TERAZİ ♎️
Sen kimseyi kaybetmekten korkmadın aslında.
Sen, bir zamanlar uğruna kendinden vazgeçtiğin insanların seni bu kadar kolay kaybedebilmesine kırıldın.
Ne çok sustun Terazi…
Bir şey söylersen kırılırlar diye sustun.
Gidersen üzülürler diye kaldın.
İçinden gelmediği hâlde gülümsedin.
“Ben hallederim” dedin.
Ama kimse dönüp de
“Sen gerçekten iyi misin?” diye bakmadı.
En acısı neydi biliyor musun?
Sen herkesi olduğu yerde anlamaya çalışırken
kimse seni, kırıldığın yerde anlamadı.
Geceleri kafanda aynı konuşmaları tekrar ettin.
“Ben nerede yanlış yaptım?” dedin.
“Biraz daha farklı davransaydım kalır mıydı?”
“Beni gerçekten sevmiş miydi?”
“Nasıl bu kadar yabancı olduk?”
Oysa bazı geceler cevabı biliyordun.
Sadece kabul etmek canını çok acıtıyordu.
Çünkü sen bir insanı değil,
onunla kurduğun geleceği de kaybettin.
Kimse bunu görmedi.
Bir gün geçmişten bir fotoğraf, bir şarkı, bir tarih önüne düştüğünde
özlediğin kişinin artık o kişi olmadığını fark ettin.
Ve belki de ilk kez o zaman ağladın…
Ona değil.
O günlerde her şeye rağmen umut etmeye devam eden eski haline.
Sen en çok kendini geçmişte bıraktın Terazi.
Şimdi bazen durup düşünüyorsun:
“Ben bunların hiçbirini hak etmediğim hâlde neden hepsini yaşadım?” 🥀
Olur da bir gün tekrar konuşmak istersen tersler miyim diye düşünme. Yaz çünkü ben kırılmış olsam da sana kapımı tamamen kapatmadım. Zaman geçti, belki değiştin, belki büyüdün. Ben ne senden nefret ettim, ne de olanları unuttum. Sadece kabullendim. Ama bil ki kalbimde hala adı sessizce anılan biri varsa, o sensin. Geri dönmek istiyorsan, bahane değil cesarete ihtiyacın var. O yüzden bir gün gelir de yazsam mı dersen yaz. Çünkü bazı duygular yarım kalmamalı.