölesi yapmak için seferber olanlardır!
Bizim sesimiz işçi sınıfının kurtuluşu fikrini taşır!
Hiçbir güç bizi engelleyemez!
Kulakları kesilmiş, yaşlanınca da “artık işimize yaramaz” diye sokağa terk edilmiş; oradan da tabii ki barınağa düşmüş dev gibi bir oğlandı Poyraz. Dayanamadım üzüntüsüne… “ Yalnızlık ömür boyu falan değil Poyraz, kalk çıkıyoruz buradan ” dedim. Beni anladı mı hâlâ emin değilim ama ikiletmedi… Geldi ve nur topu gibi bir ömür yanında olacağım dev bir oğlumuz oldu a dostlar 🥰
Barınaklarda Poyraz gibi, bir zamanlar birilerinin “benim” dediği ya da ömrü boyunca hiç kimsesi olmamış nice çocuk bekliyor .. Vakit çok geç olmadan birine yer açın hayatınızda… Lütfen 🙏
Okurlarımıza sözümüz var: soL Haber susmayacak!
İktidarın talebiyle üçüncü kez soL Haber’in X hesabına erişim engellendi.
“Halka yalan söylemek suçtur!” demiştik yola çıkarken, bir adım bile geri atmayacağımızı yeniden ilan ediyoruz.👇
https://t.co/uiWMqV5cfT
Vatan olmadan hiçbir şey olmaz! 🇹🇷
İşte bu yüzden diyoruz ki: 43 gündür mücadele eden vatan evlatlarını dikkate alın, gazilerin mağduriyetlerini artık giderin!
Gazi hakkı lütuf değil, ayrımcılık istemiyoruz
Adalet istiyoruz,
#43Gündür#GazileriminYanındayım#GazilerPlatform #EmsalÖzlükHakları
#SONDAKİKA #gündem #KurtuluşParkı #türkiye
Hepi topu 300 kişinin takip ettiği hesabıma erişim engeli getirdiler .Küfür yok hakaret yok haksızlığa uğrayanların sesi olmaya çalışan çoğunlukla RT yaptığım bir hesap .Her sesten çok korktuklarının delili .Daha çok konuşmalıyız .
Adalet isteyen için Yeni Parti.
Hukuk isteyen için Yeni Parti.
Eşitlik isteyen için Yeni Parti.
Özgürlük isteyen için Yeni Parti.
Emeğinin karşılığını isteyen işçi için Yeni Parti.
İnsanca yaşamak isteyen emekli için Yeni Parti.
Ürettiğinin karşılığını isteyen çiftçi için Yeni Parti.
Torpilsiz bir gelecek isteyen genç için Yeni Parti.
Güvende ve eşit yaşamak isteyen kadın için Yeni Parti.
Liyakat isteyen için Yeni Parti.
Temiz siyaset isteyen için Yeni Parti.
Hesap veren iktidar isteyen için Yeni Parti.
Kutuplaşma değil kardeşlik isteyen için Yeni Parti.
Yoksulluk değil refah isteyen için Yeni Parti.
Korku değil umut isteyen için Yeni Parti.
Bu ülkenin sahipsiz olmadığını bilen, “Böyle gelmiş böyle gitmez” diyen herkes için Yeni Parti.
Yeni bir yol var.
Yeni bir umut var.
Yeni Parti var.
Yine başladık;
Sana konser yaptırmayacağız…
Seni bitireceğiz…
Müzik dünyasından sileceğiz…
1. Ben ismimi örgütlerle, derneklerle, partilerle kazanmadım ki kaybedeyim.
2. Konser benim şahsi meselemdir. Cumhuriyet hepimizin ortak meselesidir. Tercih yapmam gerekirse Cumhuriyeti seçerim ve arkama bakmam.
3. Yaşadığım sürece de işimi yapmaya devam edeceğim. Siz istiyorsunuz diye üzerimize yağmur yağacak değil.
4. Önüne konser kemiği atarak susturduğunuz, tehditlerle kapı kulu yaptığınız, parayla terbiye ettiğiniz, medya gücüyle esir aldığınız zevatla da beni aynı kefeye koymanıza asla izin vermem.
5. Her konserden sonra söylediğim gibi;
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti,
Yaşasın Laik Cumhuriyet,
Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk…
Sevgili arkadaşlar, az önce tarafıma ulaşan tebligatla @umutsuzjonturk hesabımın mahkeme kararıyla erişime engellendiğini öğrendim.
Vatanıma sahip çıktığım için, on binlerce gazinin ve şehit ailelerimizin onurunu savunduğum için susturuldum.
Vaatleri paylaşıp dağıtmak imece usulü bir dayanışmaya ihtiyaç duyuyor. Herkesi bu dayanışmaya davet ediyoruz.
Artık Instagram'dayız. Programdaki her vaadi daha kapsamlı biçimde orada da tek tek anlatacağız. Paylaşalım, yayalım!
https://t.co/ykfPOqftNw