Kapitalizmin ideolojisi seni biricik olduğuna inandırır. Seçilmiş kişisiniz. Biriciksiniz. Öyle bireysiniz ki her kolektif hareket sizi aşağı çeker. Sonra iş piyasasına girer ve bok kadar değeriniz olmadığını anlarsınız.
Anti komünist Kemalistler ve ucube fikirleri: "Sovyetler yıkıldı ama Atamın kurduğu rejim hâlâ hayatta ;)"
Aynen. Muasır medeniyeti görür gibiyim. Erdoğan Türkiyesi ile Kemalist rejim arasındaki mesafeye bakınca Putin SSCB militanı gibi duruyor.
Bu meseleyi yalnızca Trump'la sınırlamak tamamen yanlış. ABD/AB emperyalist bloğunun bize atfettiği rol, güvenlik ve jeopolitikle sınırlıdır. ABD'de Demokratlar ve AB'de sosyal demokratlar iktidara gelse bile, Doğu politikaları asla ulusal bağımsızlık ve demokrasiyle ilgili olmayacaktır.
Bertrand Russell, dindarların kötü niyetli oldukları için değil, doktrine bağlı kalmak adına zalimlik yaptıklarını söyler. Örnek olarak o dönemki tıbbi gelişmeleri verir: Kadınların doğum sancısını azaltmak için anestezinin ilk kullanıldığı zamanlarda, kilisenin Yeni Ahit’teki "Kadın acı çekerek doğuracaktır" ayetine dayanarak buna nasıl karşı çıktığını anlatır. İyi niyetli doktorlar ve dindar insanlar, "Tanrı'nın iradesine karşı gelmemek" adına kadınların acı çekmesini savunmuşlardır.
Russell, dinin insandaki korku ve zalimlik duygularını alıp, üzerlerine bir "kutsallık" pelerini örttüğünü iddia eder. Russell, dinlerin insanlara ahlak kazandırmaktan ziyade, dogmalar nedeniyle normalde zalimce kabul edilecek şeyleri "kutsal bir görev" gibi göstererek iyi insanların vicdanını uyuşturduğunu savunur. Din sayesinde insan, normalde vicdan azabı duyacağı bir dışlama, yargılama veya cezalandırma eylemini, "Tanrı adına yapılan bir iyilik" olarak görerek gönül rahatlığıyla yapar.
Sadece biraz düşünün.
“Allah, iman edenlerin velisidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise tağuttur; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara götürür.”
— Bakara 2:257
“İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkâr edenler ise tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşın.”
— Nisâ 4:76
Güne “KK’ya gönül rahatlığıyla oy basan” Jahrein gibi uyandım… Karnımı doyurayım fikrim değişir…
not: Ama sadece benim fikrim değişebilir, sizin fikriniz değişirse küfrederim 😤
4 Ekim 1993 Kara Ekim.
Yeltsin güçleri Sovyetler meclisini ağır şekilde bombaladı. Ekonomik yıkım ve özelleştirmelere direnen milletvekilleri gözaltına alındı 1978 RSFC Anayasasına aykırı olarak parlamento kararı olmadan seçimlere gidildi. Tüm bunları ABD/NATO/AB demokrasi adı altında alkışladı.
Kadıköy'deki The Wall, Arkaoda gibi uğrak birçok mekanın mühürlenmesi yeterince gündem olmadı. Kadıköy Rıhtım tarafına yapılmak istenen cami ile başlayan bir süreç var ve buradaki sosyopolitik amaç çok belli. Sekülerizmin kalesi ve kurtarılmış bir bölge olan Kadıköy'deki görece özgür hayatı baskılamak, dokuyu bozmak, oraya da çökmek.