Agbadou hiçbir şekilde uzun mesafe pas denemesi yapmamalı.
Attığı saçma sapan uzun paslar hep rakibin tehlikeli atağına dönüştü, birinde de gole sebebiyet verdi.
Üstelik Marseille golü öncesi Emirhan’a da ayak uyduramayarak ofsaytı bozan oyuncu oldu.
Dengesiz hareket ediyor.
@reha37 Çıkıyorum tabii hocam. Ortalarında yoruluyorum sadece. Nefesim tıkanıyor. Son basamağı çıkmak, ilk basamağı çıkmaktan daha zor oluyor benim için.
@Ahmet_Tyranny Biz buradan izlerken bile kafayı yiyoruz. Sinirden elimiz ayağımız titriyor. Anlık empati yapınca ekranı kırasımız geliyor, yumruklarımızı sıkıyoruz. Bunların rahatlığına da ayrı ayrı kuruluyoruz. Nasıl bir gavatlık bu. Bambaşka bir seviye.
Ekomi sönümlenmiş, para anlam kaybına uğramış. Zevkler bile yüzeysel ve öylesine.
Sanat, kültür ve şehre ait tüm doku hayata dokunmaktan sanki imtina ediyor. Distopik bir ortam var. Her şey, her şeyle mücadele içerisinde.
Uzun zamandır İstanbul ve çevresinde bulunmamıştım. Bu memleket bir karadelik gibi her şeyi içine çekip yok etmeye programlanmış.
Zaman bile burada daha hızlı akıyor, herkesin hayatı yollarda heba oluyor. Hiçbir şey için vakit de yok, düzgün yaşamak için bir enerji de yok.
Çin YZ çağında ortaya çıkan (ve çıkacak) istihdam baskısına karşılık üniversite programlarının %30’unu şimdiden kapatmış. Doğru bir önlem. Biz tersine gidiyoruz.
Başını okşayıp beslediğin zaman köpek bile Türk’ün bayrağını sımsıkı tutuyor; Türk milletinin “üniversitelerinde” okuyup yuhalayan vatansızlara ibret olsun.
Burda havalimanı duty free'de parfüm kısmında 50'lik bir abla var. Kötü birisi değil kesinlikle ama aklımda o canlandı.
Hanıma parfüm seçerken Türk olduğumu görünce konuştu ve tanıştık. Sıklıkla havalimanını kullandığım için de yüzümü öğrendi artık.
Hayata bakın.
23 yaşında Marmara Üniversitesi bitince ABD'ye gitmiş. Orada önce bir Afroamerikalı ile yaşamış(zenci diyemiyoruz), sonra internetten tanıştığı bir Norveçli için buralara gelmiş. Onunla 10 sene birlikte yaşamış. Sonra burada bir Karadağlı Sırpla 9 sene evli kalmış. Geçen yaz da ayrılmış. ABD'de kızı var kızıyla görüşmüyor. Norveçliden de oğlu var o da okuyor.
Ablanın iki lafının biri Türk.
"Türk gibisi yok."
"Norveçliler çok ruhsuz."
"Sirplarda romantizm yok."
Lan bir ruh yoksa 10 seneyi nasıl bağladın?
Romantizm yoksa 9 sene nasıl geçti?
Ben telefon tarifesine 24 ay taahhüt veremiyorum, kadın Balkanlar ve İskandinavya arasında hayat kurmuş.
Bir noktadan sonra anladım ki bazı insanlar ilişki yaşamıyor, kıta değiştirerek tecrübe kazanıyor ve kendini tüketiyor. Kadının özgeçmişi NATO genişleme haritası maşallah.
Tabii ki şimdi dönüp "Türk erkeği bambaşka" diyecek. E doğal. İnsan gençken heyecan arıyor, yaş ilerleyince de istikrar. Gençken kırmızı Ferrari isteyenlerin bir kısmı emeklilikte nasıl Toyota Corolla övmeye başlıyorsa bu da o. Corolla kötü olduğu için değil, artık yolda bırakmaması güveni var.
Türk erkeğinin trajedisi de burada zaten. Dünyanın en romantik adamı olduğu için değil, yıllarca kapris küpü Serapların, Ebruların, Burcuların ve türünün en üst seviye bitirim karakterleri olan Nisanur, Hiranur ve Sümeyyelerin psikolojik stres testlerinden geçe geçe dayanıklılık kazanıyor.
Normal bir milletin erkekleri üç ayda pes ederken bizimkiler duygusal özel kuvvetler eğitiminden çıkmış gibi geziyor.
Tabi ki Türk diyecekler.
Gençliğinde hayatı gece kulübü gibi yaşamış, yaş ilerleyince bir anda düzeni kurayım diyor.
Çocukluğumdan beri camide ön safta oturan bazı dedelere bakınca içimden "Bu adamın geçmişini bilsek kim bilir ya kulamparanın ya da götçünün tekidir" hissi geçmiştir. Bu sebepten tanımadığım hiçbir yaşlının elini öpmem. Sakalın uzunluğu bazen karakter gelişimini değil, dosya kalınlığını da gösterir.
Bu abla da bana biraz o hissi verdi. Hayatın bütün açık büfesini dolaşıp sonunda mercimek çorbasını övmeye başlayan müşteri işte. Çorba güzeldir eyvallah da, sen yıllarca menünün geri kalanını test etmişsin zaten.
Tertemiz kadınlarımız müstesna.
Ama şu videodaki Türk kadınlarını kurutmak için elinizden geleni yapın. Kürde versin, cingene versin, gorile versin hatta isterse salamura yapsın veya ekmeğin arasına koyup yesin ama Türk tenezzül etmesin lütfen.
Velhasıl, vaktiyle Türk'e yüz vermeyip şimdi "Türk gibisi yok" diyenleri görünce asla acımam.
Yatırım tavsiyesi düşüş başladıktan sonra verilmez kuralını öğretmek lazım bunlara!
Mesajını da memelerini gözümüze sokmadan verebilirdi ama burada bile samimi değil.
Ha son olarak
II. Viyana kuşatmasında çok bilmiş tavırları ve aptal fikirleriyle Merzifonlu tarafından sürekli aşağılanan Kırım Hanı Şahin Giray, Türklere karşı yardıma gelen Polonya ordusunu tepeden izlerken onlara saldırmamış, özetle askerlerine: "bırakın geçsinler de Tatarın kıymeti bilinsin" demişti.
Bizim de diyeceğimiz budur. Kenarda kal ve kuru da Türk'ün kıymeti bilinsin.
Kıtanın en ucuz tavuğunu yiyoruz. 15.000 üretim kümesiyle tam bir serbest piyasa var, piyasada yüzlerce üretici birbiriyle rekabet halinde. Dünyada ilk ondayız. Ekosistem sağlıklı, yeterli yem var, hijyenik üretim var, ihracat var. Ve tavuk üreticilerine operasyon yapıyoruz.
3 tane gavat firma yüzünden starlink erişimine, mobilden ucuza sınırsız internete sahip olamıyoruz ama tavuk fiyatları yeterince kazık değil diye hemen duruma el atılıyor
İş hayatında biraz yükseldiğinizde cv olaylarının hiçbir anlamı kalmadığını görüyorsunuz daha yüksek yerlerde çalışmanın tek koşulu bağlantılara sahip olmak
Türk ve Müslüman bir futbolcunun "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek paylaşım yapması oldukça doğaldır.
Elmalılı Hamdi Yazır gibi büyük Türk müfessirlerin çevirisiyle bu; "Esirgeyen ve Bağışlayan Tanrı'nın Adıyla" anlamına gelir.
Bazı insanların Türkçe dil hassasiyeti anlaşılabilir. Ama inanca ve duaya tepki göstermek bize yakışmaz.
Bırakın çocuklar inandıkları gibi dua etsin, sahaya çıkıp göğsündeki o bayrağın hakkını versinler.
Türk milli takımına başarılar 🇹🇷
Tanrı Türk'ü korusun.