Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve Dr. Coşkun Yılmaz, “Batılılaşmanın Kaynakları”nı Azmi Özcan ile konuşuyor. 🗣️
“Tarih Söyleşileri”, yeni bölümüyle bu akşam 23.15’te TRT 2’de. 📺
CENAZE EVİNDE DÜĞÜN OLMAZ!
Bugün 1 Mayıs’ı kutlamak içimden gelmiyor. Bu gün, benim için artık anlamını ve önemini yitirmiş durumda. Sebebini uzun uzun anlatmak istiyorum.
Bugün 1 Mayıs 2026. Çok uzağa gitmeye gerek yok; 1 Mayıs 2023’e, seçimden sadece iki hafta öncesine dönelim. Herkesin dilinde aynı kelimeler: işçi, emekçi, taşeron… Sendikalar bir yanda, siyasi partiler bir yanda. İktidarıyla muhalefetiyle herkes ekran ekran gezip aynı kitleye sesleniyor, aynı vaatleri sıralıyordu.
Sonra ne oldu? Seçim bitti. Herkes payına düşeni aldı ve bir köşeye çekildi. İktidar yerini sağlamlaştırdı, muhalefet kabuk değiştirdi, sendikalar ise üyelerinin maaşlarıyla birlikte aidatlarını artırdı. Mutlu olan çoktu… ama söz verilen kesimler hariç.
Aradan 3 koca yıl geçti. Yine 1 Mayıs. Yine miting alanları kuruluyor, yine aynı konuşmalar yapılıyor. Otobüslerle taşınan kalabalıklar, kürsülerden yükselen tanıdık cümleler… Bir gövde gösterisi, ardından sessizlik. Her yıl aynı sahne, aynı replikler. Değişen hiçbir şey yok.
Aslında bu sadece 3 yılın meselesi de değil. Neredeyse on yıldır meydanlarda aynı konular konuşuluyor. Taşeron hâlâ taşeron, işçi hâlâ eziliyor. Ama kamuda sendikası olanlar daha çok özlük haklarının peşinde: çalışma saatleri azalsın, tayin hakkı genişlesin… Çünkü onların geçim derdi, diğer işçilerinki kadar yakıcı değil.
Gerçek bu. Kimse darılmasın, kimse kişisel olarak üzerine alınmasın.
Şimdi önümüzde yine bir seçim, yine toplu iş sözleşmeleri var. Yine maaş artışlarıyla 3 yıl daha “rahatlama” dönemi başlayacak. Çünkü sendikalar çalışıyor(!) İşçinin cebine giren 1 lira, bazıları için milyonlara denk geliyor.
Siyasi partiler yine vaatlerle sahnede olacak. Seçime kadar işçi hatırlanacak, sonra unutulacak. Taşeron yine seçim malzemesi yapılacak. Bu bir parti meselesi değil, bu bir düzen meselesi.
Elbette istisnalar var. Gerçekten derdimizi dert eden, yol açmaya çalışan sendikacılar, siyasetçiler, bürokratlar var. Onların yeri ayrı. Sayıları arttıkça umut da artacak.
Ama bugün tablo bu.
1 Mayıs “İşçi Bayramı” deniyor. Neyin bayramı?
Daha dün maaşını alamadığı için eylem yapan maden işçileri vardı. Yanlarında kim vardı? Aylarca çalışıp ücretini alamayan insanlar, hakları olan üç kuruşu aldığında sevinmek zorunda kaldı.
Yarın da birçok işçi çalışmaya devam edecek. Bu ülkede kurban edilecek hayvanlara gösterilen özen, çoğu zaman işçiye gösterilmiyor.
Ben kendi adıma; verilen sözler tutulana, herkes görevini gerçekten yapana, göstermelik değil gerçek bir mücadele başlayana kadar 1 Mayıs’ı bayram olarak kutlamayacağım.
İşçinin bayram etmediği yerde, 1 Mayıs sadece bir tatil günüdür.
Taşeron, madenci, emekçi… Hepsi ayakta kalmaya çalışırken, hayatla ölüm arasında bir çizgide yürürken; bayram kutlamak bana doğru gelmiyor.
Yazımın başlığında belirttiğim gibi;
bizim oralarda bir söz vardır:
“Cenaze evinde düğün olmaz.”
Hadi size İyi bayramlar.
Sözde #1Mayıs
2018 yılında çıkarılan 696 sayılı KHK ile binlerce taşeron işçi kadro hakkına sahip oldu.
Fakat %70 işçilik gideri maliyeti sebep gösterilerek #KiralıkAraçSoförleri, #Hbys#Karayolları#Yemekhane vb kapsam dışı bırakıldı. Adalet nerede?
Devlet vatandaşına karşı adil olmalı.
Aynı işi yapıp yıllardır hiç kadro alamayan emekçilerin feryadı artık duyulmalıdır!
696 Sayılı KHK ile bazı taşeron işçiler sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş olsa da aynı işi yaptığı hâlde hiç kadro alamayan on binlerce çalışan hâlâ büyük bir mağduriyet yaşamaktadır.
Üstelik kadroya geçen çalışanların dahi çözülmemiş pek çok sorunu vardır:
🔹 Mazeret tayin haklarının şarta bağlı olması,
🔹 Fiilen yaptıkları iş ile meslek adı/meslek kodlarının uyuşmaması,
🔹 Toplu iş sözleşmelerinin çok geç imzalanması ve uygulanması,
🔹 Haftalık çalışma saatlerinin personelden personele değişmesi,
🔹 Aile birliği kapsamında dahi tayin hakkı olmaması,
bu çalışanlar arasında derin bir eşitsizlik yaratmakta ve iş barışını bozmaktadır.
Bu tablo artık sürdürülemez.
👉 Kadro alamayanların sesi duyulmalı,
👉 Kadroya geçenlerin hakları eksiksiz şekilde düzenlenmeli,
👉 Aile birliğini korumak isteyen personel için tayin imkânı sağlanmalıdır.
Bu sorunları Sağlık Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yeniden gündeme getirdik.
Çözüm nettir: Emekçinin hakkı daha fazla ertelenemez.
#TaşeronaKadro
@neseberbertv@liderhabertv@drmemisoglu Hastanedeki sağlık ın sistem tarafı Hbys personelli 8 yıldır kadro bekliyor ne zaman çalışma olacak @neseberbertv sorabilir misiniz size zahmet sizi engellemezler ise
30 Ağustos; yokluğa, yoksulluğa ve esarete karşı yazılmış, sadece bir ordu zaferi değil, bir milletin “Ben buradayım!” haykırışıdır.
Her dalgalanan bayrak ve her söylenen İstiklal Marşı, Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan özgürlüğün ve bu iradenin simgesidir.
Ona duyduğumuz sevgi ve minnet, bugün özgürce aldığımız her nefesin sebebidir.
Bu mücadelede canlarını feda eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların cesareti, bugün özgürce yaşamamızın teminatıdır.
Zafer, “Zafer benimdir!” diyebilenindir.
#30AğustosZaferBayramı
#BüyükTaarruz
Taşeron işçilerin sesi olduğunuz, sorunlarımızı cesaretle dile getirdiğiniz için size teşekkür ediyoruz Sayın İsa Karakaş. Mücadelenizi destekliyor, yanınızda olduğumuzu bildiriyoruz. Allah razı olsun.
📌 Hayırlı olsun!
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan 10. Yargı Paketi, ceza infaz düzenlemeleri başta olmak üzere birçok önemli hukuki değişikliği içeren yeni yasalarla yürürlüğe girdi.
#YargıPaketi#HayırĺıOlsun
Hobi bahçesi satın almak isteyen bireylerin mülkiyet haklarını koruma, yasal mevzuata uygun hareket etme ve ilerleyen dönemde karşılaşılabilecek hukuki riskleri bertaraf etme açısından dikkatli olmaları gerekmektedir. Özellikle tarım arazilerinin bölünerek hobi bahçesi olarak pazarlanması 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde açıkça yasaklanmış olup, hukuka aykırı yapılaşma ciddi cezai yaptırımlara yol açabilir.
📌 Mevzuatta Hobi Bahçesi Tanımı Bulunmamaktadır Gayrimenkul alımlarında "hobi bahçesi" adıyla satışa sunulan taşınmazların resmi statüsü, tapu kayıtları ve imar planları üzerinden doğrulanmalıdır. İmar planlarında bu tür bir kullanım şekli yer almadığı için, ilgili taşınmaz tarla statüsünde olabilir ve tarım amaçlı kullanıma tabi tutulmalıdır. Yapılaşmanın yasa dışı kabul edilmesi halinde, kaçak yapı statüsüne girerek yıkım ve para cezası ile karşılaşma riski doğacaktır.
📌 Tapu ve Mülkiyet Hakları Dikkatle İncelenmelidir ✅ Kooperatif hissesiyle satışa sunulan taşınmazlarda müstakil tapu verilmez, yalnızca noter aracılığıyla düzenlenen sözleşmelerle kullanım hakkı devredilir. Bu durum mülkiyet haklarının tam olarak korunmasını zorlaştırabilir. ✅ Özel mülkiyete tabi satışlar, tarla statüsündeki taşınmazlar için geçerli olabilir. İmar mevzuatına uygunluk açısından yapılaşma sınırlandırılmış olup, gerekli yasal izinler sağlanmadan inşaat yapılması hukuka aykırı kabul edilir. ✅ Belediye tarafından kiralama yöntemiyle kullanım hakkı verilen hobi bahçelerinde mülkiyet devri yapılmamaktadır. Belirli bir süre için kullanım hakkı tanınan taşınmaz, sürenin sonunda belediye mülkiyetine geri dönmektedir.
📌 Sonuç ve Hukuki Öneriler ⚠️ Hobi bahçesi satın alırken, tapu kayıtları ve imar durumu resmi belgeler üzerinden doğrulanmalıdır. ⚠️ Hisseli tapu satışlarında, noter sözleşmeleri aracılığıyla kullanım hakkı devredildiği için mülkiyet ihtilafları yaşanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. ⚠️ Tarım arazileri üzerinde mevzuata aykırı yapılaşmalar kaçak olarak değerlendirilmekte ve yıkım kararlarıyla sonuçlanabilmektedir. ⚠️ Gayrimenkul alımlarında, mülkiyet haklarını koruma açısından hukuki danışmanlık almak büyük önem arz etmektedir.
📌 Hobi bahçesi satın almak isteyen bireylerin, ilerleyen dönemde hukuki sorunlarla karşılaşmamak adına detaylı bir hukuki araştırma yapmaları ve yasal mevzuata uygun hareket etmeleri gerekmektedir.
#HobiBahçesi
#Hukuk
📌 Yeni nafaka düzenlemesi hukuki açıdan önemli yapısal değişiklikler içeriyor ve mevcut uygulamadaki süresiz nafaka kuralını belirli sürelerle sınırlamayı amaçlıyor. Özellikle, evlilik süresine bağlı olarak kademeli bir nafaka sistemi getirilmesi, hukuki denge açısından hem nafaka yükümlüsü hem de hak sahibi için yeni sonuçlar doğuracak.
📌 Bu düzenleme, nafakanın süresiz bir yük olmaması ve her iki tarafın ekonomik bağımsızlığını koruması yönünde şekillendirilmiş görünüyor. Ancak uygulamada doğabilecek bazı kritik noktalar var:
📌 Evlilik Süresine Bağlı Belirlenen Nafaka Süresi:
Evlilik süresi 3 yıldan kısa olanlarda maksimum 5 yıl nafaka.
3-10 yıl arası evliliklerde maksimum 10 yıl nafaka.
15 yıl ve üzeri evliliklerde maksimum 20 yıl nafaka. Bu sınırlamalar, nafaka hakkını alan taraf açısından mağduriyet yaratabilir mi? Özellikle uzun süre evli kalan, ancak mesleki kariyerini bırakmış kişiler için belirlenen süre yeterli olacak mı?
📌 Arabuluculuk Zorunluluğu:
Boşanma davalarında arabuluculuk şartı getiriliyor.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları doğrultusunda adil bir uzlaşma sağlanabilecek mi?
Özellikle kadının ekonomik olarak daha zayıf olduğu durumlarda arabuluculuk sisteminin yeterli korumayı sağlayıp sağlamayacağı tartışmalı olabilir.
📌 Mevcut Nafaka Kararları Geriye Dönük Etkilenir mi?
Mevcut nafaka kararları bu yeni düzenlemeye göre revize edilecek mi?
Nafaka süresine ilişkin kararlar geçmiş dosyalara uygulanırsa, nafaka yükümlüleri için yeni talepler doğabilir ve hukuki süreçleri karmaşık hale getirebilir.
📌 Bu yasa, özellikle nafaka yükümlülüğünü süresiz olmaktan çıkararak belirli çerçeve içine almayı amaçlıyor. Ancak, nafaka alacak kişinin yaş, ekonomik durum ve sosyal güvencesi gibi kriterler göz önünde bulundurulmadan uygulanırsa ciddi mağduriyetler ortaya çıkabilir.
#Nafaka #Hukuk #YargıPaketi
#Radar #Avukat #Ankara
🚗 Bayram süresince kesilen radar cezaları, sürücüler nezdinde ciddi tartışmalara yol açmış ve şikayetlere neden olmuştur. Gelen tepkiler üzerine İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından oluşturulan komisyon, cezaların hukuki geçerliliğini incelemektedir. Şu ana kadar herhangi bir resmi iptal kararı açıklanmamış olsa da, konunun idari ve hukuki süreçleri devam etmektedir.
⚠️ Sorunun Kaynağı: Trafidar Sistemi ve Hukuki Sakıncalar Bayram döneminde kullanılan yapay zeka destekli Trafidar radar sistemi, ani hız değişikliklerini tespit ederek sürücülere otomatik cezalar kesmektedir. Ancak, Türkiye Trafik Kazaları Önleme Derneği, bu radarların uluslararası teknik uygunluk sertifikalarına sahip olmadığını ve ölçüm hataları içerdiğini öne sürmektedir. Eğer bu iddialar doğrulanırsa, kesilen cezaların hukuki açıdan geçersiz sayılması gündeme gelebilir.
📌 Toplu İptal Kararı Hukuken Mümkün mü? Hukuki açıdan bakıldığında, genel bir iptal kararı verilmesi ancak idari ve teknik hataların tespit edilmesiyle mümkün olabilir. Komisyonun incelemeleri sonucunda:
Radarların ölçüm doğruluğu,
Hız sınırı tabelalarının uygunluğu,
Uluslararası standartlara uygunluk durumu değerlendirilecektir.
Eğer Trafidar sisteminin hukuka aykırı olduğu belirlenirse, idari makamlar tarafından genel bir iptal kararı açıklanabilir. Ancak, şu an için bireysel itirazlar sürücüler açısından daha uygulanabilir bir yol olarak öne çıkmaktadır.
📝 Radar Cezasına İtiraz Süreci ve Hukuki Gerekçeler Sürücüler, cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak cezaya itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde şu hususlara vurgu yapılmalıdır:
✅ Radar Cihazının Kalibrasyonu:
Kullanılan radar cihazının kalibrasyon belgelerinin eksikliği, ölçüm hatalarına yol açabilir. Bilirkişi incelemesi ile cihazın hatalı olup olmadığı incelenebilir.
🚦 Hız Sınırı Tabelalarının Uygunluğu:
Yönetmelikte belirtilen şekilde konumlandırılmamış hız sınırı tabelaları, sürücülerin doğru bilgi almasını engelleyebilir ve cezaların hukuki geçerliliğini tartışmalı hale getirebilir.
🔍 Radarın Teknik ve Hukuki Uygunluğu:
Trafidar sisteminin uluslararası teknik standartlara uygunluğu belgelenmemişse, cezaların iptali mümkündür.
📑 Hatalı Ölçüm ve Bilirkişi Raporu:
Ani hız değişiklikleri yanlış değerlendirilerek hatalı ceza kesildiyse, sürücüler bilirkişi raporu talep ederek cezaya hukuki itirazda bulunabilirler.
📢 Sonuç ve Hukuki Değerlendirme Şu anda toplu iptal kararı verilmemiş olsa da, teknik hatalar ve hukuki değerlendirmeler netleştiğinde genel bir iptal süreci gündeme gelebilir. Sürücüler, itiraz başvurularını bireysel olarak yapabilir ve cezalarının hukuki açıdan değerlendirilmesini sağlayabilir. Konu hakkında gelişmeler oldukça mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeni adımlar atılabilir.
#Radar #hukuk #Avukat
#YargıPaketi #Bayram #Radarcezası
Kavaklıdere Ortaköy Mahalle Muhtarı sayın Filiz Tufan’ın çocuklara okuma alışkanlığını kazandırmak amacıyla başlattığı,kütüphane kurma çabasını takdirle karşılıyor ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu gayretinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum.
#ortaköy#kavaklıdere