En ağır işgal;
Bir insanın iç dünyasında iz bırakıp
sonra hiçbir şey olmamış gibi geri çekilmek.
Ve düzeltme sorumluluğunu almamakla beraber,
kusuru da karşı tarafa yüklemektir.
Biten ya da bitmiş gibi görünen ilişkilerde zihin için hikaye hala açıktır.
Bir şeyin gerçekten bitmesi için konuşulması, görülmesi, anlamlandırılması ve kapatılması gerekir.
Beyin “hikaye tamamlandı” onayını almadan gerçek bir kapanış yapmaz.
İnsan sevdiği birinden vazgeçmez;
bir şeylerin değişebileceğine olan inancını yitirdiğinde vazgeçer.
Çünkü bazen…
karşı taraf bütün yolları kapatmıştır
ve geriye sana
sessizce devam etmek kalır.
İçinde barış yoksa dış dünyada herkesle savaş açarsın: duyduğun bir cümleye sinir olursun, çocuğuna patlarsın, eşine saldırırsın. İçindeki savaşı bitirmeden dışarıda uzlaşmacı ve kendinle uyumlu olamazsın.
Dışardaki savaş bitsin istiyorsan; önce kendi içindeki savaş susmalı ki dışarıda barış kurabilesin.
Kendini yeniden keşfettiğinde sadece insanı değil; dekorasyon zevkini, müziğini, okuduğun kitapları, ilişki seçimlerini bile başka bir yerden görmeye başlarsın. Eskisi kötü olduğu için değil… o beğeniler, o eski SEN’e hizmet ediyordu. Şimdi yeni senin zevkleri, seçimleri, ihtiyaçları değişti. Çünkü belki de artık o şeylere ihtiyaç duymuyorsun.
İçindeki bütünlüğü kurduğunda terk edilmek de reddedilmek de seni eksiltmez; çünkü artık dışarıdan değil içeriden beslenirsin ve sahte bağların reddi sende hiçbir duygu uyandırmaz. Giden, gitmek istediği için gider ve bu sadece yeniye yer açar.
Bazı hikayelerde iki kahraman yoktur; biri gölgede kalırsa, diğeri sahneden iner. Gölgede kalanların saatleri sınırlıdır ve korkunun arkasına saklananın yazgısı,
seyirci olarak kalmaktır.
Bir ilişkiyi anlamak istiyorsan
söylenen sözlere değil, içinde uyandırdığı hisse bak.
Çünkü insanın gerçek gözü
bilinçdışıdır; her şeyi görür
ve asla yalan söylemez. 🖤✨
Ruhsal acı, depresyon, boşluk…
Hiçbiri yalnızken iyileşmez.
İnsanı insan onarır.
Bir bakış, bir söz, kalpten kalbe bir dokunuş
Besleyici bir bağ kurulduğunda,
Ruh çiçek açar.🌹
Kibir, değersizliğini gizlemek için yukarıdan bakar.
Gurur, kendi değerini bilip dimdik durur.
Biri sevgiyi iter, diğeri sevgiyi hak ettiğini hatırlar. 🌿
Kaderin bize getirdiği kişi, bilinçdışımızın diliyle yazılmış bir mektuptur.
O kişiyi okursak özgürleşiriz; onu değiştirmeye çalışırsak zincirleniriz.
#aşk
Gerçek bir bağ, bedeni de ruhu da onarır.
Kalpten kurulan her temas, oksitosin salgısını artırır; bedendeki yangını söndürür, sinir sistemini sakinleştirir.
Sevgi, sadece duygusal değil, biyolojik bir şifadır.🌿
“Doğru insan” sandığımız, bizi hiç üzmeyen değil, bize kendimizi gösterebilen kişidir.
Çünkü hakikatte doğru insan; seni rahatlatmaz, büyütür.
Bazen susar, bazen aynadır ama hep seni kendine döndürür. 🌿