Türkiye siyasetini anlık takip etmek, perde arkasını görmek ve veriye dayalı analiz okumak isteyenler için buradayım.
Her gün:
- Tarafsız son dakika
- Kulis haberleri
- Detaylı inceleme
Bildirimleri açın 🛎️
Takip et, paylaş, güç ol!
Gündemi birlikte büyütelim 🇹🇷
CHP’de çok tuhaf bir sessizlik var.
Kemal Kılıçdaroğlu konuşmuyor.
Özgür Özel konuşmuyor.
Tam da herkesin açıklama beklediği günde…
Siyasette bazen en yüksek ses, sessizliktir.
📊 Sizce CHP’de perde arkasında ne oluyor?
@birincimucahit Siyasi kariyer, devlet tecrübesi ve geçmiş görevler açısından bakıldığında Berat Albayrak’ın diğer isimlere göre daha güçlü bir özgeçmişi bulunuyor. Ancak Türk siyasetinde son sözü çoğu zaman beklenmeyen gelişmeler söylüyor. Sizce gözden kaçan isim kim?
@birincimucahit Peki sizce AKP yola Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan sonrası yola Berat Albayraklamı yoksa Bilal Erdoğan ilemi devam edecek
süpriz isim Ankette
Kılıçdaroğlu’nun son mesajı, CHP içindeki gerilimin süreceğini ve tarafların kurumsal yollarla pozisyon almaya devam edeceğini işaret ediyor. Sıradaki kritik adım, YDK kararlarının niteliği ve zamanlaması olacak. Bu kararlar, saflaşmanın derinleşmesi veya kısmi uzlaşı olasılığını belirleyecek ana etken olarak öne çıkıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu bugün şu mesajı paylaştı:
“Yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını… bilerek yürümek...
Yürümek; yürekten gülerekten yürümek...”
Siyasette “pusuya yatanlar” ve “çelme atanlar” ifadesi her zaman dikkat çeker. Sizce bu mesaj bugün CHP içindeki hangi dinamiklere işaret ediyor?
#KemalKılıçdaroğlu #CHP
📰 CHP’de Parti Meclisi üzerinden yeni bir tartışma başladı.
İddiaya göre Özgür Özel’e yakın 28 PM üyesinin istifasıyla birlikte Parti Meclisi’ndeki üye sayısı kritik seviyenin altına düştü.
📌 Perde Arkası
Bu hamlenin Kılıçdaroğlu cephesini zorlaması beklenirken, mutlak butlan süreci nedeniyle farklı bir tablo ortaya çıkabilir. E��er mevcut PM’nin işleyişi hukuki tartışmalar nedeniyle askıda kabul edilirse, istifalar beklenen sonucu üretmek yerine Kılıçdaroğlu’nun karar alma alanını genişletebilir.
Siyasette bazen masadan kalkmak, masadaki dengeyi değiştirmek yerine karşı tarafın elini güçlendirebilir.
🔍 Politik Veri Analizi
Son saatlerde birçok yorumcu ve siyasi hesap, MYK’nın milletvekillerini YDK’ya sevk etmeye yetkisi olmadığını savunuyor.
Ben de CHP Disiplin Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine baktım.
Madde 14/1’e göre TBMM üyelerinin parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisi’nin istemi üzerine YDK tarafından karara bağlanıyor.
Madde 14/4 ise milletvekillerinin grup disiplini ve grup kararlarıyla ilgili ihlallerinde Grup Yönetim Kurulu ve Grup Disiplin Kurulu’nu işaret ediyor.
İlk bakışta bu maddeler MYK’nın elini zayıflatıyor gibi görünüyor.
Ancak gözden kaçan bir ayrıntı var.
Madde 14/5, “ivedi durumlarda” MYK’nın üyeleri doğrudan yetkili disiplin kuruluna sevk edebileceğini söylüyor.
Tam da bu nedenle MYK’nın sevk kararının hangi maddeye dayandığı kritik hale geliyor.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise CHP tüzüğünde daha önce yer alan ve son düzenlemelerde 74. madde olarak tartışılan yetki düzenlemesi.
Bu düzenleme, milletvekillerinin yasama faaliyetleri dışındaki parti suçlarında MYK talebiyle YDK’nın devreye girebildiğini ortaya koyuyor.
Yani burada tartışılan konu Meclis’teki oy kullanma ya da grup toplantısı değilse, kurultay süreci, delege ilişkileri, görev vaatleri veya parti içi faaliyetlerse tablo değişiyor.
Bu durumda MYK’nın savunduğu hukuki zemin de ortaya çıkıyor.
📌 Sonuç
Ortadaki tablo ilk anlatıldığı kadar net değil.
Çünkü MYK’nın tamamen yetkisiz olduğunu söylemek için de, yetkisinin tartışmasız olduğunu söylemek için de erken.
Ancak dosyalar gerçekten kurultay sürecindeki iddialar, tanık beyanları ve parti suçu kapsamında değerlendiriliyorsa, MYK’nın attığı adımın hukuki zemini düşünüldüğünden daha güçlü görünüyor.
Bu yüzden önümüzdeki süreçte tartışma “MYK sevk edebilir mi?” sorusundan çok, “YDK bu dosyalardaki iddiaları nasıl değerlendirecek?” sorusuna dönüşebilir.
Ve eğer YDK dosyaları işleme alırsa, son saatlerde anlatılan birçok siyasi argüman yeniden tartışılmak zorunda kalabilir.
🔍 Politik Veri Analizi
Son saatlerde birçok yorumcu ve siyasi hesap, MYK’nın milletvekillerini YDK’ya sevk etmeye yetkisi olmadığını savunuyor.
Ben de CHP Disiplin Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine baktım.
Madde 14/1’e göre TBMM üyelerinin parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisi’nin istemi üzerine YDK tarafından karara bağlanıyor.
Madde 14/4 ise milletvekillerinin grup disiplini ve grup kararlarıyla ilgili ihlallerinde Grup Yönetim Kurulu ve Grup Disiplin Kurulu’nu işaret ediyor.
İlk bakışta bu maddeler MYK’nın elini zayıflatıyor gibi görünüyor.
Ancak gözden kaçan bir ayrıntı var.
Madde 14/5, “ivedi durumlarda” MYK’nın üyeleri doğrudan yetkili disiplin kuruluna sevk edebileceğini söylüyor.
Tam da bu nedenle MYK’nın sevk kararının hangi maddeye dayandığı kritik hale geliyor.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise CHP tüzüğünde daha önce yer alan ve son düzenlemelerde 74. madde olarak tartışılan yetki düzenlemesi.
Bu düzenleme, milletvekillerinin yasama faaliyetleri dışındaki parti suçlarında MYK talebiyle YDK’nın devreye girebildiğini ortaya koyuyor.
Yani burada tartışılan konu Meclis’teki oy kullanma ya da grup toplantısı değilse, kurultay süreci, delege ilişkileri, görev vaatleri veya parti içi faaliyetlerse tablo değişiyor.
Bu durumda MYK’nın savunduğu hukuki zemin de ortaya çıkıyor.
📌 Sonuç
Ortadaki tablo ilk anlatıldığı kadar net değil.
Çünkü MYK’nın tamamen yetkisiz olduğunu söylemek için de, yetkisinin tartışmasız olduğunu söylemek için de erken.
Ancak dosyalar gerçekten kurultay sürecindeki iddialar, tanık beyanları ve parti suçu kapsamında değerlendiriliyorsa, MYK’nın attığı adımın hukuki zemini düşünüldüğünden daha güçlü görünüyor.
Bu yüzden önümüzdeki süreçte tartışma “MYK sevk edebilir mi?” sorusundan çok, “YDK bu dosyalardaki iddiaları nasıl değerlendirecek?” sorusuna dönüşebilir.
Ve eğer YDK dosyaları işleme alırsa, son saatlerde anlatılan birçok siyasi argüman yeniden tartışılmak zorunda kalabilir.
Son saatlerde MYK’nın yetkisiz hareket ettiği anlatıldı.
Ancak CHP Tüzüğü’nün 74. maddesi ortaya çıktıkça tartışmanın yönü değişiyor.
Eğer dosyalar gerçekten kurultay sürecindeki iddialar, tanık beyanları ve parti suçu kapsamında değerlendiriliyorsa, MYK’nın YDK sevki düşünüldüğü kadar zayıf görünmüyor.
Asıl soru artık “MYK neden sevk etti?” değil.
YDK dosyaları kabul ederse sıradaki isimler kimler olacak?
Parti yöneticileri mi?
İl başkanları mı?
Belediye başkanları mı?
Ve en önemlisi…
Bu süreç istifalarla mı yönetilecek, yoksa CHP tarihinin en büyük ihraç dalgasına mı dönüşecek?
Çünkü görünen o ki tartışma artık kurultayı değil, kurultayın sonuçlarını konuşmaya başladı.
Son saatlerde MYK’nın yetkisiz hareket ettiği anlatıldı.
Ancak CHP Tüzüğü’nün 74. maddesi ortaya çıktıkça tartışmanın yönü değişiyor.
Eğer dosyalar gerçekten kurultay sürecindeki iddialar, tanık beyanları ve parti suçu kapsamında değerlendiriliyorsa, MYK’nın YDK sevki düşünüldüğü kadar zayıf görünmüyor.
Asıl soru artık “MYK neden sevk etti?” değil.
YDK dosyaları kabul ederse sıradaki isimler kimler olacak?
Parti yöneticileri mi?
İl başkanları mı?
Belediye başkanları mı?
Ve en önemlisi…
Bu süreç istifalarla mı yönetilecek, yoksa CHP tarihinin en büyük ihraç dalgasına mı dönüşecek?
Çünkü görünen o ki tartışma artık kurultayı değil, kurultayın sonuçlarını konuşmaya başladı.
@Handanabacii@cafermahiroglu Aynı dili konuşuyoruz fakat algı herkesin yönüne göre değişiyor tüm kanallar için geçerli demokrasiyi ilke edinen kanalların tamamı aynı alanda ve çerçeveden sorgulanmalıdır !
📰 CHP’de MYK’nın 9 ismi Yüksek Disiplin Kurulu���na sevk etmesi, parti içindeki tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.
Aralarında Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Ensar Aytekin, Veli Ağbaba, Burhanettin Bulut, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Turan Taşkın Özer ve Nurhayat Altaca’nın bulunduğu isimler, MYK kararıyla kesin ihraç talebiyle YDK’ya sevk edildi.
🔍 Politik Veri Analizi
• Tartışmaların odağında ihraçlardan çok MYK’nın yetkisi bulunuyor. Ancak gözden kaçan nokta şu: MYK doğrudan ihraç kararı vermedi, dosyaları karar mercii olan YDK’ya gönderdi.
• CHP Disiplin Yönetmeliği milletvekilleri için özel hükümler içeriyor. Buna rağmen MYK’nın dosyaları YDK’ya göndermesi, mevcut yönetimin parti içi disiplin mekanizmasını işletme iradesi gösterdiği şeklinde yorumlanıyor.
• Mahkeme kararı sonrası göreve gelen bir yönetimin, kendi otoritesine karşı yapıldığını düşündüğü eylemler karşısında hiçbir işlem yapmaması halinde asıl tartışma bu kez “yönetim neden yetkisini kullanmıyor?” sorusu olacaktı.
• Bu nedenle süreç yalnızca disiplin meselesi değil, parti yönetiminin kendi meşruiyetini koruma refleksi olarak da okunuyor.
• Dikkat çeken başka bir ayrıntı ise MYK’nın nihai kararı kendisinin vermemesi. Dosyalar doğrudan YDK’ya gönderildi. Yani son sözü yine parti içindeki bağımsız disiplin mekanizması söyleyecek.
• Bu durum, sürecin kişisel bir hesaplaşmadan çok kurumsal prosedür üzerinden yürütülmeye çalışıldığı tezini güçlendiriyor.
📌 Sonuç
Bugün yaşananları sadece “9 isim disipline sevk edildi” şeklinde okumak eksik kalır.
Asıl mesaj, mahkeme kararıyla oluşan yeni yönetimin artık seyirci kalmayacağı ve parti otoritesini kurumsal mekanizmalar üzerinden işletmeye başlayacağıdır.
YDK’nın vereceği karar ne olursa olsun, MYK’nın attığı bu adım CHP’de uzun süredir devam eden “yetki var mı yok mu?” tartışmasına fiili bir cevap niteliği taşıyor.
Çünkü bir yönetim için en büyük risk karar almak değil, aldığı yetkiyi hiç kullanamamaktır.
@atakansmz Kılıçdaroğlu bugün kolay olanı değil, bedeli olanı seçti.
Sessiz kalsa alkış alırdı.
Parti otoritesini işletince hedef haline geldi.
Not ; sadece analizdir