TÜRK NEREDE?!
Gazeteci Banu Avar:
"-Ön plandaki siyasetçiler "Ben Türk değilim" diyor.
-Ön plandaki sanatçılar "Ben Türk değilim" diyor.
-Ön plandaki iş adamları ve zenginler Türk olmadıklarını açıklıyorlar.
Üstelik bu alanlar Türkler'e kapatılmış durumda.
*Siyasetçi olmaya kalksa engellenir!
*Sanatçı olsa kimse adını anmaz.
*İş insanıı olsa batırılır.
Peki Türk nerede?
-Türk oy veriyor.
-Türk asker olup ölüyor.
-Türk polis olup ölüyor.
-Türk tarlada ürünüyle aç kalıyor.
-Türk fabrikada işçi,
-Türk dairede memur.
Aynı Osmanlı'ya dönmüşüz!
Sonra biz bunları söyleyip "Uyan Türk!" deyince "Türkçüler ırkçı" diyorlar!
Oysa Türk olmayanların ırkçılığından, Türkçüler'e ırkçılık yapma imkanı kalmamış ki, Türk ırkçılık yapsın!
Bütün köşe başları tutulmuş. Türkiye'de asıl ırkçılığı Türk olmayanlar yapıyor!"
“Sizin köyünüzden 34 insan uçaklarla bombalansaydı, acaba siz o ülkenin milli takımını tutar mıydınız?” diyen
dem partili mv. gülistan koçyiğit'e Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ seslendi ;
“gülistan, kundaktaki bebekleri sobaya atıp yakan, kadınları ve çocukları kurşuna dizen, silahsız köylü, asker polisleri öldüren, yabancı ülkelerin istihbarat servisleri ile ortak çalışma sonucu AVM’leri bombalayan, otobüsleri yakan pkk’nın yanında olan, onu savunan hainlerin TBMM’de olmasına izin verilmeli mi?
gülistan, sen Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de başına hiç bir şey gelmeyeceğini bilerek rahat rahat yürüyebiliyor, Ankara’da AVM’lerde huzur için alışveriş yapabiliyorsun. Ben Diyarbakır’a gidince jandarma-polis alarma geçiyor. Sen ve senin gibiler mağdur değil, zorba, saldırgan, tecavüzkarsınız. Siz hak-hukuk-demokrasi kavgası değil Türk topraklarını parçalama ve bir bölümünde EMPERYALİSTLEİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA, devlet kurmak için bizi pislik terörünüzle yıldırmak istiyorsunuz. Zafer Partisi DEMİR GÜVERCİN Anti-terörist eylem programı ile terörü YOK edecek.”
@specialist1998 Kendini Kürt olarak tanımlayan ama gerçekten bu bayrak altında yaşamak isteyen her vatandaş sesini yükseltmelidir buna ve bunun gibilere. Biz ne söylesek faydasız. Çözüm ve huzur kendi ellerinde Kürt vatandaşlarımızın.
Dünya üzerinde 8 bin dil vardır. En çok konuşulan diller;
-Çince
2-İngilizce
B-Hintçe
4-İspanyolca
5-TÜRKÇE
S-Arapça
7-Portekizce
Yani; 8 bin dil arasında ilk 5 içind alan bir dilin var.
Kendi dilini basit görme ey TÜRK
Türkçe KONUŞ Türkçe YAZ.
Balalarına TÜRK adı koy !!
Bugün Türkiye dahil olmak üzere dünyadaki pek çok ülkede LGBT örgütleri sözde "onur" yürüyüşü gerçekleştiriyor.
Görüntüler Yunanistan'dan.
Ortodoks bir rahip, Selanik'e girmeye çalışan LGBT Konvoyunu yere yatarak durdurdu. Ancak kısa süre sonra polisler olay yerine gelerek rahibi TUTUKLADI.
Yerel basın, yürüyüşe katılanların önemli bir kısmının Yunan değil, Avrupa'dan gelen batılı turistler olduğunu aktardı.
Selanik özellikle hedef seçildi.
Selanik'te 1 hafta önce halkın büyük katılımıyla LGBT karşıtı bir protesto düzenlenmiş "Yunan ve Ortodoks Aileye Saygı" vurgusu yapılmıştı. Halk, geleneksel toplumsal temellerin yıkılmasına karşı sesini yükseltmişti.
Batılı Hristiyan uluslar bu konuda çoktan bastırıldı ama Ortodoks uluslar, Tanrı'ya şükür hâlâ tepkili.
Romanya'da Ortodoks gençler LGBT yürüyüşü sırasında tepkisini gösterdi ve yürüyüş sonrasında papazlar caddeyi kutsal suyla yıkayarak İncil okudular.
Rusya'da ise böyle bir yürüyüş gerçekleştirmeyi kimse düşünemez bile. Tamamen yasak.
Türkiye de artık Talmudist siyonist AB elitlerine yaranmak için bu yürüyüşe izin vermekten vazgeçmelidir.
İnsan günah işler. Yargı Tanrı'nındır. Ancak günah "onur" sayılıp bayraklaştırılamaz. Tanrı günahkârı affeder ama günahın kendisini affetmez. Günahla övünmek, günahı normalleştirmek yalnızca yıkım getirir. Tanrı ülkemizi, çocuklarımızı ve Türk ulusunu korusun.
📌 Yunan Türkolog Prof. Dr. Dimitri Kitsikis: Amerikalılar, 1947'de Truman Doktriniyle, Anglo-Sakson planını uygulayıp, tekrar Türk-Yunan konfederasyonu kurmak istediler. Çünkü Yunan'ın ve Türkiye'nin Rusya'ya yakınlaşması Amerika'nın menfaatlerine aykırıydı. Biz de güçlü Ruslardan korktuğumuz için ABD'ye yanaştık ama bu büyük bir hataydı. Anglo-Saksonlar Osmanlı'yı yok etmek istemediler ama zayıflatmak istediler.
📌 Batılılar bizi kışkırtana kadar Osmanlıyı, Ermeniler, Biz (Yunanlı) ve diğer devşirmeleri yönetiyordu.
📌 Yunan isyanı dünyanın en akılsız en ahmak isyanıydı. Osmanlı idaresindeki Yunan halkının isyan için hiçbir nedeni yoktu. Askerlikten muaf özgür ve zengin yaşıyorlardı. Boğazın iki yakasında ve Marmara Denizinin çevresindeki köşklerde, yalılarda yaşıyorlardı. İstanbul, Ege, İzmir ve Muğla gibi güzel yerlerde çoğunluk onlardaydı.
📌 Düşünün Fatih İstanbul'u fethediyor Türk olan Veziri Azam Candarlı Paşa'yı idam ediyor yerine Rum olan Zağanos Paşa'yı getiriyor, Fatih'in has adamı Zağanos Paşa'ydı.
📌 İstanbul'un fethi ile Rum ahali için değişen bir şey olmuyor. Ardından Rum Mehmet Paşa serasker yapılıp Karaman Türklerinin üzerine yollanıyor; Konya'daki asi Türkmenleri yerle bir ediyor. Bu yüzden söylüyorum ki 1821'lerdeki Yunan kalkışmaları Yunan halkı için felaketin başlangıcıdır. Batılıların gazına gelip, kendi imparatorluğumuzu (Osmanlı) yıkıp bu küçük, kıytırık devleti (Yunanistan'ı) kurduk!
📌 1922'de Kemal Paşa (Atatürk) Ege, İstanbul ve Karadeniz'deki 3000 yıllık Yunan varlığını bitirmiştir. Bu Yunan ahmaklığının bir sonucudur.
💫🇹🇷 Ve Atatürk ;
"Zenginliği ülkemdeki "gayriTürk" unsurlardan alıp Türklere verdiğim için malum azınlıkların bana hıncı bitmez! Gayri Türk unsurlar yine yönetime seçilip, Türkler yeniden sefalete düşürüldüğünde, Türk genci o zaman beni ve yaptıklarımı daha iyi anlayacaktır..." demişti.
Şimdi anladınız mı Atatürk düşmanlığı yapanların özünde kimlerin torunu olduklarını !!
Vakti zamanında, Türk milleti batı'da yunanla boğuşurken Atatürk’ün tüm ikna çabalarını reddeden kürt teali cemiyeti, “yunan düşmanımız değil” diyerek Koçgiri’de Türk askerini sırtından hançerlemişti.
“İşte bunlar onların torunları, tekrar deneyecekler.”
Propaganda.
Bartholomeos daha 1 ay önce Yunan Parlamentosu'nda ayakta alkışlandı, Yunan çıkarlarına hizmet ettiği için.
Yanındaki sarıldığı kişi, sıkı bir Türk düşmanı olan Yunanistan Başpiskoposu'dur.
Osmanlı'ya ve Atatürk'e nefret kusan, Türklere "baskıcı", "barbarlar" diyen, Kıbrıs'ta Türkleri işgalci ilan eden biri.
Ayrıca Türkiye'den kaçarak Yunanistan'a sığınan bazı firari FETÖ mensuplarını da görüşmelere kabul etmiştir.
Batı Trakya Türklerine "Türk" değil "Müslüman Azınlık" denilmesini savunan, Türk varlığını inkar eden biridir.
İşte böyle biri Bartholomeos'un elini öpüyor.
Şimdi süslü laflara kanmak isteyen kansın.
Ahmet Türk şöyle diyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
Bak Ahmet Türk…
9 köyün ağasısın, milyonlarca paran var, yüzlerce mülkiyetin ve toprağın var, 21 yıl bu ülkede milletvekilliği yaptın, her ay 100 binlerce lira maaş alıyorsun, misafirin gelince 600 kişilik yemek hazırlıyor, 42 oğlak kesiyorsun, bir şehrin belediye başkanlığını yaptın, tutuklandın, yargı kararı olmadan birinin söylemesiyle cezaevinden çıktın, Kürt’üm diyorsun, istediğin yerde Kürtçe konuşuyorsun, bu ülkenin gariban çocuklarının görmediği sahillerde çocukların torunların görüyor, son model arabalara biniyorsun, …
İşte Kürt sorunu sensin Ahmet Türk!
Hayrola Amedspor şampiyon mu oldu?
Nerede görülmüş şampiyon olmayan bir takımın bayrağının köprüye asıldığı?
Ayrıca üzerinde ‘amed’ yazan ve Diyarbakır şehrinin adına meydan okuyan bu sözde kulübün bayrağının köprüde ne işi var?
Yarın birileri Konstantinspor isimli bir kulüp kurarsa onun bayrağını da mı asacaksınız köprüye?
OYAK büyüyormuş!
Peki OYAK kim için büyüyor?
Eğer gerçekten büyüyorsa, üyelerinin nemaları neden küçülüyor? Neden yıllarca maaşlarından kesinti yapılan askerler, emekliliklerinde hak ettikleri karşılığı alamadıklarını düşünüyor?
OYAK, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının geleceğini güvence altına almak, görev süresince ve emeklilik döneminde daha iyi şartlarda yaşamalarını sağlamak amacıyla kurulmuş bir yardımlaşma kurumudur. Ancak bugün gelinen noktada üyelerin büyük bir kısmı, kurumun asıl amacından uzaklaştığını düşünmektedir.
130'dan fazla şirketi bulunan, her ay milyarlarca liralık sıcak para akışı olan bir yapının üyelerine verdiği nema oranı neden tartışma konusu oluyor? Bu kadar büyük yatırımlar yapılırken, bu yatırımların üyelere sağlayacağı fayda neden önceden açıklanmıyor? Neden üyelerin görüşü alınmıyor? Neden anketler yapılmıyor? Neden karar süreçleri daha şeffaf yürütülmüyor?
OYAK'ın gerçek sahipleri; yöneticiler, bürokratlar veya atanmış kişiler değil, maaşlarından düzenli olarak kesinti yapılan yüz binlerce asker ve emekli askerdir.
Bugün 400 bini aşkın üyenin en temel talebi; hesap verebilirlik, şeffaflık ve katılımcı yönetimdir. Çünkü OYAK hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. OYAK, üyelerinin alın teriyle büyüyen ortak bir değerdir.
Yönetim kademelerinde bulunanlar, askerlerin ve emekli askerlerin menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Üyeler ise yapılan yatırımların gerekçelerini, getirilerini ve risklerini bilmek istemektedir. Bu talep ne ayrıcalıktır ne de lütuftur; en doğal üyelik hakkıdır.
Artık kapalı kapılar ardında alınan kararlar değil, üyelerin söz sahibi olduğu bir yönetim anlayışı görmek istiyoruz. Açık, şeffaf, denetlenebilir ve üyelerinin çıkarlarını önceleyen bir OYAK talep ediyoruz.
Bunu sağlayamayanlar ise eleştirilere kulak vermeli ve sorumluluklarını sorgulamalıdır.
Çünkü OYAK'ın gerçek sahibi, makam sahipleri değil; yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş ve maaşlarından kesinti yapılarak bu kurumu büyüten üyeleridir. @oyak_kurumsal@tcsavunma@Genelkurmay@Akparti@OYADDernegi@goldensun_111@K78200809Kurt@NUR_2158@esra3570@herkesicinCHP@iyiparti@zaferpartisi@mybaleken@temadankara
OYAK ŞİRKET KURTARMA FONU DEĞİLDİR!
OYAK'ın varlık sebebi, zor şartlarda görev yapan yüz binlerce mensubunun birikimlerini korumak ve onlara hak ettikleri getiriyi sağlamaktır.
Daha bir ay önce açıklanan ve birçok üyede hayal kırıklığı yaratan %37,1 nema oranının ardından, şimdi de TMSF yönetimine geçmiş şirketlerin kurtarılmasında OYAK kaynaklarının kullanılacağı yönündeki iddialar gündemdedir.
OYAK; mensuplarının maaşlarından yıllarca yapılan zorunlu kesintilerle oluşturulmuş bir emeklilik ve dayanışma kurumudur. Devredilmiş şirketlerin sorunlarını çözmek için kullanılacak bir kaynak havuzu değildir.
Bu kurumda; ömrünü vatan hizmetine adamış personelin, şehitlerimizin emanetlerinin, gazilerimizin ve ailelerinin alın teri ve kul hakkı vardır.
TEKFEN sürecinde OYAK'ın bir "kurtarma operasyonunun finansörü" haline getirildiği yönündeki iddialar son derece ciddidir. Kurum yönetimi bu konuda vakit kaybetmeden açık, net ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır.
Mensuplarının beklentisi nettir: Birikimler siyasi veya bürokratik hesaplarla değil, üyelerin menfaatleri doğrultusunda yönetilmelidir.
OYAK'ın görevi şirket kurtarmak değil, mensuplarının geleceğini korumaktır. Kimsenin, şehit emaneti ve gazi hakkı bulunan bu kaynağı farklı amaçlarla kullanmaya hakkı yoktur.
#OYAK #Nema #TSK #ŞehitAileleri #Gaziler #ÜyeHakkı #Şeffaflık #HesapVerilebilirlik #KurumsalYönetim #Adalet