Cemil Tugay: “Milyonda bir bile olasılık yok. CHP'den belediye başkanı olmuş birinin partimi değiştiriyorum deme hakkı olduğunu düşünmüyorum. Bunu çok ayıp buluyorum.” İzmir
Adalet öldü.
Siyaset öldü.
Ekonomi öldü.
Geriye sadece bedel ödeyen halk kaldı.
🔴🔥 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ
Ali Emre Ballı’nın Çekmeköy’de boş bir arazide, park halindeki aracında tabancayla hayatını kaybetmesi çok ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Eski bir emniyet müdürü ve psikolojik harp uzmanı olarak benim değerlendirmem şu:
Olayın intihar olarak kapatılmadan, cinayet ve “intihar süsü verilmiş infaz” ihtimali de dahil olmak üzere çok yönlü araştırılması gerekir.
Neden?
Ballı’nın adı, son dönemde kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasında geçti. Mustafa Yazıcı ile olan ticari bağlantıları ve soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler zaten kamuoyunun gündemindeydi.
Öte yandan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da “konuşursa herkesi yakacağı” şeklinde iddialar gündeme geldi; ancak Nagehan Alçı bu ifadeyi doğrulamadı ve Kaya’nın “tek başıma değildim” mesajını verdiğini aktardı.
Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde şu soru mutlaka sorulmalı:
Eğer soruşturma kapsamında konuşabilecek veya bildiklerini anlatabilecek başka kişiler de varsa, Ballı’nın ölümü bu kişilere yönelik bir gözdağı amacı taşıyor olabilir mi?
Bu elbette şu aşamada bir iddia ve değerlendirmedir; kesinleşmiş bir gerçek değildir.
Ancak aracın konumu, silahın kullanılış biçimi, barut/atış artıkları, yara ve mermi giriş-çıkış bulguları, parmak izleri, DNA, telefon ve HTS kayıtları, kamera görüntüleri, olay öncesi-sonrası tüm iletişim trafiği ve varsa mektup/not gibi deliller incelenmeden “intihar” denilerek dosyanın kapatılması son derece yanlış olur.
Benim açımdan en önemli soru şu:
Bu gerçekten bir intihar mı, yoksa intihar görüntüsü verilmiş bir infaz mı?
#HerFonAnaParaTufe
#MehmetŞimşekAGS50Bin #HemenÖdePBLK
🔴🔥 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ
Ali Emre Ballı’nın Çekmeköy’de boş bir arazide, park halindeki aracında tabancayla hayatını kaybetmesi çok ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Eski bir emniyet müdürü ve psikolojik harp uzmanı olarak benim değerlendirmem şu:
Olayın intihar olarak kapatılmadan, cinayet ve “intihar süsü verilmiş infaz” ihtimali de dahil olmak üzere çok yönlü araştırılması gerekir.
Neden?
Ballı’nın adı, son dönemde kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasında geçti. Mustafa Yazıcı ile olan ticari bağlantıları ve soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler zaten kamuoyunun gündemindeydi.
Öte yandan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da “konuşursa herkesi yakacağı” şeklinde iddialar gündeme geldi; ancak Nagehan Alçı bu ifadeyi doğrulamadı ve Kaya’nın “tek başıma değildim” mesajını verdiğini aktardı.
Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde şu soru mutlaka sorulmalı:
Eğer soruşturma kapsamında konuşabilecek veya bildiklerini anlatabilecek başka kişiler de varsa, Ballı’nın ölümü bu kişilere yönelik bir gözdağı amacı taşıyor olabilir mi?
Bu elbette şu aşamada bir iddia ve değerlendirmedir; kesinleşmiş bir gerçek değildir.
Ancak aracın konumu, silahın kullanılış biçimi, barut/atış artıkları, yara ve mermi giriş-çıkış bulguları, parmak izleri, DNA, telefon ve HTS kayıtları, kamera görüntüleri, olay öncesi-sonrası tüm iletişim trafiği ve varsa mektup/not gibi deliller incelenmeden “intihar” denilerek dosyanın kapatılması son derece yanlış olur.
Benim açımdan en önemli soru şu:
Bu gerçekten bir intihar mı, yoksa intihar görüntüsü verilmiş bir infaz mı?
#HerFonAnaParaTufe
#MehmetŞimşekAGS50Bin #HemenÖdePBLK
🔴🔥 PSİKOLOJİK HARP ANALİZİ
Ali Emre Ballı’nın Çekmeköy’de boş bir arazide, park halindeki aracında tabancayla hayatını kaybetmesi çok ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Eski bir emniyet müdürü ve psikolojik harp uzmanı olarak benim değerlendirmem şu:
Olayın intihar olarak kapatılmadan, cinayet ve “intihar süsü verilmiş infaz” ihtimali de dahil olmak üzere çok yönlü araştırılması gerekir.
Neden?
Ballı’nın adı, son dönemde kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasında geçti. Mustafa Yazıcı ile olan ticari bağlantıları ve soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler zaten kamuoyunun gündemindeydi.
Öte yandan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da “konuşursa herkesi yakacağı” şeklinde iddialar gündeme geldi; ancak Nagehan Alçı bu ifadeyi doğrulamadı ve Kaya’nın “tek başıma değildim” mesajını verdiğini aktardı.
Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde şu soru mutlaka sorulmalı:
Eğer soruşturma kapsamında konuşabilecek veya bildiklerini anlatabilecek başka kişiler de varsa, Ballı’nın ölümü bu kişilere yönelik bir gözdağı amacı taşıyor olabilir mi?
Bu elbette şu aşamada bir iddia ve değerlendirmedir; kesinleşmiş bir gerçek değildir.
Ancak aracın konumu, silahın kullanılış biçimi, barut/atış artıkları, yara ve mermi giriş-çıkış bulguları, parmak izleri, DNA, telefon ve HTS kayıtları, kamera görüntüleri, olay öncesi-sonrası tüm iletişim trafiği ve varsa mektup/not gibi deliller incelenmeden “intihar” denilerek dosyanın kapatılması son derece yanlış olur.
Benim açımdan en önemli soru şu:
Bu gerçekten bir intihar mı, yoksa intihar görüntüsü verilmiş bir infaz mı?
#HerFonAnaParaTufe
#MehmetŞimşekAGS50Bin #HemenÖdePBLK
AİHM'in Türkiye'ye İlettiği Başvurular
⚖️AİHM, Türkiye’ye 14 Eylül 2026 tarihinde ilettiği 5 başvuruya ilişkin hususları bugün kamuoyuyla paylaştı. Başvurulara konu olaylar ve Mahkeme'nin taraflara yönelttiği soruların özetini aşağıda bulabilirsiniz.👇
1⃣ Atak ve Diğerleri/Türkiye
Başvuru, 15 Temmuz sonrası örgüt üyeliği şüphesiyle tutuklanan ve olay tarihinde hakim veya savcı olan 7 başvuranın tutukluluk koşullarına ilişkindir. Başvuranlar; hakim ve savcılara sağlanan usuli güvencelere uyulmadığını, tutukluluk için makul şüphe ve somut gerekçe bulunmadığını, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız yapıldığını, dosya erişimlerinin kısıtlandığını, kararların geç tebliğ edildiğini, avukatla iletişimlerinin sınırlandırıldığını ve Anayasa Mahkemesi incelemesinin uzun sürdüğünü belirtmişlerdir. AİHM taraflara; tutuklamanın kanunda öngörülen usule ve makul şüphe şartına uygun olup olmadığını, tutukluluk gerekçelerinin yeterliliğini, tutukluluğa itiraz süreçlerinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin (savcılık görüşünün bildirilmemesi, duruşmasız inceleme vb.) ihlal edilip edilmediğini, dosya erişim kısıtlamalarını ve AYM'nin inceleme süresini sormuştur.
🔗https://t.co/UV20pYMYRV
2⃣Vatan/Türkiye
Başvuru, 12 Nisan 2018'de evinin önünde ağır yaralı bulunup hastanede hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkindir. Anne ve baba olan başvuranlar, savcılığın takipsizlik kararı vermesinin ve AYM'nin soruşturma usulünün ihlal edildiğine karar verip sadece manevi tazminat ödenmesine hükmetmesine rağmen soruşturmayı yeniden açmamasının, çocuklarının ölümündeki şüpheleri gidermediğini savunarak Sözleşme'nin 2. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir. AİHM taraflara; AYM’nin ihlal tespiti ve tazminat kararının, soruşturmanın yeniden açılmaması karşısında başvuranların "mağdur" sıfatını ortadan kaldırıp kaldırmadığını, ulusal hukukun soruşturma hususundaki usuli yükümlülüklerini karşılayıp karşılamadığını ve AYM yargılama süresinin makul olup olmadığını sormuştur. @VatanSaban
🔗https://t.co/LbpnVjberm
3⃣Değirmenci/Türkiye
Başvuru, Sincan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nda çalışırken 2016 yılında iş sözleşemesinin feshedilmesine ve yargısal sürecin adilliğine ilişkindir. Başvuran; ByLock kullandığı ve eşinin okulunun kapatıldığı iddiasıyla işten çıkarıldığını, iş mahkemesindeki duruşmaya mazeret bildiren avukatının mazeretinin reddedilerek yokluğunda karar verildiğini, delillere ve iddialara karşı çıkma imkanı bulamadığını belirterek adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinden şikayetçi olmuştur. AİHM taraflara; iş akdinin fesih gerekçelerinin (Bank Asya hesabı ve ByLock kullanımı) geçerli birer temele dayanıp dayanmadığını, ByLock kullanıcısı olduğunun nasıl tespit edildiğini, başvuranın ve avukatının duruşmada yokluğunda karar verilmesi suretiyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uyulup uyulmadığını ve mahkeme kararlarının yeterli gerekçeye sahip olup olmadığını sormuştur.
🔗https://t.co/WWuW3tvVq0
4⃣ Çiçek/Türkiye
Başvuru, Türk Telekom’da çalışırken 15 Temmuz sonrası Cemaatle bağlantılı olduğu şüphesiyle istifaya zorlanarak iş sözleşemesi feshedilen başvuranın durumuna ilişkindir. Başvuran; mahkemelerin istifasının geçerliliğini incelemediğini, Bank Asya'da hesap sahibi olmasının meşru bir eylem olduğunu, 250 kişilik listeden haberdar edilmediğini ve tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AİHM taraflara; fesih/istifa sürecindeki temel gerekçenin ne olduğunu, Bank Asya hesabının geçerli bir fesih gerekçesi olup olmadığını, 250 kişilik listeye erişememesi nedeniyle çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilip edilmediğini ve mahkemelerin başvuranın istifaya zorlandığı yönündeki argümanlarına yeterli yanıt verip vermediğini sormuştur.
🔗https://t.co/Iu1YxIuhsq
5⃣ Çetin/Türkiye
Başvuru, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda imam olarak görev yapan başvuranın, 2014 seçimleri sürecinde AKP aleyhine siyasi açıklamalarda bulunduğu ve broşür dağıttığı iddiasıyla memuriyetten ihraç edilmesine ilişkindir. Başvuran, disiplin cezası niteliğindeki bu ihraç kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunmaktadır. AİHM taraflara; başvuranın ifade özgürlüğüne bir müdahalede bulunulup bulunulmadığını, bu müdahalenin kanunla öngörülüp öngörülmediğini ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını, ulusal mahkemelerin memurların ifade özgürlüğüne ilişkin kriterler çerçevesinde yeterli bir inceleme yaparak menfaatler arasında adil bir denge kurup kurmadığını sormuştur.
🔗https://t.co/ze9PzzyVxl
📌 Gazeteci Vidin Özyer; “KHK zulmüyle ilgili bu belgeseli hazırlarken gözlerim yaşardı. Ben bu kadar büyük zulüm olduğunu bilmiyordum. Hazırlarken kendimden utandım. Yazıklar olsun, dedim, 7 sene hiçbir şey görmemişim…”
#KHKlıçözümbekliyor
📌 Gazeteci Vidin Özyer; “KHK zulmüyle ilgili bu belgeseli hazırlarken gözlerim yaşardı. Ben bu kadar büyük zulüm olduğunu bilmiyordum. Hazırlarken kendimden utandım. Yazıklar olsun, dedim, 7 sene hiçbir şey görmemişim…”
#KHKlıçözümbekliyor
#KHKlıçözümBekliyor
KHK nedir diye sorarlarsa;
“Bir tane diplomasızın yüzbinlerce diplomalıyı bir gecede kapı önüne koyduğu zulmün adıdır” dersiniz!
Arkadaşlar yeni hesabı takip edin lütfen 🙏
@ProfAtak31