Yolda yürüyorsunuz. Pırıl pırıl genç bir hanımefendi yanınıza gelip selam veriyor. Hukuk Fakültesinde araştırma görevlisi. Halinden ve konuşma tarzından cevval birisi olduğu belli.
TÜBİTAK 3005 projesinde yürütücü. Proje ekibinde doçent, gemi kaptanı vs. var.
Sınavların düzenlenmesi gibi idari yükleri üzerlerinden aldığımız için müteşekkir. ‘Akademik faaliyetlere daha fazla zaman ayırma fırsatımız oldu’ diyor.
Araştırma görevlilerimizin tez çalışamlalarının dışında Tübitak projeleriyle de ilgilenmesi, üreten üniversite olma yolculuğumuzda, yönümüzün doğru olduğunu göstermesi bakımından umut vadetmektedir.
Not: TÜBİTAK 3005, sosyal ve beşeri bilimler alanında çıktı ve etki odaklı araştırma ve geliştirme faaliyetlerini destekleyen bir ulusal araştırma projeleri destek programıdır.
Tam adı Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı olan bu süreç, TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB)tarafından yürütülmektedir.
İlim Yayma Ailesi olarak, bu yıl 20.’sini Vefa Lisesi bahçesinde düzenlediğimiz Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması’nı; yüzlerce mezunumuzun teşrifleriyle, kardeşlik ve muhabbet ikliminde gerçekleştirdik.
Programımız kapsamında; geçtiğimiz aylarda rahmet-i rahmana kavuşan değerli Eğitim Danışmanımız Ömer Aydın ve ahirete irtihal eden tüm mensuplarımız için Şehzadebaşı Camii’nde mevlid-i şerif ve hatim duası icra ettik.
Gerçekleştirilen kıymetli hitapların ardından buluşmamız; yarım asrı aşkın tarihiyle on binlerce gence yuva olan 54 yıllık Vefa Yurdumuzun yeniden inşası için edilen dualar ve atılan temelle taçlandı.
Bu anlamlı günde heyecanımızı ve dualarımızı paylaşan tüm mensuplarımıza gönülden teşekkür eder; nice hayırlı hizmetlerde ve bereketli buluşmalarda yeniden bir araya gelmeyi temenni ederiz.
#ilimyaymavakfı
Gelenekselleşen birlikteliğimizde 20. yılı geride bıraktık!20. Geleneksel İlim Yaymalılar Buluşması’na katılarak heyecanımıza ve muhabbetimize ortak olan tüm gönül dostlarımıza teşekkür ederiz. #İlimYaymaVefa
Dışarıda bir hocanızla karşılaşıyorsunuz, Doçent olduğunu, Kulak burun boğaz uzmanı olarak çalıştığını söyledikten sonra heyecanla “hocam yürütücüsü olduğum bir TÜSEB projemiz kabul oldu, sizinle paylaşmak isterim, bunu duymak isteyeceğinizi biliyorum” demesi yolumuzun doğru olduğunun küçük ama sembolik bir göstergesi olsa gerek.
Sakarya’nın bir üniversitesi olarak ulusal ve uluslarası ölçekte üreten üniversite olma yolunda çabalamaya devam edeceğiz.
Not: TÜSEB projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından sağlık bilimleri, tıbbi teknolojiler, ilaç, aşı ve tıbbi cihaz üretimi gibi alanlarda yürütülen veya Ar-Ge süreçlerini desteklemek amacıyla fon sağlanan bilimsel araştırma ve geliştirme projeleridir.
Yapay zeka der ki:
İbn Haldun'u değerli kılan şey yalnızca büyük bir tarihçi olması değildir. Onu farklı kılan, tarihin arkasındaki toplumsal kanunları keşfetmeye çalışmasıdır.
1. Tarihi olaylardan çok sebepleriyle ilgilenmesi
Kendisinden önce tarihçiler çoğunlukla "ne oldu?" sorusunu soruyordu. İbn Haldun ise "neden oldu?" sorusuna yöneldi.
Bir devlet neden yükselir? Bir medeniyet neden çöker? Bir toplum nasıl güçlenir veya zayıflar?
Bu yönüyle tarih felsefesinin ve sosyolojinin öncülerinden sayılır.
2. Asabiyet teorisi
Onun en meşhur kavramı asabiyettir.
Asabiyet, bir topluluğun ortak ideal, dayanışma ve birlik ruhudur. İbn Haldun'a göre:
Güçlü asabiyete sahip topluluklar yükselir.
Refah arttıkça mücadele ruhu azalır.
Elitler konfora alışır.
Devlet zayıflar ve yerini yeni, daha dinamik bir topluluğa bırakır.
Bu nedenle devletlerin de insanlar gibi bir ömrü olduğunu savunur.
3. Eleştirel tarih anlayışı
Bir rivayeti sırf kitapta yazıyor diye kabul etmez.
"Bu olayın gerçekleşmesi toplumsal şartlar bakımından mümkün mü?" diye sorar.
Bu yaklaşım, modern tarih metodolojisinin habercisi kabul edilir.
4. Siyaset ve toplum tecrübesi
İbn Haldun sadece teorisyen değildi.
Kadı oldu, devlet adamlığı yaptı, saraylarda bulundu, isyanlar ve iktidar mücadeleleri gördü. Düşünceleri masa başında değil, hayatın içinden doğdu.
5. Mukaddime
En önemli eseri Mukaddime, birçok araştırmacı tarafından insanlık düşünce tarihinin en önemli eserlerinden biri kabul edilir.
Bu eser:
Tarih,
Sosyoloji,
Siyaset bilimi,
İktisat,
Eğitim,
Şehirleşme
gibi alanlarda yüzyıllar sonrasını etkileyen fikirler içerir.
Tasavvufî bir okumayla
İbn Haldun'un dikkat çekici yönlerinden biri de medeniyetlerin çöküşünü sadece ekonomik veya askerî sebeplerle açıklamamasıdır. Ona göre lüksün, rahatlığın ve nefsânî çözülmenin toplumsal sonuçları vardır. Bu yüzden bazı okuyucular onun devlet teorisinde ahlâkî bir boyut da görürler.
Bir cümleyle özetlemek gerekirse:
İbn Haldun'u büyük yapan şey, tarihe olayların hikâyesi olarak değil, toplumların işleyiş kanunlarını araştıran bir bilim olarak bakmasıdır. Bu nedenle birçok kişi onu modern sosyolojinin ve tarih felsefesinin öncülerinden biri kabul eder.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Afrika kıtasıyla yürütülen stratejik ilişkilere güçlü bir akademik zemin kazandırıyoruz.
Göreve geldiğimizde "Afrika çalışılması" şartıyla tahsis ettiğimiz ilk akademik kadrolarla bu alanda ciddi bir mesafe katetmiştik. Bugün, bu güçlü birikim üzerinde yükselen "Sakarya Üniversitesi Afrika Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi"miz Resmî Gazete'de yayımlanarak resmen kuruldu.
Gönül coğrafyamızla bağlarımızı bilim ve irfanla perçinleyecek bu stratejik adımın, ülkemize, milletimize ve akademi dünyamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.
🔗 https://t.co/5PuCT0Niv1
📌 Ek-46, yükseköğretim sistemimizde bilgi, tecrübe ve birikimin sınırları aşmasını sağlayan stratejik bir programdır. Doktora derecesine sahip nitelikli araştırmacıların üniversitelerimizde kısmi zamanlı görev almasına imkân tanıyan bu model, akademiyi sektör ve uluslararası araştırma ekosistemiyle daha güçlü şekilde buluşturmaktadır.
Dünyanın farklı ülkelerinde görev yapan akademisyenler ve sektörün öncü araştırmacıları, bu program sayesinde üniversitelerimizle bağlarını güçlendiriyor; sahip oldukları bilgi ve deneyimi öğrencilerimizle buluşturuyor.
Akademi ile sektör arasındaki etkileşimi artıran Program, aynı zamanda ülkemizin uluslararası bilim dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlıyor. Böylece bilhassa öğrencilerimiz için farklı kültürlerden, farklı araştırma geleneklerinden ve farklı deneyimlerden beslenen bir öğrenme ortamı oluşuyor.
Türkiye'nin bilimsel kapasitesini güçlendiren, beyin göçünü beyin dolaşımına dönüştüren ve gençlerimizi küresel ölçekte daha güçlü yarınlara hazırlayan Ek-46 Programı'nın, önümüzdeki dönemde daha fazla üniversitemizde yaygınlaşarak büyümesini temenni ediyoruz.
Elbet biz de biliriz kestiğimiz kurbanların ne etlerinin ne de kanlarının Allah'a ulaşamadığını; ulaşanın sadece takvamız olduğunu.
Rabbım kurbanlarımızı makbul, bizleri de sakınanlardan eylesin.
Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren; sevgi, hoşgörü ve kardeşlik iklimini güçlendiren mübarek Kurban Bayramı’nın; ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Hayırlı Bayramlar. 🌙
İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümünde; başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere bu büyük zaferin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren; sevgi, hoşgörü ve kardeşlik iklimini güçlendiren mübarek Kurban Bayramı’nın; ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Hayırlı Bayramlar. 🌙
Stratejik bir öneme sahip olan Afrika ile köklü tarihi ve kültürel bağlarımızı bilimsel iş birlikleriyle güçlendiriyoruz.
Sakarya Üniversitesi olarak, Afrika Araştırmaları Merkezimizle iki coğrafya arasında bilgi, akademi ve kültür köprüleri kurmaktan mutluluk duyuyoruz.
Bu vesileyle, tüm Afrika halklarının ve üniversitemizdeki Afrikalı öğrencilerimizin Afrika Günü'nü en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
@sakaryauni@SAUAfrika
25 Mayıs Afrika Günü ile Afrika Birliğinin kuruluş yıl dönümünü canıgönülden tebrik ediyor; güçlü tarihî ve beşerî bağlara sahip olduğumuz Afrika Kıtası’nın dört bir yanındaki tüm dostlarımıza, tüm Afrikalı kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.
Birlik Vakfı Sakarya Şubesi tarafından yürütülen ve üniversitemizin paydaş olduğu Birlik Akademi Bahar 2026 dönemi kapanışı kapsamında, kıymetli hocamız Sayın Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar'ın katılımıyla gerçekleştirilen konferansta "Çözülme Devri İktisat Ahlakı" başlığına dair değerlendirmelerini dinledik.
Sertifika almaya hak kazanan katılımcıları tebrik ediyor; dönem boyunca tüm emeği geçenlere ve hocalarımıza teşekkür ediyorum.
@sakaryauni@birlikvakfi_54
Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencileri.
Günün yürüşünü yaparken biraz sohbet ettik:
Ünivetsitelerinden ayrılacak olmanın tatlı burukluğunu yaşıyorlar.
Mezun olsalar da SAÜ Ailesinin biricik üyeleri olarak yaşamaya devam edeceklerini söyledik.
Bu vesileyle önerilerini eleştirilerini dinledik:
Mevcut not sisteminin Hukuk Fakültesine uygun olmadığını; sportif faaliyetlerin daha fazla olması gerektiğini söylediler.
Başarılarılarının daim, bahtlarının açık olması temennisiyle.
Öğrencisi olmaktan her zaman onur duyduğum değerli hocam Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar'ı üniversitemizde ağırladık.
Osmanlı İktisat Düşüncesinin Çağdaşlaşması, Sencer Divitçioğlu İktisada Veda Tarihe Yolculuk, Bir İktisatçının Entelektüel Portresi: Sabri F. Ülgener, İktisat Metodolojisi ve Düşünce Tarihi Yazıları, İdris Küçükömer: Bir İktisat Düşünürünün Serüveni, A. Süheyl Ünver: Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Portre Denemeleri başta olmak üzere pek çok değerli eserin sahibi olan hocama ziyareti için teşekkür ediyorum.