Bu, bu cezalar suçluyu caydırmak/ rehabilite etmek amacıyla verilmiyor mu? Ne caymışlar ne rehab mümkün görünüyor (cinsel saldırı suçları rehabilitasyonun en düşük/ neredeyse imkansız olduğu suçlardır).
Rehabilite edilemeyeceklerine göre müebbet almalılar
⚠️ HASSAS İÇERİK: Rahatsız edici ve şiddet içeren görüntüler barındırmaktadır. ⚠️
Bir binada savunmasız bir kedinin boğazı kesildi, merdivenlerden tekmelenerek atıldı ve can çekişerek ölüme terk edildi! Bu vahşeti yapan şahıs sadece 1 GECE nezarette kalıp serbest bırakıldı.
Dr Adem Çatak’ın kolunu kırdığı kızın babasının açıklaması. Hem canice çekiçle köpeği öldürdü hem de küçücük kızın elini kırdı. Bu cani çocuğa da hayvana da acımadı siz de buna acımayın.
#DrAdemÇatakTutuklansın
Mamalı avuzlar ve anneleri yuva arıyor. İkisi dişi, ikisi erkek. Şu an 1 aylıklar, yaş mama yemeye başladılar. Hepsi lokum gibi tertemizler. İstanbul ve çevresinde bir bebiş kurtamak isteyen olur belki
Bu aile biliyorsunuz ölümün kıyısından döndü. Parvo dediler.
Umut yok dediler.
Ama boynundaki etine işleyen tasma ile anne de, bebekler de vazgeçmedi.
Şimdi hastalık geride kaldı. Artık ihtiyaçları olan şey serumlar, ilaçlar ya da klinikteki daracık alan değil…
Biraz güneş.
Biraz özgürlük.
Biraz sevgi.
Çünkü ne kadar temiz tutulursa tutulsun, hiçbir kafes bir evin yerini tutmuyor. Bu minikler koşmayı, çimene basmayı, oyuncaklarla tanışmayı hak ediyor. Anne de özgürlüğü… Sesimizi duyan var mı ? 🥹
Sokaktan barınağa alınırken sapasağlamdı. Toplam 5 gün kaldı barınakta. Binbir zorlukla sahiplenerek çıkarttık. Kalçası çatlak ve kanlı ishal olarak teslim aldık. 5 günde el kadar yavrunun hali bu. Onunla beraber alınan iki tanesi hala orda, belki de öldüler ya da hastalar şu an. Satın almayın, SAHİPLENİN!
Son günlerde medyada Hantavirüs ile ilgili ciddi bir panik havası oluşturuluyor. Öncelikle şunu net söyleyelim; Hantavirüs yeni ortaya çıkmış bir virüs değil. Uzun yıllardır bilinen, ana taşıyıcısı kemirgenler olan bir zoonoz. Yani olayın merkezinde fareler var.
Virüs özellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla bulaşıyor. Fare yoğunluğunun arttığı bölgelerde risk de artıyor. Dünyanın birçok yerinde özellikle büyük şehirlerde kemirgen popülasyonlarının kontrolden çıkması artık ciddi bir halk sağlığı problemi olarak görülüyor.
Ama burada kimsenin konuşmak istemediği başka bir gerçek var.
Doğa boşluk kabul etmez. Kediler giderse fareler gelir.
Bir ekosistemin en önemli denge unsurlarından birini yok ederseniz, başka bir problem büyüyerek geri döner.
Yüzyıllardır, hatta binlerce yıldır insanların farelerle mücadelesindeki en doğal kontrol mekanizması kediler oldu. Bu sadece romantik bir “hayvan sevgisi” hikayesi değil, aynı zamanda şehir biyolojisi ve halk sağlığı meselesi.
Bugün Avrupa’nın bazı büyük şehirlerinde geceleri kaldırımlarda görülen dev fareler artık kimseyi şaşırtmıyor. Paris’te, Londra’da, New York’ta insanlar kemirgen istilasını normalleştirmiş durumda. Çünkü şehirlerden kediler çekildi ama fareler çekilmedi.
Bizim coğrafyamız ise yüzyıllardır başka bir kültürün içinden geldi.
Mahalle kedileri… Liman kedileri… Cami avlusunda yaşayan kediler… Depoları, sokakları, mahalleleri koruyan kediler…
Yani bu ülkenin sessiz ama gerçek muhafızları.
Şimdi düşünün… Bir tarafta sokaklarında farelerin cirit attığı ama tek bir kedi göremediğiniz “gelişmiş” şehirler… Diğer tarafta ise yüzyıllardır kedilerle birlikte yaşamayı bilen bir toplum…
Bazıları hala çıkıp kedileri toplatalım, sokaklardan silelim, yok edelim diyebiliyor. Sonra da farelerden yayılan hastalıklar konuşulunca panik başlıyor.
Kediler bugün bu ülkenin problemi değil. Hiçbir zaman da olmadı. Tam tersine bu ülkenin doğal savunma hattı onlar.
Veba döneminde de bunu gördük. Bugün Hantavirüs konuşulurken de aynı gerçeği görüyoruz.
Hantavirüsten Avrupa korksun. Farelerin şehirleri ele geçirdiği ülkeler korksun. Bir tek kedi göremeyip kanalizasyonlardan kemirgen taşan şehirler korksun.
Türkiye’nin hala sokaklarında yaşayan milyonlarca kedisi var. Ve insanlar farkında olmasa da bu kediler sadece vicdanın değil, ekolojik dengenin de parçası.
Yüzlerce yıl önce olduğu gibi bugün de bu coğrafyanın evcil muhafızları kedilerdir.
Bunu kimse ama hiç kimse unutmasın.
Dr. Tarkan Özçetin