🔴 𝗣𝘀𝗶𝗸𝗼𝗹𝗼𝗷𝗶𝗸 𝗛𝗮𝗿𝗽 𝗔𝗻𝗮𝗹𝗶𝘇𝗶: 𝗧𝘂𝗿𝗸𝗶𝘆𝗲’𝗱𝗲 🅼🆄🅷🅰🅻🅸🅵 𝗚𝗮𝘇𝗲𝘁𝗲𝗰𝗶𝗹𝗶𝗸
Türkiye’de muhalif gazetecilik, klasik anlamda “iktidarı denetleme” işlevinden ziyade, sınırları müzakere ederek var olma pratiğine dönüşmüş durumda.
Bu pratikte gazeteci, sürekli çatışma üreten bir aktör değil; aksine, hangi konularda ne ölçüde ilerlenebileceğini tartan, geri çekilme eşiklerini bilen ve buna göre pozisyon alan bir denge unsuru hâline geliyor.
Rejimle doğrudan ve sürekli bir karşı karşıya geliş yerine, kontrollü temas ve dolaylı uzlaşı biçimleri öne çıkıyor. Bu çerçevede, kimi zaman “Yenimahalle” olarak sembolleşen bürokratik-siyasi alanla kurulan ilişkiler, haber üretiminin sınırlarını belirleyen ara mekanizmalar işlevi görüyor.
Özellikle hassas başlıklarda, bu ara kanallar üzerinden “belirli ölçüde görünürlük” sağlanırken, eş zamanlı olarak daha ileriye gidilmemesi yönünde örtük bir çerçeve çiziliyor. Böylece kamusal alanda kısmi bir dolaşım sağlanıyor, ancak bu dolaşımın kapsamı önceden tanımlanmış sınırları aşmıyor.
Geçmişte “toplumsal basıncı boşaltma” olarak tarif edilen işlevin, bugün daha rafine ve dağınık mekanizmalarla yürüdüğü söylenebilir. Burada doğrudan bir yönlendirmeden ziyade, içselleştirilmiş sınırlar ve karşılıklı farkındalıklar belirleyici oluyor.
Bu tabloyu normatif olarak “iki yüzlülük” şeklinde tanımlamak mümkün olsa da, bu yaklaşım analitik olarak yetersiz kalır. Zira söz konusu pratik, bireysel tercihlerden çok, yapısal kısıtlar, mesleki sürdürülebilirlik kaygıları ve kurumsal baskılar içinde şekillenmektedir.
Dolayısıyla Türkiye’de muhalif gazetecilik, ideal tipten ziyade, sınırlı hareket alanında konumlanan, müzakereye dayalı ve çoğu zaman pragmatik bir faaliyet olarak değerlendirilmelidir.
——-
#pazar günaydınlar #cumartesi
Ümit Özdağ, 2023 seçimlerinde durumun böyle olmadığını çok iyi biliyor ama psikolojik harp yapıyor. Sinan Oğan’ı Erdoğan’ın yanına monte eden de kendisidir! Sonra Erdoğan’a kabul etmeyeceği teklifi yapıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nu kendisiyle ittifak yapmaya iterek Erdoğan’a çalıştığının da farkında!
Ben o dönem Kemal Kılıçdaroğlu’na kızdım. Çünkü Kürt seçmenini, bir kısım KHK’lıyı ve muhalif seçmeni kaybetti ve dolayısıyla seçimi de kaybetti!
Ümit Özdağ’ın Levent Gültekin ile ilgili iddiası ise bence kontrollü gazetecilik kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu. Bu konuyu birkaç ay önce yazmıştım ve yapay zekaya bir resim yaptırmıştım. Türkiye gibi Ortadoğu ülkelerinde gazetecilik zor meslek…
Türkiye’de muhalif gazetecilik, klasik anlamda “iktidarı denetleme” işlevinden ziyade, sınırları müzakere ederek var olma pratiğine dönüşmüş durumda.
Ümit Özdağ, 2023 seçimlerinde durumun böyle olmadığını çok iyi biliyor ama psikolojik harp yapıyor. Sinan Oğan’ı Erdoğan’ın yanına monte eden de kendisidir! Sonra Erdoğan’a kabul etmeyeceği teklifi yapıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nu kendisiyle ittifak yapmaya iterek Erdoğan’a çalıştığının da farkında!
Ben o dönem Kemal Kılıçdaroğlu’na kızdım. Çünkü Kürt seçmenini, bir kısım KHK’lıyı ve muhalif seçmeni kaybetti ve dolayısıyla seçimi de kaybetti!
Ümit Özdağ’ın Levent Gültekin ile ilgili iddiası ise bence kontrollü gazetecilik kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu. Bu konuyu birkaç ay önce yazmıştım ve yapay zekaya bir resim yaptırmıştım. Türkiye gibi Ortadoğu ülkelerinde gazetecilik zor meslek…
Türkiye’de muhalif gazetecilik, klasik anlamda “iktidarı denetleme” işlevinden ziyade, sınırları müzakere ederek var olma pratiğine dönüşmüş durumda.
🔴 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: ÜLKE NEREYE GİDİYOR?
Özgür Özel’in ya da Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tiyatro oynadığı yok. Olaylar öyle anlatılıyor ki sanki herkes el ele vermiş, Erdoğan’dan siyasi baskı görüp ülkeye ortak bir kumpas kuruyormuş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa durum böyle değil. Erdoğan, rejimin sağladığı mutlak gücü kullanarak istediğine “sopa-havuç” politikası uyguluyor. Gerektiğinde havuç uzatıyor ve istediğini alıyor; yörüngesinden uzaklaşıldığında ise sopa göstererek ders veriyor.
Her birinin zaafları, hataları ve siyasi kırılganlıkları var. Erdoğan da bunları asla affetmiyor, görüyor ve kendi lehine kullanıyor.
Ülke böylece adım adım uçurumun kenarına sürükleniyor. Ancak bireysel olarak bakıldığında, bunlar bir tiyatronun figüranları değiller. Hırsları, zaafları ve yanlışları var; fakat tam da bunlar hem kendi siyasi geleceklerini hem de ülkenin siyasi geleceğini tüketiyor.
Asıl mesele şu: Ülkeyi geldiği bu noktadan geri çevirmek artık çok zor. Bu süreç 17–25 Aralık’la ve sonrasında 15 Temmuz’la başladı. Aslında bugün sahnede olan birçok siyasetçi de o dönemde sürecin nereye evrileceğinin farkında değildi.
Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesi için önce Suriye’ye girmemekte ısrarcı olan ordu 15 Temmuz sonrasında tasfiye edildi. Ardından Erdoğan tek adam sisteminin merkezine yerleştirildi. Şimdi ise Erdoğan sonrası yönetimi devralacak veliahta, yine Erdoğan eliyle pürüzsüz bir rejim bırakılıyor. Çünkü Erdoğan’dan sonra kim gelirse gelsin onun siyasi ağırlığı ve karizması olmayacak. Bu yüzden sistemin devamı için güzergâhın güvenliği bugünden sağlanıyor. #pazartesi günaydınlar #CHPÖzgürÖzel #ChpBaşkanıÖzeldir
🔴💥 Hukukçu Salim Şen; “Siz kumpas kurdunuz! Milli Eğitim Bakanlığı Aktif SEN’e üye olmaya öğretmenleri zorladı. Üye olanlar KHK ile ihraç oldu! Erdoğan’a yakınsanız makbulsunuz, affedilirsiniz. Hukuk devletinde böyle bir ölçü olmaz.” #HerkesAdaletBekliyor
🔴💥 #1725Aralık Türkiye’nin kırılma noktasıdır. Soruşturmayı yürüten polislere sahip çıkılsaydı Türkiye bugün bu halde olur muydu hiç?‼️#TutsakPolisler 10 yıldır cezaevinde!
#HerkesAdaletBekliyor
🔴💥 Hukukçu Salim Şen; “Siz kumpas kurdunuz! Milli Eğitim Bakanlığı Aktif SEN’e üye olmaya öğretmenleri zorladı. Üye olanlar KHK ile ihraç oldu! Erdoğan’a yakınsanız makbulsunuz, affedilirsiniz. Hukuk devletinde böyle bir ölçü olmaz.” #HerkesAdaletBekliyor
🔴💥 #1725Aralık Türkiye’nin kırılma noktasıdır. Soruşturmayı yürüten polislere sahip çıkılsaydı Türkiye bugün bu halde olur muydu hiç?‼️#TutsakPolisler 10 yıldır cezaevinde!
#HerkesAdaletBekliyor
🔴 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: KONJONKTÜR ANALİZİ
15 Temmuz mağduru cenaha, CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararı nedeniyle tarafsız kalmalarını tavsiye ederim. Sonuçta bu mücadele onların doğrudan tarafı olduğu bir mesele değildir. CHP, 2023 seçimleri sonrasında gerek siyasi tutumu, gerek özel hayat tartışmaları, gerekse ülkenin demokrasi sorunlarına ve mağduriyetlere yeterince sahip çıkmaması nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
AKP ise ülkeyi ekonomik, sosyal ve siyasi açılardan ciddi bir çıkmaza sürüklemiş; Türkiye’yi Ortadoğu tipi bir yapıya dönüştürmüş ve tek adam rejimi anlayışı herkes için bir tehdit haline gelmiştir.
Bir kısım KHK mağduru, Kemal Kılıçdaroğlu’na sempatiyle yaklaşırken, burada mesele Kılıçdaroğlu’nun kendisi değildir. Asıl mesele, Kılıçdaroğlu’nun da Erdoğan tarafından siyasi denklem içerisinde kullanılabilmesi ve ülkedeki siyasi konjonktürün küçük parçalara ayrılarak “böl, parçala, yönet” anlayışıyla şekillendirilmesidir. Bu nedenle bugün ne Özgür Özel’in ne de Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutulmasını gerektiren bir siyasi zemin bulunduğu söylenebilir.
Ülke, her anlamda giderek daha büyük bir yıkıma sürüklenmektedir.
——-
#CHPÖzgürÖzel Mansur İmamoğlu
🔴 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: ÜLKE NEREYE GİDİYOR?
Özgür Özel’in ya da Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tiyatro oynadığı yok. Olaylar öyle anlatılıyor ki sanki herkes el ele vermiş, Erdoğan’dan siyasi baskı görüp ülkeye ortak bir kumpas kuruyormuş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa durum böyle değil. Erdoğan, rejimin sağladığı mutlak gücü kullanarak istediğine “sopa-havuç” politikası uyguluyor. Gerektiğinde havuç uzatıyor ve istediğini alıyor; yörüngesinden uzaklaşıldığında ise sopa göstererek ders veriyor.
Her birinin zaafları, hataları ve siyasi kırılganlıkları var. Erdoğan da bunları asla affetmiyor, görüyor ve kendi lehine kullanıyor.
Ülke böylece adım adım uçurumun kenarına sürükleniyor. Ancak bireysel olarak bakıldığında, bunlar bir tiyatronun figüranları değiller. Hırsları, zaafları ve yanlışları var; fakat tam da bunlar hem kendi siyasi geleceklerini hem de ülkenin siyasi geleceğini tüketiyor.
Asıl mesele şu: Ülkeyi geldiği bu noktadan geri çevirmek artık çok zor. Bu süreç 17–25 Aralık’la ve sonrasında 15 Temmuz’la başladı. Aslında bugün sahnede olan birçok siyasetçi de o dönemde sürecin nereye evrileceğinin farkında değildi.
Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesi için önce Suriye’ye girmemekte ısrarcı olan ordu 15 Temmuz sonrasında tasfiye edildi. Ardından Erdoğan tek adam sisteminin merkezine yerleştirildi. Şimdi ise Erdoğan sonrası yönetimi devralacak veliahta, yine Erdoğan eliyle pürüzsüz bir rejim bırakılıyor. Çünkü Erdoğan’dan sonra kim gelirse gelsin onun siyasi ağırlığı ve karizması olmayacak. Bu yüzden sistemin devamı için güzergâhın güvenliği bugünden sağlanıyor. #pazartesi günaydınlar #CHPÖzgürÖzel #ChpBaşkanıÖzeldir
📌 Bir Ramazan sahurunda tutuklanan ve 12 yıldır zindanda tutsak edilen şu kahramanlara sahip çıkılamadığında tren raydan çıkmıştı zaten. Ülke her gün kötüye gitti. 🔥
#1725Aralık#TutsakPolisler#ButlanKararı
🔴 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
Son dönemde CHP üzerindeki hukuki ve siyasi baskılar — kurultay davası, belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar, muhalefet içindeki krizler — Türkiye siyasetinin merkezine yerleşti.
1. Muhalefeti parçalamak ve zayıflatmak
CHP içinde liderlik ve kurultay tartışmalarını büyüterek muhalefetin enerjisini seçim hazırlığından ve toplumsal muhalefetten uzaklaştırıp parti içi mücadelelere kaydırmak. Böylece muhalefetin ortak hareket etme kapasitesini azaltmak ve seçmen nezdinde güven kaybı oluşturmak.
2. Siyasi alanı yeniden şekillendirmek
Amaç yalnızca CHP değil; Türkiye’deki genel siyasi dengeyi yeniden kurmak. Güçlü rakipleri etkisizleştirip, kontrol edilmesi daha kolay ve parçalı bir muhalefet yapısı oluşturmak. Erdoğan sonrası dönemde de, muhtemelen Bilal Erdoğan’a daha az dirençli ve daha “dikensiz” bir siyasi alan bırakmak.
#ButlanKararı #SahipÇıkıyoruz Kılıçdaroğlu Ekrem İmamoğlu
🔴 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ: KONJONKTÜR ANALİZİ
15 Temmuz mağduru cenaha, CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararı nedeniyle tarafsız kalmalarını tavsiye ederim. Sonuçta bu mücadele onların doğrudan tarafı olduğu bir mesele değildir. CHP, 2023 se��imleri sonrasında gerek siyasi tutumu, gerek özel hayat tartışmaları, gerekse ülkenin demokrasi sorunlarına ve mağduriyetlere yeterince sahip çıkmaması nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
AKP ise ülkeyi ekonomik, sosyal ve siyasi açılardan ciddi bir çıkmaza sürüklemiş; Türkiye’yi Ortadoğu tipi bir yapıya dönüştürmüş ve tek adam rejimi anlayışı herkes için bir tehdit haline gelmiştir.
Bir kısım KHK mağduru, Kemal Kılıçdaroğlu’na sempatiyle yaklaşırken, burada mesele Kılıçdaroğlu’nun kendisi değildir. Asıl mesele, Kılıçdaroğlu’nun da Erdoğan tarafından siyasi denklem içerisinde kullanılabilmesi ve ülkedeki siyasi konjonktürün küçük parçalara ayrılarak “böl, parçala, yönet” anlayışıyla şekillendirilmesidir. Bu nedenle bugün ne Özgür Özel’in ne de Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutulmasını gerektiren bir siyasi zemin bulunduğu söylenebilir.
Ülke, her anlamda giderek daha büyük bir yıkıma sürüklenmektedir.
——-
#CHPÖzgürÖzel Mansur İmamoğlu
📌 Bir Ramazan sahurunda tutuklanan ve 12 yıldır zindanda tutsak edilen şu kahramanlara sahip çıkılamadığında tren raydan çıkmıştı zaten. Ülke her gün kötüye gitti. 🔥
#1725Aralık#TutsakPolisler#ButlanKararı