@kavaklibeyda@tturganyev Beyda hanim, basit ve hakli bir tweet yuzunden buyuk bir saldiriya ugradiginizi dusunuyorsaniz size kosulsuz ve ucretsiz destek vermeye hazirim. Bu kadar tepkinin nedenini birlikte anlamaya calisabiliriz.
“Ailem Güvende” adı verilen soruşturma kapsamında LGBTİ+ hak savunucusu örgütlerin yanı sıra, HIV ile yaşayan insanların haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınması; kuruluşların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ve hak savunucularına yönelik adli süreçlerin yürütülmesi kaygı vericidir.
Süreç kapsamında önce Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin (CETAD) sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmiş, ardından Türkiye Psikiyatri Derneği’nin (TPD) resmî X hesabı için de erişim engeli talep edilmiştir. TPD, 7.138 üyesi bulunan, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlığı alanında faaliyet gösteren yasal bir uzmanlık derneğidir. TPD ve CETAD, ilgili mevzuat çerçevesinde kurulmuşlardır; tüzüklerinde birey ve toplum ruh sağlığını korumak ve geliştirmek, mesleğin bilimsel ve etik ilkeler çerçevesindeki sorumluluklarını gözetmek ve hekimler ile ruh sağlığı çalışanlarına eğitim vermek gibi görevler tanımlanmıştır.
Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği çeşitliliğinin bir suç unsuru ya da toplum açısından tehdit gibi sunulması, LGBTİ+ bireyleri toplum nezdinde açık hedef haline getirme ve ayrımcılık ile nefret söylemlerini artırma riski taşımaktadır.
Bunun sağlık alanında da doğrudan sonuçları vardır. Ayrımcılığa, fişlenmeye veya kötü muameleye maruz kalma endişesi, LGBTİ+ bireylerin hastane ve sağlık kuruluşlarına başvurmaktan kaçınmasına; koruyucu sağlık hizmetlerinden, tanı ve tedaviden uzaklaşmasına neden olabilir. Aynı zamanda HIV ile yaşayan kişilerin haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen, HIV’den korunma ve cinsel sağlık alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının işlevsizleştirilmesi, halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratabilir.
Türkiye’nin HIV/AIDS alanındaki mevcut ulusal politikaları da bunun tersini göstermektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2025-2030, HIV ile mücadelede insan haklarını gözetmeyi, HIV ile yaşayan kişilerin tanı, tedavi, bakım ve desteğe eşit biçimde ulaşmasını ve toplum sağlığının korunmasını hedeflemektedir. Bakanlığın ilgili açıklamalarında, HIV ile mücadelede özellikle ayrımcılığa ve damgalamayla karşı karşıya kalan gruplara ulaşmanın ve bu kişilerin katılımını sağlamanın önemi vurgulanmaktadır.
Dolayısıyla bilimsel sağlık bilgisini topluma ulaştıran ve sağlık hakkını savunan meslek örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının faaliyet alanlarının daraltılması, kamu politikaları açısından da ciddi bir çelişki yaratmaktadır.
LGBTİ+ bireylerin ve HIV ile yaşayan insanların sağlık hakkı korunmalı; ayrımcılık ve damgalamayla mücadele güçlendirilmelidir.
Bilimsel bilgiye, meslek örgütlerine ve sağlık hakkına yönelik kısıtlamalara son verilmelidir.
İstanbul Tabip Odası
Türkiye Psikiyatri Derneği’nin resmi hesabına erişim engeli getirilmesini kabul edilemez buluyorum. Bilimsel bilginin, meslek örgütlerinin ve hekimlerin topluma ulaşmasının önüne engel konulmamalı. Bir psikiyatri hekimi olarak bu kararı kınıyorum.
@meleklerinpayi Burkay bey, yorumlarda kimi bosver demis, kimi cahiller, gencler, toylar demis, aldirma demis, engelle gec demis, herkes hakli sanki. Sanirim bu platformda olmak her seye hazir ve dayanikli olmayi gerektiriyor. Bizle boomer gormeleri cok normal. Ben ise sizden cok ogreniyorum.