Diyarbakır’da tarihin izinde, milletimizle gönül gönüle…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Diyarbakır ziyaretinde kentin tarihi ve kültürel mirasını yerinde görerek Diyarbakır Surları’nı, Nebî Camii’ni ve Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etti. Program kapsamında esnafımızla da bir araya gelen Genel Başkanımız, talep ve beklentileri dinledi.
Bölge il başkanlarımızın eşlik ettiği programa Genel Sekreterimiz Sayın Nihal Ağca, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanımız Sayın Emine Küçükali ile genel başkanımızın ailesi de katıldı.
Tek başına yürüyebilen liderin fotoğrafıdır Diyarbakır fotoğrafı.
Devlet benim diyenlerin koruma konvoyu ile bulunduğu yerde ailesi ile orada bulunmak hem de Apo ve PKK ile ilgili en sert söylemlerin sahibi olarak bulunmak
" Klas duruş" tur.
Bugün Belgrad Kalesi’ndeyim… 🇹🇷
Dün, 29 Ağustos; Kanuni Sultan Süleyman’ın 1521’de Belgrad’ı fethederek Osmanlı tarihinin en önemli kapılarından birini açtığı günün yıl dönümüydü.
Bugün ise 30 Ağustos…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Büyük Zafer’in ve milletimizin bağımsızlık iradesinin tarihe mühür vurduğu gün. 🇹🇷
Aralarında 401 yıl bulunan 30 Ağustos arifesi ve zafer… Biri Belgrad’ın surlarında, diğeri Anadolu’nun bağrında yazılmış iki büyük tarih.
Belgrad Kalesi’nden, tarihimizin izlerini hissederek 30 Ağustos Zafer Bayramımızı gururla kutluyorum.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. 🇹🇷
#30Ağustos #ZaferBayramı #Belgrad #BelgradKalesi #Kalemegdan #KanuniSultanSüleyman #TürkTarihi #MustafaKemalAtatürk
Bu olaydan bağımsız olarak, son zamanlarda devleti temsil eden büyüklerimizin bu tarz saldırılara maruz kalmalarını bende sizin gibi hoş görmüyorum. Fakat sayın cumhurbaşkanı bizzat özellikle valileri sosyal medya içerik üreticisi gibi davranmamaları konusunda uyarmış olmasına rağmen kaymakamlar, valilerin sürekli sosyal medya paylaşımı yaparak dikkatleri üzerlerine çekmeleride bunlara neden oluyor diye düşünüyorum.
1071’de Sultan Alparslan ve ordusuyla Malazgirt’te Anadolu’nun kapıları Türk milletine açıldı.
1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlayan Büyük Taarruz, bağımsızlık mücadelemizi zafere taşıyan yolun en önemli adımlarından biri oldu.
Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan bu kutlu tarih; vatanın yalnızca bir toprak parçası değil, uğruna mücadele edilen ve nesilden nesile emanet edilen bir değer olduğunu hatırlatıyor.
Sultan Alparslan’ı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Malazgirt Zaferi’nin ve Büyük Taarruz’un yıl dönümü kutlu olsun. 🇹🇷
#26Ağustos #MalazgirtZaferi #Malazgirt1071 #BüyükTaarruz #BüyükTaarruz1922 #SultanAlparslan #GaziMustafaKemalAtatürk #MustafaKemalAtatürk #MilliMücadele #İstiklal #Vatan #TürkMilleti #Türkiye 🇹🇷
Üniversitelerin reklam yarışına girdiği, diplomaların değer kaybettiği bir dönemde asıl konuşmamız gereken bu tablo.
Sıfır net çeken on binlerce genç, eğitim sisteminin sessiz çığlığıdır.
Sorun çocuklarımızda değil; onları yetiştiren sistemdedir. Geleceği kurtarmak istiyorsak eğitimi siyasi tartışmaların değil, bilimsel aklın konusu yapmak zorundayız.
#YarınınAnahtarı
❗️YKS'de korkutan tablo
TEDMEM'in YKS 2026 Değerlendirme Raporu'na göre;
✔️Sınavda sıfır net çeken aday sayısı bir önceki yıla göre yüzde 64,4 artarak 67 bin 87'ye yükseldi.
✔️TYT Fen Bilimleri testinde adayların yüzde 12'si hiçbir soruya doğru yanıt veremedi.
✔️Bu oran Temel Matematik testinde yüzde 9 olarak kayıtlara geçti.
https://t.co/U80bk0bFnv
İktidarın “tasarruf” dediği şey, yine milletten ve memleketin yarınlarından kısmak oldu.
2026 bütçesinde yatırımlara 1 trilyon 32 milyar lira ayırdınız. İlk 6 ayda bunun yalnızca 267 milyar lirasını harcadınız.
Aynı 6 ayda faize ödediğiniz para ne kadar?
1 trilyon 462 milyar lira!
Yani üretime, yatırıma harcadığınız her 1 liraya karşılık faize 5,5 lira ödediniz.
Köyün yolu bekledi.
Şehrin altyapısı bekledi.
Çiftçinin, sanayicinin, üreticinin ihtiyacı bekledi.
Memleketin yatırımı bekledi.
Ama faiz beklemedi!
Şimdi buna “tasarruf” diyorsunuz.
Tasarruf; milletin yolundan, yatırımından, üretiminden kısmak değildir. Tasarruf; kamudaki israftan, şatafattan, hesapsızlıktan, plansızlıktan kısmaktır.
Türkiye’nin meselesi kaynak yokluğu değildir. Türkiye’nin meselesi, kaynağın nereye ve kime harcandığıdır!
Bir tarafta üretmek için kaynak bekleyen çiftçi, esnaf, sanayici, girişimci; diğer tarafta tıkır tıkır işleyen bir faiz düzeni…
Bu düzen değişmelidir.
Kamudaki israf derhal sonlandırılmalı; milletin kaynağı faize değil üretime, istihdama, tarıma, sanayiye ve teknolojiye yönlendirilmelidir. Vergide adalet sağlanmalı, vergi kaçağının üzerine kararlılıkla gidilmeli, bütçe dışı yükümlülükler milletin önüne bütün açıklığıyla konulmalı ve kamu harcamalarını disipline edecek güçlü bir mali kural hayata geçirilmelidir.
Türkiye’nin ayağa kalkacağı yer faiz ekonomisi değil, üretim ekonomisidir.
Bu milletin alın terini faize, geleceğini yanlış ekonomi politikalarına mahkûm etmeye hakkınız yoktur.
Memleketin parası var.
Memleketin imkânı var.
Memleketin çalışacak, üretecek insanı var.
Eksik olan kaynak değil; doğru irade, doğru öncelik ve doğru yönetimdir.
Dostlar,
Retweetlerimi göremiyorum, paylaşımlar da çoğu kişiye ulaşmıyormuş. Bir kısıtlama olabilir dediler. Algoritmayı etkilemek için beğeni, retweet yapar mısınız?
Bu hale kim getirdi? Çocuklarımızı milli ve manevi değerlerinden uzaklaştıranlar, şimdi bu problemi çözeceklerini iddia ediyorlar. 9 uncu sınıfa gidecek oğlum için okul araştırması yapıyorum. Okullar o kadar bozulmuş ki akademik başarıdan geçtim. En az kötü alışkanlık edineceği okulu bulmaya çalışıyorum. Çocuklarımız okula gitmese evde otursa daha iyi, sayın bakanın çocukları hangi okullarda okuyor bunlarada haberde yer verseniz. Hangi manevi duygularla eğitim aldırıyor çocuklarına bizde o devlet okullarına gönderelim çocuklarımızı.
Herkes çocuklarının milli ve manevi değerlerden uzaklaştığından şikayet ediyor!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin;
"Herkes bize çocuklarının milli ve manevi değerlerden uzaklaştığından şikayet ediyor. Kılığından kıyafetinden tutun, vatan sevgisinden, millet sevgisinden, milletle hemhal olma duygusundan rahatsız."
"O zaman bizim bunu çözmemiz lazım, bizim buna odaklanmamız lazım. Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirdik, müfredatlarımızı."
https://t.co/crJDU6jJNc
Sayın Ömer Ekinci’nin bu tespitlerine katılıyorum. Bu tarz paylaşımlar
Başta çocuklarınız olmak üzere insanların emeğin, eğitimin ve üretmenin değerini öğrenmek yerine; kısa yoldan zengin olmayı, lüks yaşamı ve şöhreti başarı ölçüsü olarak görmesine neden oluyor. Bunun sonucu ise okuldan uzaklaşan, gerçek hayattan kopan ve hayal dünyasında yaşayan bir gençlik oluyor.
Sosyal medyada kendisini “yayıncı” veya “fenomen” olarak tanımlayan bazı kişilerin, gösterişi ve kolay yoldan zengin olmayı özendiren içerikleri çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde ciddi bir etki oluşturuyor. Aile yılında @rtukkurumsal@tcailesosyal@MahinurOzdemir ilgili kurumları göreve davet ediyorum.
Bir ülkenin en büyük serveti doğal kaynakları değil, iyi yetişmiş nesilleridir. Geleceğimizi; bilgiyi, çalışmayı ve ahlakı değil, gösterişi ve sahte başarı hikâyelerini öne çıkaran içeriklere teslim edemeyiz. Çocuklarımıza doğru rol modeller sunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu videolarla toplumun DNA'sıyla oynanıyor.
- Çocuklar normal hayatı değersiz sanıyor.
- Gençler çalışmadan zengin olmayı hedefliyor.
- Yetişkinler kendi hayatını başarısız görüyor.
- Genç çiftler sanal mutsuzluğa düşüp boşanma eğilimine giriyor.
- Çocuklar ve gençler kendilerine böyle bir hayat sunmayan ebeveynlerine öfkeleniyor.
Özetle bu videodaki gösteriş budalalığının, sahte zenginliğin topluma maliyeti büyük. Kaldı ki gerçekten varlıklı ailelerin böyle bir videosunu göremezsiniz.
En büyük makam; bir annenin duası, bir büyüğün tebessümüdür. Bizim siyaset anlayışımız; gönüllere dokunmak, derdi dinlemek ve çözüm üretmektir. Çünkü milletimizin duası, en büyük gücümüzdür.
Anahtar Parti milletimize diyor ki:
“Korkmayın, biz varız. Endişe etmeyin, hakkınızı savunacak irade de kadro da burada.”
Bu yüzden verdiğiniz mücadeleyi küçümsemeyin. Herkesin umudunu kaybettiği, siyasetin iki kutup arasına sıkıştığı bir dönemde çıktığınız bu yol, sıradan bir siyasi hareket değildir.
Biz bu milleti ayrıştırmaya değil, birleştirmeye geldik. Alevi-Sünni demeden, dindar-seküler demeden, modern-geleneksel demeden; ay-yıldızlı al bayrağın altında yaşayan seksen altı milyon vatandaşımızı aynı ailenin fertleri bilen bir anlayışın temsilcileriyiz.
Eğer bu mücadele verilmeseydi, Türkiye yine aynı tahterevalli siyasetine mahkûm olacaktı. İktidar yine “Bizden başkası yapamaz.” diyecekti. Muhalefetin yetersizliği üzerinden kendi varlığını tahkim etmeye devam edecekti.
Yıllardır muhalefete, “Devlet bilmezler, vatan bilmezler, millet bilmezler.” denildi. Anahtar Parti o ezberi bozmak için kuruldu.
Çünkü Anahtar Parti; devlet bilir, vatan bilir, millet bilir, Cumhuriyet bilir, demokrasi bilir, hukuk bilir.
Biz kimsenin korkusundan değil, milletimizin umudundan güç alıyoruz.
Artık Türkiye’de Anahtar Parti var; milletimizin önünde gerçek bir seçenek, geleceğe açılan güçlü bir kapı var.
Memleketi anlamak için raporlara değil insanların gözlerine bakmak gerekir.
Pazarda karşılaştığımız her vatandaşımızın anlattığı aynı şeydir: Geçim zorlaştı ama umut bitmedi!..
Biz o umudu büyütmek için buradayız.
Milletin yükünü paylaşan, derdini kendi derdi bilen bir siyaset için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bu memleket için daha iyisi mümkün…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 9 Temmuz Perşembe
⏰ 13.00'te
Parti Genel Merkezimizde ülke gündemini değerlendirmek için basın toplantısı yapacaktır.
Canlı Yayının Verileceği Hesaplar:
https://t.co/wENJg17Nv0
https://t.co/I1ttnZ0H9t
https://t.co/MiEyFa2nFh
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımızdır.
Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce üç konuda somut adım bekliyoruz:
📌 Okul güvenliği
📌 Temizlik personeli sorununun çözümü
📌 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmenler tarafından tam olarak anlaşılmasını sağlayacak çalışmalar
Çocuklarımızın daha güvenli, daha temiz ve daha nitelikli bir eğitim ortamına kavuşması için verilen sözlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Bir öğretmenin hayalini ertelemek bir milletin geleceğini ertelemektir!..
Atanamayan öğretmenlerimizin sesi olmaya ve hak ettikleri değeri görene kadar yanlarında durmaya devam edeceğiz. Söz veriyoruz...