İSLAM MI DEĞİŞTİ? MÜSLÜMANLIK MI?
“Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler.”
Hz. Ömer (r.a.)
📌 Yılın büyük bölümü soğuk iklim koşullarının hâkim olduğu ve kar örtüsüyle kaplı kalan bir şehir olan Erzurum’da, Hayvanları Koruma Kurulunda; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesine uygun olmadığı gibi, vicdana, insanlığa ve İslam’a da uygun olmayan bir şekilde, sokak hayvanlarının il genelinde BESLENMESİNE YASAK getirildi.
“sokaklarda sahipsiz hayvanlara yönelik besleme faaliyetlerinin, hayvanların üreme ve yaşam alanları oluşturmasına neden olabileceği değerlendirilerek il genelinde yasaklanmasına ve uygulamanın ilçe belediyelerince takip edilmesine karar verildi.”
@ErzurumValiligi Sayın Valim @aydinbarus22;
📌 Yılın büyük bölümü soğuk iklim koşullarının hâkim olduğu ve kar örtüsüyle kaplı kalan bir şehir olan Erzurum’da, İl Hayvanları Koruma Kurulunda alınan kararıyla, “sokak hayvanlarının beslenmesi yasağı getirilmesiyle” ile “hayvanların aç ve susuz bırakılması”, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesinin (a) bendinde açıkça yasaklanan fiiller arasında sayılmaktadır:
“Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.”
Aynı Kanun’un 28. maddesinde de bu yasaklara aykırı fiiller için cezai yaptırımlar öngörülmektedir.
📌 Kaldı ki üremeyi önlemenin yolu; kanuna, vicdana, insanlığa ve İslam’a aykırı bir şekilde besleme yasağı getirerek hayvanları aç bırakıp ölüme terk etmek değil, ilmi, tıbbi ve insani çözüm olan kısırlaştırmadır.
2024’te kanun çıktıktan sonra ikinci kez ziyaret ettiğim Erzurum’da, 20 ilçede bakım evi ve kısırlaştırma imkânı olmamakla birlikte, merkez il belediyesinde de ilçelerden gelen hayvan yoğunluğuyla kısırlaştırma durmuş vaziyetteydi.
📍 Ayrıca çok önemli bir hususu da belirtmek istiyorum:
İl Hayvanları Koruma Kurullarında hayvanların beslenmesinin yasaklanarak yaşam haklarının yok sayılması, hayvanlara şiddet uygulayan kişileri cesaretlendirme riski taşıyarak, insana yönelik şiddetin işaret fişeği olan hayvana şiddete teşvik olabiliyor.
📌 Dolayısıyla, özellikle yılın büyük bölümünde soğuk hava ve kar örtüsünün hâkim olduğu Erzurum’da hayvanların beslenmesini yasaklayan bu uygulamanın; hukuki boyutunun yanı sıra vicdani, insani ve İslami değerler ile birlikte kötü niyetli insanlar tarafından hayvana şiddete teşvik olabileceği açısından da kabul edilmesi mümkün değildir.
Sayın Valim;
Çözüm için; hayvanların açlık ve susuzluk nedeniyle yaşamlarını tehlikeye atabilecek bu kararın yeniden değerlendirilerek iptal edilmesini, devlet olarak hayvanları ölüme mahkûm etmek yerine yaşatacak bir karar almanızı talep ediyoruz.
@tcbestepe@TBMMresmi@diyanetbasin@TRombudsman@TC_icisleri@adalet_bakanlik@TCTarim@tcailesosyal@RTErdogan@EmineErdogan@NumanKurtulmus@DIBSafiArpagus@_cevdetyilmaz@yzyilmaz55@ikalin1@hasandogan@mustafaciftcitr@abakingurlek@ibrahimyumakli@oktay_saral@pervintuba@mehmetsekmen@EDkmp@iletisim
#DevletYaşatır
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
PATİLERİNİN KESİLDİĞİ, YAKILDIĞI VE ÜZERLERİNDE SİGARA SÖNDÜRÜLDÜĞÜ İDDİA EDİLEN ÜÇ KEDİYE KORKUNÇ İŞKENCE!
Ankara Sancaktepe’de üç kediye işkence edildiği, patilerinin kesilip fırında yakıldığı ve üzerlerinde sigara söndürüldüğü iddiasıyla tedavi altına alınan kedilerden biri yaşamını yitirdi.
Kedilerin tedavi gördüğü klinikte ve olayın yaşandığı yerde BASIN AÇIKLAMASI yaptık.
Şiddeti ve şiddete yönelik cezasızlık algısını körüklediğini düşündüğümüz nedenleri ve alınması gereken tedbirleri videoda açıkladım.
İZLEYİNİZ VE BU VE BENZERİ VAHŞETLERİN ÖNÜNÜN ALINMASI İÇİN KURUMLARI VE KİŞİLERİ ETİKETLEYEREK PAYLAŞINIZ.
@tcbestepe@TC_icisleri@adalet_bakanlik@TCTarim@tcailesosyal@RTErdogan@EmineErdogan@_cevdetyilmaz@yzyilmaz55@hasandogan@mustafaciftcitr@abakingurlek@ibrahimyumakli@oktay_saral@EmniyetGM@jandarma@SiberDB@iletisim
#HayvanaŞiddeteDurDe
"Katliam yasasını acilen iptal edin!"
Çekmeköy’de vatandaşlar tarafından bakılan Sarı Kız isimli köpek, toplanarak Ömerli Doğal Yaşam Alanı’na götürüldü. Vatandaşların iddiasına göre, 3 hafta sonra barınağı ziyaret ettiklerinde Sarı Kız tanınmaz haldeydi. Belirgin biçimde açlıktan zayıflamış, ishal olmuş, insanlardan inanılmaz korkar hale gelmiş ve bitkin halde yatıyor...
"Sarı Kız gibi, bu yasa yürürlüğe girdiğinden beri sokaklarda, barınaklarda yüz binlerce köpek öldürüldü, acımasızca yaşamdan koparıldı. Bu gidişata dur demek bizim elimizde." diyen Yaşatacağız Platformu, "kısırlaştır-aşılat-yerinde yaşat" yaklaşımını esas alacak yeni bir yasa istiyor.
ㅤ
Destekliyorsan ba��lattıkları kampanyayı imzala, paylaş: https://t.co/4OLAAvsORM
Yapay zekanın "insanlığı yok edebileceğine" dair sektörden gelen uyarılar şok etkisi yarattı
Boğaziçi Öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say'a göre, bu senaryo ihtimal dışı değil
@Sinem_OE 'in haberi
https://t.co/vOlQUCqPtj
Bu konuda medyada ancak bir cana zarar gelince haber yapılıyor. Lütfen duyurulmasına destek verin, yetkili kurumları etiketleyip yayın. @EmniyetGM@SiberayEGM@adalet_bakanlik
Madenci Mustafa'nın oğlu Resul'le tanıştırayım sizi. Enerji Bakanlığı'nın önünde oturuyoruz beraber. Devlet adına verilen sözün tutulmasını, @bagimsizmadenis 'in taleplerinin karşılanmasını bekliyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Kararı ile "Kesin Korunacak Hassas Alan" ilan edilen ve Uluslararası standartlarda "Ulusal Önemi Haiz Sulak Alan" tescilli olan Milas Bargilya-Boğaziçi Sulak Alanı ve Kuş Cenenti kamyonların döktüğü hafriyatla katlediliyor.
Bu ülkenin sokak hayvanları bir sabah ansızın çoğalmadı. Onları bu hale getiren yılların ihmaliydi. Yapılması gereken kısırlaştırmalar yapılmadı, üretim durdurulmadı, terk edenler gerçekten cezalandırılmadı, yeterli ve insanca bakımevleri kurulmadı. İnsanların yıllarca yapmadıklarının hesabı, bugün konuşamayan canlardan soruluyor.
Sonra korku büyütüldü. Doğruluğu araştırılmadan yayılan haberler, görüntüsü ve delili sorgulanmadan hayvanların üzerine yıkılan olaylar, insanların içine yavaş yavaş nefret ekti. Bir anne çocuğu için korkutuldu, bir baba öfkelendirildi, bir toplumun merhameti korkuyla sınandı.
Ama o köpek bunların hiçbirini bilmiyor.
O sadece dün başını okşayan insanın bugün neden kendisine taş attığını anlamıyor.
Dün önüne bir kap su koyan mahallesini neden bir daha göremediğini bilmiyor.
Bir aracın arkasına bindirilirken nereye götürüldüğünü bilmiyor.
Barınağın bir köşesinde titrerken neden terk edildiğini bilmiyor.
Belki hâlâ sahibini bekliyor.
Belki kapıdan her girene “Beni almaya mı geldin?” diye bakıyor.
Belki yavrusunu arıyor.
Belki yavrusu annesini…
Ve insanın canını en çok yakan da bu: Onlar bize hâlâ inanıyorlar.
Kendilerine kötülük yapan insanın elinden bile bir lokma ekmek bekliyorlar. Dövüldükleri halde kuyruğunu sallayan, kovulduğu yere ertesi gün yine dönen canlılardan bahsediyoruz.
Şimdi soruyorum: Bu hayvanların suçu neydi?
Barınakları onlar mı yapmadı?
Kısırlaştırmayı onlar mı ihmal etti?
Üretimi onlar mı kontrol etmedi?
Onları sokağa atan yine insanlar değil miydi?
Bir gün bütün bu gürültü bitecek. Haberler unutulacak, tartışmalar sona erecek, makamlar değişecek. Fakat geriye bir şey kalacak:
Vicdanımız.
Ve belki yıllar sonra bir çocuk, eski görüntülere bakıp bize soracak:
“Baba, anne… Bunlar sadece yaşamak istiyormuş. Siz neden onları korumadınız?”
İşte ben o sorudan korkuyorum.
Çünkü o gün “Bilmiyorduk” diyemeyeceğiz.
Biliyorduk. Gördük. Duyduk.
Ve yine de sustuk.
Onların dili yoktu belki… Ama korkuları vardı, anneleri vardı, yavruları vardı, canları vardı.
Ve hepsinden önemlisi, yaşamak istiyorlardı.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Antalya Kumköy’de Caretta caretta katliamı! 🐢💔
3,2 km’lik koruma alanına araçlarla giriliyor, yuvaların üzerine çadır kuruluyor, ateş yakılıyor, çöpler bırakılıyor.
Yuvalar eziliyor, yavrular kumun altında sıkışıyor.
Bu nasıl koruma?
Orman yangınlardan kurtulan canlılara bir darbe de "av" ile vurulamaz. Çünkü avc��lık; spor, hobi ya da turizm geliri maskesi arkasına saklanamayacak açık bir yaşam hakkı gaspıdır. Kül olan ormanların ortasında av sezonunu açmak ise zincirleme bir ekokırım suçudur. @TCTarim
DÜN BURSA’DAKİ AT YARIŞINDA 3 YAŞINDAKİ TORASBOS ADLI AT, SIRTINA KIRBAÇLARI YİYEREK SON DÜZLÜĞE KADAR KOŞTURULDU VE ORADA SAKATLANINCA İĞNE İLE ÖLDÜRÜLDÜ!
AT YARIŞI DENEN ZULMÜN HER AŞAMASINI, PARAYLA İLGİLİ YÖNÜNÜ, BİRİLERİNİN KAZANDIĞI ÖDÜLLERİ, ZAM İÇİN EYLEM YAPAN JOKEYLERİ UZUN UZUN HABERLEŞTİREN MEDYA, ATLAR BU ŞEKİLDE GADDARCA KATLEDİLİNCE GÖRMEZ DUYMAZ OLUYOR!
YILLARDIR BU İŞKENCEYİ BELGELİYORUM, KİTABIMDA KOCA BİR BÖLÜMÜ BUNA AYIRDIM, VELİEFENDİ HİPODROMU’NA GİREREK EZİYETİ YERİNDE GÖZLEMLEYEREK GAZETEDE ÇOK SAYIDA YAZI YAZDIM, VELİEFENDİ HİPODROMU’NUN ÖNÜNDE PROTESTO EYLEMİ DÜZENLEDİK.
BU CİNAYETLERE KARŞI TOPLUMSAL BİR TEPKİ GÖSTERİLMEYECEK Mİ?
BU SÖMÜRÜYÜ ‘SPOR’ OLARAK GÖREN HERKES ATLARA YAPILAN ZULMÜN SORUMLUSUDUR!
#AtYarışıZulümdür #Torasbos @_TJK_
Doğadan nemalanan gezgin hesapları sesiz...Çünkü takipçi yemek içmek , uygunsa yer görmek ister...
Doğal hayat umurlarında değil...
Sayelerinde Ayı Katliamı Başladı...
Takipçi kasmak için ayı inine dron soktular , yem bırakıp foto kapan kurdular... Hepsi yasak...Sanki ayı sayısı artmış her yeri istila etmiş algısı yarattılar...
@milliparklar bu hesapları takip etmesi lazım...
Şuanda İzmir olayını baz alan herkes gördüğü yerde ayı vuruyor...
İzmir Ürkmez Barajı çevresinde termal kamera ile jandarma ve avcılar ayı peşinde. Bir yavru öldürüldü. Anne ve diğer yavru peşine düştüler.
Hala ayının yapıp yapmadığı , yaptı ise hangi ayı olduğu belli değil...
Bu ceset Rize Çilekli Yayla Yolu üzerinde görüntülendi..
Hayvanı yaşam alanında vurmuşlar...
İpin ucu kaçmadan şu işi durdurun...
@TCTarim@ibrahimyumakli@tcbestepe@CITES@milliparklar
Ayılara dağın başında bile huzur yok…
Sivas’ın Zara ilçesindeki Kösedağ’da yiyecek arayan anne ayı ve üç yavrusunun dronla takip edilmesi, yaban hayatına yönelik bilinçsiz müdahalelerin bir örneğidir.
Anne ayının yavrularını korumak için bölgeden uzaklaşmak zorunda kalması, bu tür davranışların hayvanlar üzerinde oluşturduğu stresi açıkça göstermektedir.
Yaban hayvanları için yaşam alanları zaten her geçen gün daralırken, birkaç görüntü elde etmek uğruna yaban hayata müdahale edilmesi kabul edilemez.
#YabanHayataDokunma
MEDRESE, MOLLA, HİZBULLAH!
Geçen hafta Batman'da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlendi.
“Kadın ve erkek aynı ortamda çalışmak dinen haramdır” görüşünü savunan ve Şafii mezhebinden olduğunu bildiren birliğin internet sitesinde Diyarbakır, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Bingöl, Elazığ, İstanbul, Bursa, Konya, Kayseri, Van ve Şırnak’ta (25’i erkek ve 30’u kız olmak üzere) toplam 55 medreselerinin bulunduğu yazıyor. Ayrıca medrese eğitimleri 2009’dan bu yana devam ederken 4 binden fazla erkek ve kız öğrencinin icazet belgesi aldığı belirtiliyor.
İttihadul Ulema’nın genel başkanı, 2000 yılında domuz bağlı cinayetleri ile bilinen Hizbullah’a yönelik operasyonda tutuklanan “molla” unvanını kullanan Enver Kılıçaslan. Bu kişi, 1988-89’da İran’ın Kum kentinde “Hizbullah’ın İran sorumlusu” olarak görev almış, Hizbullah militanlarının eğitim trafiğinin düzenleyicisi görevini üstlenmiş birisi. Şubat 2000’de ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “örgüt üyeliği” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış.
Sosyal medyada bu icazet töreninden görüntüleri paylaşınca günlerdir cinsiyetçi iğrenç küfürlere ve ağza alınmayacak hakaretlere maruz kaldım. Onunla da bitmedi; Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen HÜDA PAR’ın yayın organı Doğru Haber gazetesi, beni hedef gösteren “İcazet merasimine suç diyen jakoben faşizm” başlıklı bir haber yayımladı.
📍 SORULMASI VE HATIRLATILMASI GEREKENLER!
📌 1- 3 Mart 1924 tarihli Öğretim Birliği Yasası’nı (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) savunmak suç haline mi geldi!
Türkiye’deki tüm eğitim ve öğretim kurumlarını tek bir çatı altında toplayarak MEB’e bağlayan 430 sayılı bu yasa yürürlükten mi kaldırıldı?
📌 2- Anayasanın “İnkılap Kanunlarının Korunması”nı düzenleyen 174. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaşlaştıran ve laik niteliğini koruyan devrim yasalarının anayasal güvence altında olduğunu belirtir. Bu yasaların anayasaya aykırı olduğu iddia edilemez ve iptal edilemez. Söz konusu yasalardan biri de Öğretim Birliği Yasası’dır.
174. madde yürürlükteyken bu yasa nasıl böyle rahatlıkla çiğneniyor?
📌 3- 30 Kasım 1925’te kabul edilen 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Yasaklanmasına Dair Kanun” ile tarikatlar ve cemaatler kapatıldı. Bu yasayı çiğneyen herkes suç işliyor.
📌 4- Osmanlı döneminden kalan diğer lakap ve unvanlarla birlikte mollalık da 1934’te kabul edilen Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun ile hukuken ve resmen yasaklandığı halde, günümüzde kullanılmasına nasıl izin veriliyor?
📌 5- Medreselerin faaliyet göstermesine göz yumulması, eğitimde denetimsiz bir alan ortaya çıkardı. Bu yasaya aykırıdır; anayasanın çiğnenmesine seyirci kalınması da suçtur. Bu durumda görevlerini yerine getirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkilileri sorumludur! @Yusuf__Tekin@Akingurlek_