İzlanda başbakanının bakışlarına yapılan “rezil olduk” yorumlarına şunu eklemek istiyorum. İzlanda nüfusu 400binmiş 🤣 Bizim İstanbul’da birkaç mahallenin toplamı yani. Hani şu kadar nüfuslu bir ülkeye de rezil olma kaygısını gütecek kadar ezik olmayı nasıl başarıyorsunuz?
@HaberReport Ay nihayet birileri bizim hakkımızda “tehdit ediyor, istemiyor, işgal ediyor” filan diyo ya. Nihayet be vollah yüz yıllardır bunları başkaları için biz söylüyorduk oh canımadazkzkskzöz
Ölürsem attığım bu tweete paylaşıp “son paylaşımı” diye paylaşırlar diye senaryoya devam ediyorum ve işin içinden çıkamadığım bir kaygı bulutuyla günlerimi geçiriyorum. Aferin gızım. Kendi kendine nasıl eziyet edilir, böyle işte.
Hani aylık karnımız ağrıyor ya. Aslında, bacaklarımız, ayak tabanımız, kaba etimiz, özel bölgemiz ve en son da karnımız ağrıyor. Bunları anlatmaya uğraşamadığımız için karın deyip geçiyoruz.
Bir kadın:
"Toplu taşıma insanın kendine olan saygısını öldürüyor.
Normalde o kadar yakınıma girmesine asla müsaade etmeyeceğim erkeklerle birbirimize temas ede ede gidiyoruz.
Bu şekilde büyüyen genç kızlara rızayı, beden sınırını nasıl öğreteceğiz?"
https://t.co/xC3eeOEWIi
“İyi insanlar iyi ki var” yazmak isterdim ama olsun. Diyeceğim şu: Allah kimseye felaket anları yaşatmasın inşallah ama hiçbir plan hiçbir tedbir gerçek anda aklınıza gelmiyor. Benim yaşadığım psikolojik bir şey olmasına rağmen başa çıkamadım. Bana ders oldu.
Bugün metroda yanık kokusu duyuldu. Sürekli felaket senaryoları kuran ben yangın anında ne yapacağımı da çalışmıştım. Ama ben kapıları yumrukladım, cama dayanıp yere çöküp ağlamaya başladım. Kimsede tık olmadığını sakinleştikten sonra gördüm.
Bir kadının elini tutup ağladığımı hatırlıyorum sadece. Kimse “iyi misin” bile demedi. Yanıma gelmedi. Kime kızayım bilmiyorum. Belki beni numara yapan bir kapkaççı sandılar belki de umursamaz bencil insanlardı.