📍İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Davut Güler:
Samsun’un Bafra ilçesinde çeltik üreticilerinin, artan mazot ve üretim maliyetlerine karşı gerçekleştirdiği eylem, hükümete önemli bir mesajdır. Üreticiler, yeterli destek alamadıkları için haklarını ararken, ekonomik sorunlar ülke genelindeki tüm üreticileri etkiliyor
Peki, hükümet üreticilerin bu haklı itirazını duyacak mı? Yoksa halkın giderek ağırlaşan ekonomik sorunları karşısında duyarsız kalmaya devam mı edecek?
Yaşanan ekonomik daralma yalnızca çeltik üreticilerini değil, ülkenin dört bir yanında üretim mücadelesi veren herkesi derinden etkiliyor. Üreticinin geleceğe dair kaygıları büyürken hükümetin halktan ve halkın gerçek sorunlarından giderek uzaklaşması, toplumsal tedirginliği derinleştiriyor.
Üreticinin sesi, yalnızca kendi geçim mücadelesinin değil, ülkenin üretim gücünün ve geleceğinin sesidir.
#Samsun #Bafra #Çiftçi #çeltik #mazot #üretim
Genel Başkan Yardımcımız Davut Güler:
Siyasetimizi “Hakikat Siyaseti” olarak tanımlıyoruz. Halkımıza yalan söylememeyi, hakikati her koşulda savunmayı vadediyoruz. Kolay olmayacak, biliyoruz; ancak başaracağız.
Hakikatin yanında durmanın bedeli olacak, bu bedeli birlikte göğüsleyecek, zulmün üstesinden dayanışmayla ve omuz omuza vererek geleceğiz.
📍 İnsan ve Özgürlük Partisi İstanbul İl Başkanlığı
İl Başkanımız @lmazgeyik21 başkanlığında, YK üyelerinin katılımıyla İl YK Olağan Toplantımızı gerçekleştirdik.
İlçe düzeyinde teşkilatlanma faaliyetlerini istişare ettiğimiz toplantımız hayırlara vesile olsun.
Esnaf ve Zanaatkâr Politikamız:
Siyasal iktidarları esir alan büyük sermaye grupları esnaf ve zanaatkârları tüketip bitiren alışveriş merkezlerini (AVM) şehir merkezlerine taşıdılar. Büyük marketler zinciri esnafların kendini yeniden formatlayıp yeni bir anlayışla ticari faaliyetlerini sürdürmelerini zorunlu kılmaktadır. Tek başına eşitliksiz olan bu rekabet ortamında ayakta durmak bir çok esnafın dayanışarak ortaklaşarak güçlerini birleştirmelerini zorunlu kılmaktadır.
Partimiz yerel sermayenin dışa transfer olmasını engellemek, eşit rekabet şartlarının oluşmasını sağlamak için AVM’lerin
şehrin dışına taşınmasını savunur.
Şehircilik anlamında da büyük
sorunlara neden olan AVM’ler otopark ihtiyacı ve trafik karmaşasına neden olmaktadır.
Partimiz yerel esnaf dayanışmalarını destekler. Bunun geliştirilmesine yönelik politik çalışmalarda bulunur.
İnsanın özgürlüğünü ve yerel yönetimlerin güçlenmesini önemseyen partimiz ekonomik olarak da dışa bağımlılığı azaltarak yerel sermayeyi güçlendirmeyi esas alır. Esnafın, küçük ve orta ölçekli
işletmelerin özgücünü arttıracak politikalar üretir.
Însan ve Özgürlük Partisi genel başkan yardımcısı Sn. Davut GÜLER, DilKurd'a Kürdçe seçmeli ders hakkında açıklamalarda bulundu:
"Bu coğrafyada yaşayan bütün etnisiteler kendilerini rahat ifade edebilecek, dillerini rahat konuşabilecek, dilleriyle eğitim yapabilecek bir ortamın oluşması gerekir.
Okullardaki seçmeli Kürdçe dersi, ancak diğer etnisiteden olan insanlar tercih edebilir. Ama Kürd vatandaşlarımızın kendi dilleriyle eğitim yapma imkanını oluşturmak devletin görevidir."
Kürt halkı %95 şiddetin sonlanmasını destekliyor.
Bizde destekliyoruz. Şiddete karşı büyük bir irade oluşmuş durumda.
Madem kardeşiz bu kardeşliğimizi ebedileştirelim.
Ve buna en basit olandan başlayalım.
Kürtçeye statü kazandıralım ve ikinci resmi dil yapalım.
Gerçek kardeşliğe var mısınız…
Herkesin yaşam hakkını savunmak olmazsa olmazımızdır. Ama Kürt meselesi üzerinden toplum mühendisliği yapmak, Kürt meselesi üzerinden toplumun kabul etmediği eylemleri cazip hale getirmek çok kötü bir toplum mühendisliği örneğidir. Kol kırılınca yen içinde kalmamalıdır. Böyle bir politik anlayışı yalnızca hak savunuculuğu olarak görmek mümkün değildir. Toplumumuzun kabul etmediği bilinçli bir politik yaklaşımdır. Hükümetin baskıcı ve dayatmacı anlayışını red ederken, zoraki rıza üretmeye çalışan bu tarz politik yaklaşımları reddediyoruz.
Êdî Bes e…
📌 Küreselleşme-Ekonomi İlişkisine Yaklaşımımız:
Dünya ekonomisinde etkili olan büyük şirketler devletleri kendi ekonomik faaliyetlerinde birer araç olarak kullanmaktadırlar. Ülkelerin iktidarlarını, farklı ülke iktidarlarının birbiriyle ilişkisini bu devasa şirketler
belirlemektedir. Çok uluslu bu şirketler ülkelerin anayasalarının değişimine, kanunların içeriğine müdahale etmektedirler.
Bu anlamda ülkelerin sınırlarının olması, sınırlarında güvenlik güçlerinin bekliyor olması ülkeleri bu şirketlerin müdahalesinden koruyamamaktadır. Sınırda düşman işgalini bekleyen güvenlik görevlilerinin ülke sermayesini, zenginliklerini götüren bu şirketlere müdahale etme imkânı yoktur. Çünkü bu şirketler ülkenin siyasal iktidarlarının eliyle ve imkânlarıyla müdahalelerini gerçekleştirmektedirler.
📍Partimiz kaçınılmaz ve zorunlu hale getirilen bu ilişki tarzına itiraz eder. Küreselleşmeye karşı çıkmanın imkânsızlığını bilir. Bu paradoks karşısında küreselleşme ile edilgen bir ilişkinin aksine küreselleşmeye
etkili şekilde müdahil olmayı uygulanması gereken yaklaşım olarak önümüze koyuyoruz. Halkımızın iradesini ve üretim gücünü motorize ederek dezavantajlı yaşadığımız küreselleşmeyi halkımızın lehine
olacak şekilde değiştirmeyi üzerimize vazife biliyoruz.
14- Sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki tüm engelleri kaldırmak,
📍özgürce örgütlenebilmeyi güvence altına almak,
📍toplu sözleşme ve grev gibi temel hakları yeniden güçlendirmek önceliklerimiz arasında olacaktır.
📍Bununla birlikte, çalışanların alın terinin karşılığını almasını, özellikle asgari ücretle çalışan yurttaşlarımızın elde ettikleri gelirle insanca yaşayabilmelerini ve onurlu bir yaşam sürdürebilmelerini sağlamak temel hedefimiz olacaktır.
15- AB ile ilişkilerimizi geliştirmek ve güçlendirmek; bunun yanı sıra bölge ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya devletleri ve topluluklarıyla karşılıklı saygı, anlayış, diyalog ve barış temelinde ilişkiler kurmak temel dış politika anlayışımız olacaktır...
16- 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ürünü olan ve yıllar içinde yapılan değişikliklerle adeta yamalı bir hâle gelen mevcut Anayasa, toplumsal sorunlarımızı çözmek bir yana, pek çok sorunun kaynağı durumundadır. Tüm bu sorunlara kalıcı ve demokratik çözümler üretmenin yolu; toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatıyla hazırlanacak, özgürlükleri, temel hakları ve hukukun üstünlüğünü güvence altına alan yeni bir Anayasa’dan geçmektedir.
📍Bu Anayasa, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla şekillenen güçlü bir toplumsal sözleşme olmalıdır. Anayasanın temel çerçevesi, geniş bir toplumsal mutabakatla belirlenmelidir.
Ülkenin ihtiyaçlarına göre Başkanlık, Yarı Başkanlık veya Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem modellerinden biri tercih edilebilir. Önemli olan sistemin adı değil; yetki, sorumluluk, katılımcılık ve denetlenebilirlik ilkelerinin güvence altına alınmasıdır. Bu nedenle sistem, Yasama, Yürütme ve Yargı’da esas olarak “Kuvvetler Ayrılığı” ilkesine dayanmalıdır.
10- Kadınlar, gençler ve çocuklar için ayrı ve özel bir gayret ile politikalar geliştirip önemsenmeleri, ihtiyaç duyulan alanlarda desteklenmeleri ve topluma katkılarının en üst seviyeye çıkarılması temel hedeflerimizden biri olacak. Aileyi toplumun temeli görerek maddi ve manevi gelişimi için eğitim ve gelişim imkânı sunan politikalar geliştirecek, başta çalışmayan ev hanımlarının yaptığı işin çok önemli bir çalışma olduğunu bilerek hak ettiği değeri veren ve onlar için belirli bir aylık ve sosyal güvence öngören bir anlayışı hâkim kılacağız.
11- Ekonomik faaliyetlerin bütün vatandaşların yaşam şartlarını iyileştirmesini, refah içinde mutlu bir hayat sürme imkânına kavuşmasını sağlayacak şekilde geliştirilmesini esas alacak;
📍Dengeli ve sürdürülebilir büyüme ile sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyerek, vatandaşların fırsatlara eşit erişimini temin edecek ve kaynakları adil bölüşerek büyüyen, mutlu bir toplum yaratacağız.
📍Kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar ile büyüme, üretim ve istikrar hedeflenerek, işsizlik ve enflasyon gibi sorunları çözeceğiz.
📍Vergi sistemindeki dengesizliği dolaylı vergilerden dolaysız vergiler lehine çevirerek ve servet vergilerinde uygun sistemi kurarak vergide adaleti
şiar edineceğiz, kamuda israfın önlenmesi için gerekli tedbirleri hayata geçireceğiz.
📍Halkın alın teri olan bütçenin bir emanet olarak en iyi şekilde
değerlendirilmesi, bugüne kadar yeterli yatırım yapılmamış yerlerin ve
toplumsal grupların öncelikli olarak gözetilmesi hususunda hassasiyet göstereceğiz.
📍Toplumun kendi dinamiklerini ayağa kaldırarak her alanda üretimi
önceleyen bir yaklaşımla kaliteyi bir araya getirip iç ve dış piyasada
rekabet gücünü arttırmak hedefimiz olacaktır.
📍Ekonominin tamamlayıcısı olan demokrasi ve hukukun üstünlüğünü tesis ederek güven ortamı yaratacağız
📍Mülkiyet hakkı ve teşebbüs hürriyeti de dâhil olmak üzere tüm temel hak ve özgürlükleri güvence altına alacağız.
📍Tarımsal üretime yönelik esastan ve değişim eksenli bir yaklaşımla ileri teknoloji ve kendine has olmayı bir araya getiren bir anlayışla tarım sektörünün ayağa kaldıracak politikalar uygulayacağız.
📍Doğayı korumak, ormanlık alanları arttırmak, doğal kaynakların talan edilmesine engel olmak hem neslimiz hem gelecek nesiller için asli görevimiz olacak.
12- Yaş, cinsiyet, etnik kimlik, din, ideoloji ve sosyo-ekonomik güç ayrıcalığı olmaksızın herkesin mümkün olan en yüksek düzeyde sağlık hizmetine kavuşması doğal hakkıdır. Bu nedenle sağlık hizmetlerinin verilmesi devletin sorumluluğu altında olmalıdır. Bu amaçla devlete bağlı hastanelerde ve sağlık merkezlerinde, sağlık hizmetlerinin diş sağlığı hizmetleri dâhil kaliteli ve ücretsiz olmasını sağlayacağız.
13- Sivil Toplum Kuruluşlarını toplumsal hayatın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edip sivil toplumun gelişmesinin önündeki her türlü engeli kaldıracak, önünü açarak destekleyeceğiz.
📍Devlet, sivil toplum ve özel sektör iş birliğiyle dezavantajlı tüm gruplara yönelik politika ile sıkıntılarının giderilmesi ve korunması için çaba
göstereceğiz.
📍Engelli bireylerimize pozitif ayrımcılık yaparak ilave imkânlar sunarken diğer toplum bireyleri ile eşit görüldüğü bir anlayışı hâkim kılacağız.
7- Devletlerin meşruiyeti, gücü ve sürekliliği, üzerine kurulu oldukları
adalet temelinin sağlamlığıyla ölçülür. Adalet değeri üzerine kurulu olan ve adaleti tesis eden devletler güçlü ve daim olurlar, adalet değerinden uzaklaşan ve zulme saplanan devletler ise yok olurlar.
8- Ülkemizin bugün yaşadığı en temel sorun, toplumun adalete, yargının
tarafsızlığı ve bağımsızlığına olan güven kaybıdır. Bu güvensizlik ekonomik ve sosyal sorunları da derinleştirmektedir.
📍 Hukukun üstünlüğü ilkesini ve insan haklarına saygı anlayışını temel şiar edineceğiz.
📍 Dil, din, mezhep, etnik kimlik, cinsiyet, siyasi düşünce temelli ayrıştırıcı eylem ve söylemlerle mücadele edeceğiz.
📍Farklı dil ve kültürlerin özgürce var olmaları, varlıklarını bir zenginlik olarak devam ettirmeleri temel şiarımızdır.
📍İnsan hakları kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliğine katkıda bulunacağız.
📍 İşkence ve kötü muameleye asla müsamaha göstermeyeceğiz.
📍İfade ve basın özgürlüğünü teminat altına alacağız.
📍 Toplantı ve örgütlenme hakkının kullanımı önündeki engelleri kaldıracağız.
📍Yargı sistemin temel taşlarından biri olan savunma makamının yaşadığı sorunların giderilmesini sağlayarak yargılama sürecine etkin katılımını
sağlayacağız.
9- Eğitim en temel insan haklarından biri olarak toplumların gelişmesinin ve ilerlemesinin temel direğidir. Kaliteli eğitim, bireysel ve toplumsal refahı gerçekleştirmenin en önemli aracıdır. İyi bir eğitim ile yetiştirilmemiş bireylerin insan hakları bilincine ulaşması mümkün değildir. Bireysel
gelişimin temeli de, toplumun her meselesinin çözümünün anahtarı da
eğitimdir. Düşünen, sorgulayan; demokratik ve evrensel ahlâkî değerleri içselleştirmiş, farklılıklara saygılı, ahlâkî bir duruşla her türlü ayrımcılığın karşısında duracak, çağdaş dünyanın bilgisine hâkim ve sorumluluk alabilen bireyler yetiştirilmesi eğitim sisteminin asıl amacı olmalıdır. Bütün inançlara saygı duyulması ve özgürce yaşanması için ortam oluşturulması toplumsal barış için olmazsa olmazdır.
📍ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ:
1- İktisadi ve sosyal kalkınma için kısa, orta ve uzun vadeli plan ve programlar yaparak, ülke kaynaklarını verimli kullanacağız. Kamu hizmetlerinde vatandaş merkezli bir yaklaşım izleyecek; sürekli gelişim ve ilerleme, teknolojikleştirme ve kolaylaştırma peşinde olacağız.
2- Demokrasinin bir gereği ve yerinden, hızlı ve etkin bir yönetim için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi şarttır. Kent yönetimlerine teknolojiden de faydalanarak en üst dereceden katılımı sağlayacağız.
3- Yerel yönetimlerde halka hizmeti kendine düstur edinmiş fedakâr yö-
neticilerle kentlerimizin en ücra yerlerine kadar ulaşım, su ve kanalizasyon alt yapılarını güçlendireceğiz. Mahalli idarelerin harcamalarının halka açık olmasını sağlayacak ve etkili bir denetim mekanizması kuracağız.
4- Kamu personel rejiminde liyakat, eşitlik ve adaleti esas alacağız, ülkemizin büyük bir yarası haline gelen ve toplum tarafından şiddetle reddedilen adam kayırmacılığı ve liyakatsizliği sona erdireceğiz.
5- İnsanların ideolojisinin, dininin, etnik kökeninin sınavlarda ve atamalarda belirleyici olmasına karşı duracağız, güvenlik ve arşiv soruşturması yerine adli sicil kaydını esas alarak hukuk devletine yeniden dönülmesini sağlayacağız. Kamuda görev, yetki ve sorumluluk paylaşımında adalet ve dengeyi esas alacağız.
6- Kamu personelinin yoksulluk çekmeden refah içinde yaşayabileceği düzeyde bir gelir almasını sağlayarak mutlu ve motivasyonu yüksek çalışanlar olarak halka hizmet vermeleri hedefimizdir. Kamu ve özel sektörün faaliyet alanlarının açık, şeffaf, hesap verebilir, izlenebilir ve denetlenebilir olmasıyla yolsuzlukların önüne geçmeye çalışacağız.
📍Demokrasi:
📌İNSAN VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ
kuvvetler ayrılığı ilkesini benimser, yasama, yürütme ve yargı organlarını ayrı ayrı kuvvetler olarak kabullenir.
Egemenliğin halkta temerküz etmesi ilkesinin hayat bulmasını benimser. Bu ilkeler demokrasinin ve demokratik toplumun temel taşlarıdır.
📌Kanunlar önünde eşitlik ilkesine bağlı kalınarak, hiçbir kişiye, aileye, sınıfa, topluluğa ayrıcalık tanımayacağız.
📌Dürüst ve adil yönetim en vazgeçilmez karakterimiz olacaktır.
📍Birey-Toplum ve Devlet İlişkisi:
Katılımcı, şeffaf, hesap verebilir, hukuka göre hareket eden, her bir vatandaşına aynı yakınlıkta olan, başta insan hak ve özgürlükleri olmak üzere demokratik değerlere saygılı ve kamu hizmetlerini insan odaklı, kaliteli ve verimli bir şekilde yerine getiren bir devlet anlayışını gerekli görüyoruz.
📍Vizyonumuz:
İNSAN VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ çalışmalarında ve siyasetinde; şeffaflık, hesap verebilirlik,
dürüstlük, çoğulculuk, katılımcılık, kurumsallaşma, işi ehline verme, müzakere ve istişareye dayalı yönetim, vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmama, her koşulda gelişmiş bir demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü savunma, toplumun değerlerine, ihtiyaç ve taleplerine duyarlı olma ilkelerini benimser.
İNSAN VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ
Katılımcı ve çoğulcu demokrasinin hâkim olduğu; kuvvetler ayrılığı esasına ve hukukun üstünlüğüne dayanan; yargının tarafsız ve bağımsızlığı ile hukuk güvenliğinin en üst düzeyde sağlandığı;
uluslararası sözleşmeler ve evrensel değerler çerçevesinde temel insan haklarının ve başta ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere tüm özgürlüklerin garanti altına alındığı; şiddet, korku, baskı, ötekileştirme, ayrıştırma ve ayrımcılığın yaşanmadığı; hukuka bağlı, vatandaş odaklı, katılımcı, tarafsız, saydam, hesap verebilir, denetlenebilir, etkili ve verimli bir kamu yönetiminin hayata geçirildi-
ği; herkesin insan onuruna yaraşır yaşam ve refah standartlarına ulaştığı; kendisi ve yaşadığı toplum ile barışık ve dış dünyaya açık bireylerin oluşturduğu bir toplum ve ülke ideali ile kurulmuştur.