Turkish GTA 6 fans want language support so badly that they went out of their way to professionally dub the game's gameplay reveal. https://t.co/XtUsVLkg5U
Sonra çakal şirketlerin arasından bir kurt çıktı 🐺
✅ Mevcut oyuncuya ücretsiz Remastered sunacak
✅ Büyük yapımlarında Türkçe dil desteğine önem verdi
✅ Erişilebilir fiyatlar ve sık yüksek oranlı indirimlerle oyuncuyu üzmedi
✅ Oyun içi satın alımları dayatmadan tam bir deneyim sundu
✅ Oyun boyutunda, dolu dolu hikaye DLC’leriyle parasının hakkını verdi ve üstüne 2 DLC’yi de beleşe verecek
An itibarıyla CDPR fanlığımız başlamıştır 🫡
Var olun Polonyalı ağabeyler 🇵🇱
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun! ❤️
Atamızın armağanı olan bu özel günü, video oyunlarındaki en sevdiğim çocuk kahramanlarla kutlamak istedim.
Çocukların hayatını kaybetmediği, çalışmak zorunda bırakılmadığı, savaşlarda ailelerini yitirmediği; eğitimlerini özgürce alabildiği, çocukluklarını doyasıya yaşayabildiği ve oyunlarına sansür uygulanmadığı bir dünya diliyorum.
🎮⭐️Buradan küçük yaştaki takipçilerime de şunu söylemek istiyorum: Tadını çıkarın dostlar, şu an oyunlardan aldığınız o keyfi ileride çok özleyeceksiniz. :)
Öyle bir ateş altındaydı ki oyunlar, içimize sinmeyen haliyle geçmesine bile sevinmek zorunda kaldık oyun yasasının.
Bundan sonra olumsuz sonuçlarını yaşadıkça itiraz etmeye ve oyun karşıtı lobilerin ipliğini pazara çıkarmaya devam edeceğiz.
Biz bu ülkenin genci, vatandaşı değil miyiz?
31 yaşındayım. Fırsat buldukça oyun oynamak benim mentalime iyi geliyor. 15 yaş altı çocuğuna elalem sahip çıkamıyor diye niye benim hobim elimden alınıyor? Hala yetişkin oyun severleri az sanıyorsunuz. Çok fazla insanı küstürdünüz.
Hayır Tuncay Özkan, sen halkın sesi değilsin. Bu çağda artık yeri olmayan bir siyasetçisin ve her siyasetçi gibi bilmediğin konuda konuşmaktan çekinmiyorsun.
Sözde korumaya çalıştığın gençliğin, geleceğe dair umutlarına kelepçe vurmaktan başka sonucu olmayan şeyler istiyorsun.
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
Enis Kirazoğlu, gündemdeki BTK kararlarıyla ilgili sert bir açıklama yaptı:
"Ciddi anlamda gençlerle kavga etmek istiyorsunuz. Yani benim anladığım bu. Hani 'gençler bizden tiksinsin' hamlesi bu. Tiksinmeyen bir genç kaldıysa o da tiksinsin hamlesi."