Asur mu Babil mi Pers mi Roma mı? Hangi tip sürgün istersin? Zira pogrom ve holokost inancımızca yasak ;) Sopunuza gargat ağacı dikeceğiz lakin "bizim istediğimiz zaman"
Literatür yeni çalışmalarla da derinleşiyor: Mine Durmuş’un II. Abdülhamid dönemi tezi (2016) ve Meliha Aydınlı’nın 1879–1909 kararlarını inceleyen doktora tezi (2024), Meclis’in işleyişini arşiv belgeleri üzerinden ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Meclis-i Meşayih üzerine çok değerli hocalarımızın önemli çalışmaları var: Bilgin Aydın (1998), Zekeriya Akman (2013), Salih Çift (2017) ve İsmail Kaya (2021). Kuruluş, devlet–tarikat ilişkisi, denetim ve güncel meseleler için temel bir literatür oluşturuyor.
tecrübe üç modeli gördü 1826’da tasfiye 1866’da Meclis-i Meşayih ile denetim 1925’te kapatma. Bugün tartışılması gereken dördüncü yol olabilir:
"İnancı değil kurumsal gücü denetleyen, Diyanet bünyesinde temsil ve özdenetime dayalı modern bir Meclis-i Meşayih"
Diyanet bünyesinde bir Meclis-i Meşayih kurulmalı Tarikat ve cemaatlerin seçilmiş temsilcileri, ilahiyatçı ve hukukçular aynı mecliste yer almalışeyhlik/icazet, temsil yetkisi, ilkeler ve ihtilaflar ortak kurallara bağlanmalı Devlet denetler, yapıkendi kendini de denetler
Denetim tamamen dışarıdan değildi Meclis üyeleri arasında farklı tarikatların şeyhleri vardı 1918’de merkez tekkeler ve taşrada Encümen-i Meşayih yapılarıyla sistem genişledi Model, merkezi devlet denetimi ile tarikat elitlerinin öz-denetimini birleştirdi
Denetim yalnız atama değildiMeclis ayin ve mukabele zamanlarını, ruhsatsız zikirleri tekke içi ihtilafları, şeyhlerin görev ve davranışlarını hatta tekkede kimlerin kalacağını inceleyebiliyordu Gerektiğinde Zabtiye ve Dahiliye devreye giriyordu
Bir tekkenin şeyhliği boşaldığında silsile veya aile bağı tek başına yeterli değildi. Vakfiye icazetehliyet ve sicil incelenebiliyor bazı dönemlerde adaylar imtihana giriyordu. Şeyhlik böylece yalnız manevi değildevletçe tanınan idari bir statüydü.
1866’da Şeyhülislamlık uhdesinde kurulan Meclis-i Meşayih, tarikatları tasfiye etmekten çok tekke, meşihat, vakıf ve şeyh atamalarını merkeziidari denetime bağladı. Osmanlı böylece dini otoriteyi bürokratik bir çerçeveye aldı.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'dan dikkat çeken mesaj:
"Her yıl 1,1 milyon genç oy kullanmaya başlıyor. 'Duble yol yaptık' diyerek seçimi alamayız. Yeni sosyolojiyi okumak zorundayız.”
ALLAH’ım!
Sabreden Kullarından
Şükreden Kullarından Kıl
Sabahımızı Nurunla
Ziyalandır
Her Kimin Ne Derdi Var İse
Kolaylaştır
Dualarda Birleştir
Allah'ım.!
Bizi amansız hastalıklarla sınama
Evlatlarımızla imtihan etme
Borç yüküyle ve kul hakkıyla,
Canımızı alma...
Teheccüd..