TFF'nin soruşturma başlatmaktan imtina etmesi, UEFA ve FIFA müdahalesi sonucunu doğurabilir!
Dün, Galatasaray yöneticisi hakkında görev yaptığı dönemde kendi kulübünün maçlarına ilişkin bahis oynadığına ilişkin somut bulgular karşısında Türkiye Futbol Federasyonunun neden resen soruşturma başlatması gerektiğini yazmıştım. Bugün cevaplanması gereken soru şudur:
TFF bu yükümlülüğünü yerine getirmezse ne olacaktır?
Türk futbolunun adil rekabete dayılı bütünlüğünü tehdit eden somut bulgular, ulusal federasyonların diledikleri gibi görmezden gelebilecekleri iç meseleler değildir. UEFA ve FIFA düzenlemeleri, ulusal federasyonların etkili bir soruşturma yürütmediği hâllerde uluslararası futbol kuruluşlarının devreye girmesine açıkça imkân tanımaktadır. UEFA Disiplin Talimatının 29/4. maddesi bu noktada önemlidir:
UEFA Kontrol, Etik ve Disiplin Kurulu; bir üye federasyonun veya ona bağlı organların, UEFA’nın temel amaçlarını ciddi biçimde ihlal eden bir olayı soruşturmaması ya da uygun biçimde soruşturmaması hâlinde dosyayı ele alma yetkisine sahiptir.
Başka bir ifadeyle UEFA’nın yetkisi yalnızca Avrupa kupalarında meydana gelen olaylarla sınırlı değildir. Ulusal federasyonun ciddi bir bütünlük ihlalini örtbas etmesi, sürüncemede bırakması veya göstermelik bir incelemeyle geçiştirmesi hâlinde UEFA doğrudan devreye girebilir.
Üstelik UEFA Disiplin Talimatının 31. maddesi uyarınca etik ve disiplin müfettişleri;
– Kendiliğinden soruşturma başlatabilir,
– Disiplin süreci açılmasını isteyebilir,
– Üye federasyonlar, kulüpler ve kişiler hakkında yaptırım önerebilir,
– Ulusal ve uluslararası kurumlarla birlikte araştırma yürütebilir.
Talimatın 55. maddesi daha da açıktır:
UEFA’daki disiplin süreci, bir kamu otoritesinden alınan belgeler üzerine doğrudan başlatılabilir. Dolayısıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından elde edildiği açıklanan bahis ve mali hareket kayıtları UEFA bakımından da doğrudan soruşturma açılmasına dayanak oluşturabilecek niteliktedir.
FIFA düzenlemelerinde ise çok daha somut bir müdahale mekanizması bulunmaktadır.
FIFA Disiplin Kodunun 30/6. maddesine göre; özellikle maç manipülasyonu, doping ve ayrımcılık gibi ciddi ihlallerde, olay FIFA’nın bilgisine ulaştıktan sonra yetkili ulusal federasyon tarafından 90 gün içinde resmî bir soruşturma başlatılmaması hâlinde, FIFA yargı organları dosyayı bizzat soruşturma, kovuşturma ve yaptırıma bağlama hakkını saklı tutmaktadır.
Buradaki 90 günlük süre, olayın basına yansıdığı tarihten değil, dosyanın FIFA’nın bilgisine resmen ulaştığı tarihten itibaren işler. Bu nedenle Fenerbahçe veya konuya ilişkin hukuki menfaati bulunan ilgililer tarafından dosyanın FIFA ve UEFA’nın bütünlük birimlerine taş��nması, sadece sembolik bir başvuru olmayacaktır.
Elbette FIFA’nın bu hükmü her bahis iddiasında otomatik biçimde uygulanmaz. Ancak bir kulüp yöneticisinin, görev döneminde kendi kulübünün maçlarında rakip takımın kazanması, gol sayısı veya futbolcu performansı gibi seçeneklere bahis oynadığı iddiası; kişinin sahip olabileceği içeriden bilgiler ve müsabakalara etki edebilme imkânı nedeniyle sıradan bir bahis dosyası olarak değerlendirilemez. Bu iddiaların maç manipülasyonu veya müsabaka bütünlüğünün ihlali boyutuna ulaşıp ulaşmadığını belirlemenin yolu da soruşturmaktan geçmektedir.
Dünyadaki uygulama bunun somut örnekleriyle doludur.
İtalya’daki “Calcioscommesse” bahis soruşturmasında Cremona Savcılığının adli soruşturmayı başlatması üzerine İtalya Futbol Federasyonu aynı günlerde kendi sportif soruşturmasını açmış; savcılıktan belgeleri istemiş, futbolcu ve yöneticileri ifadeye çağırmış ve ceza yargılamasının kesinleşmesini beklememiştir.
Çünkü spor yargısı ile ceza yargısı birbirinden bağımsızdır. Savcılık soruşturmasının bulunması, federasyonun beklemesi için bir gerekçe değil; tam tersine sportif soruşturmanın başlatılması için ciddi bir işarettir. Türkiye bakımından en çarpıcı örnek ise ne yazık ki Kulübümüzün bizzat yaşadığı süreçtir.
UEFA, 2013 yılında Fenerbahçe ve Beşiktaş hakkında Türkiye’deki adli ve sportif süreçlerin tamamlanmasını beklememiş; disiplin müfettişlerini görevlendirmiş, ulusal dosyalardaki belgeleri kullanmış ve kendi bağımsız disiplin sürecini yürütmüştür. Fenerbahçe söz konusu olduğunda spor yargısının ceza yargısından bağımsız olduğu, kesinleşmiş mahkûmiyet gerekmediği ve UEFA’nın resen harekete geçebileceği günlerce anlatılmıştı.
Aynı ilkelerin Galatasaray hakkında ileri sürülen çok ciddi iddialar bakımından göz ardı edilmesi mümkün değildir. FIFA’nın ulusal federasyonlara müdahalesi de teorik değildir.
FIFA Konseyi, Filistin Futbol Federasyonunun başvurusu üzerine İsrail Futbol Federasyonu hakkında doğrudan soruşturma yürütülmesi için FIFA Disiplin Komitesini görevlendirmiştir. Yürütülen süreç sonucunda İsrail Futbol Federasyonunun üye federasyon olarak yükümlülüklerini ihlal ettiği belirlenmiş; federasyona 150.000 İsviçre Frangı para cezası, uyarı ve FIFA tarafından onaylanacak kapsamlı bir önleme planı uygulama yükümlülüğü getirilmiştir.
Bu olay bahis soruşturması değildir. Ancak FIFA’nın gerektiğinde bir üye federasyonun davranışlarını doğrudan soruşturabildiğini, federasyona yaptırım uygulayabildiğini ve belirli tedbirleri hayata geçirmesini emredebildiğini gösteren güncel ve somut bir örnektir.
TFF’nin kendi uygulaması da bugünkü sessizliği açıklamamaktadır. Federasyon daha önce hakemlere manipülasyon yapıldığı iddialarını, Tuzlaspor hakkındaki yasa dışı bahis iddialarını, Darıca Gençlerbirliği hakkındaki müsabaka sonucunu etkileme teşebbüsü iddialarını ve çeşitli VAR kayıtları hakkındaki iddiaları Etik Kuruluna sevk ettiğini kamuoyuna açıklamıştır. Demek ki TFF’nin soruşturma başlatmak için kesinleşmiş mahkûmiyet kararını beklemek şeklinde bir uygulaması bulunmamaktadır.
Öyleyse TFF kamuoyuna şu soruların cevabını vermelidir:
- Maruf Güneş hakkındaki iddialar Etik Kuruluna sevk edilmiş midir?
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bahis ve mali hareket kayıtları istenmiş midir?
- İlgili bahis şirketlerinden ayrıntılı hesap dökümleri talep edilmiş midir?
- Bahis konusu yapılan maçlarla yöneticilik dönemi karşılaştırılmış mıdır?
- İçeriden bilgiye erişim ve müsabakaları etkileme ihtimali araştırılmış mıdır?
- UEFA ve FIFA’nın bütünlük birimleri bilgilendirilmiş midir?
- Herhangi bir soruşturma başlatılmışsa neden kamuoyuna açıklanmamaktadır?
TFF’nin önünde iki yol vardır:
Ya kendi talimatlarını uygulayarak bağımsız, etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütür ya da dosyanın FIFA ve UEFA’nın müdahale alanına girmesi riskini kabul eder.
Uluslararası müdahale hâlinde ilk aşamada bilgi ve belge talepleri, etik ve disiplin müfettişi görevlendirilmesi, doğrudan disiplin soruşturması, TFF’ye yönelik direktifler ve uyum tedbirleri gündeme gelebilir. TFF’nin işbirliğinden kaçınması veya ciddi bir ihlali bilinçli şekilde soruşturmadığı kanaatinin oluşması hâlinde ise federasyon hakkında uyarı, para cezası ve daha ileri kurumsal yaptırımların tartışılması mümkündür.
Ben, TFF'nin üzerine düşeni yapacağına dair inancımı koruyorum.
Av. Fatih ŞAŞIOĞLU
Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi
Madem ev hapsi veriliyor futbolcular neden hapis yattı?
Yargıda olan aslanlar mı karar veriyor cezalara?
Yoksa adalet sistemi renkten renge göre mi fark ediyor?
Sahada alıştığınız ayrıcalıkları hukuk önünde de beklemeyin.
Mağdur edebiyatını bırakın.
Dosya yargıda şimdi sıra TFF’nin talimatlarını eksiksiz uygulamasında.
Eğer algı operasyonu dediğiniz şey mahkemenin verdiği kararlarsa sorunu sosyal medyada değil aynada arayın.
FENERBAHÇE OLUNCA ALENİYET,
GS OLUNCA GİZLİLİK!
➡️ Dilan -Engin Polat’ların MASAK raporları tam 908 sayfa.
Fenerbahçe'ye
8.494.325 TL+7.054.000 TL şeklin de iki ödeme yapılmış.
➡️ Mert Hakan Yandaş ın Masak Raporların da ise;
2017 ve sonrasındaki banka hareketleri:
974 işlemde 204.138.616 TL para girişi
3.747 işlemde 207.475.422 TL para çıkışı
2017-2022 arasında yasal bir bahis sitesine 676 işlemle toplam 115.317 TL yatırdığı,
17 işlemle 42.250 TL çektiği,
2016-2019 yılları arasında 1.006 farklı kupon oynadığı tespit edildi.
Raporda ayrıca, Mert Hakan Yandaş’ın arkadaşı Ersen Dikmen’e 2021-2025 arasında toplam 4.453.062 TL gönderdiği tesbit edildi.
ŞİMDİ BUNLARI NEDEN ANLATTIK?
Konu Fenerbahçe olunca tüm detayları ile herseyi biliyoruz da,
GALATASARAY İLE İLGİLİ;
➡️ Erden Timur
➡️ Rezzan Epözdemir
➡️ Murat Özkaya
➡️ Eraz Yazgan
➡️ Maydonoz döner
➡️ Dumankaya inşaat
➡️ Merit
Bir tanesinin sadece bir tanesinin MASAK RAPORLARINI GÖRELİM.
Ne vermişler Galatasaray'a öğrenelim.
Bizimle ilgili her türlü soruşturma ve belgeleri 32 kısım tekmili birden pehlivan tefrikası gibi yayınlanıyor.
GS ye gelince bir gizlilik, bir masumiyet karinesi, bir ciddiyet!
Nasıl oluyor da oluyor!!!
Kesinleşmemiş bir yargı kararı üstünden apar topar Mert Hakana 12 ay ceza veren TFF, haklarında ev hapsi verilen ve yöneticisi olduğu takımın maçına bahis oynadığı ispatlanan kişiler ve kulüpler hakkında neden karar vermiyor halen daha
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında bugün verilen adli kontrol kararlarının ardından aralarında Galatasaray ve Beşiktaş yöneticilerinin de olduğu bir takım spor kulübü yöneticilerinin bahis şikesi yaptığına dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı hukuken de tescillenmiş oldu.
Öncelikle bir hukukçu olarak daha önce belirttiğim gibi, koruma tedbiri kararlarının ardından bu konuda yorum yapmayı tercih ettim çünkü şu an itibarıyla bu kişiler hakkında yönetici oldukları dönemlerde kendi kulüplerinin maçlarıyla ilgili bahsin içinde olduklarına dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı yukarıda da belirttiğim gibi hukuken de tescillenmiş oldu.
TFF yargısı gereği Futbol Disiplin Talimatı hükümleri geçerlidir ve FDT 56/2b hükmü gereğince de haklarında bahis şikesi yapmak suçundan kuvvetli suç şüphesi olan bu kişiler ve kulüpleri hakkında disiplin sürecinin bugünden tezi yok gecikmeksizin başlaması elzemdir.
Şöyle ki; TFF tarafından ivedilikle Cumhuriyet Başsavcılığından gerekli belgeler talep edilerek Etik kurul sevkleri acilen gerçekleştirilmelidir. Etik kurul tarafından da bu konu sürüncemede bırakılmaksızın ivedilikle rapor hazırlanmalı ve durumun vehametine göre PFDK sevkleri gerçekleştirilmelidir.
TFF’yi ivedilikle görevini yapmaya davet ediyorum.
İşte o gün geldi çattı…. Aylar önce Dursun Özbek‘in TFF başkanı İbrahim hacıosmanoğlu‘na”SAKIN HA” demesinin sebebi bugün savcılık tarafından gözaltına alınan Galatasaray idarecisi maruf Güneş ile ilgiliydi…
Çünkü her ikisi de durumu biliyordu ve eninde sonunda işin resmen patlayacağını öngörüyorlardı…..