Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeynep, harçlığını çıkarmak için çalıştığı kafede elleri arkaya bağlı şekilde asılı halde bulundu
Henenin faillerinin bulunması için ses olalım
EMEKLİ ÖĞRETMEN MAĞDUR, EMEKLİ HAKLARI GÜNCELLENMELİ
Emekli öğretmenler için adalet ve insanca yaşam standartı TALEP EDİYORUZ!
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen "Sosyal Devlet" ilkesi ve 60. maddesinde güvence altına alınan "Sosyal Güvenlik Hakkı" gereğince, emeklilerimizin yaşam standartlarını koruyacak düzenlemeler yapılmalıdır.
Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik Tazminatı emeklilikte de devam etmelidir.
Uzmanlık ve başöğretmenlik unvanları, mesleki kariyer ve kazanılmış hakların sonucudur. Kazanılmış haklar emeklilikle ortadan kaldırılamaz.
Çalışanlara verilen seyyanen artışlar emekli maaşlarına da yansıtılmalıdır.
Aynı kamu hizmetini yıllarca yerine getirmiş emeklilerin, ücret artışlarından dışlanması sosyal devlet ve sosyal adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Öğretmen emekli ikramiyeleri günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmeli ve artırılmalıdır.
Emekli ikramiyesi, öğretmenlerin yıllarca verdikleri emeğin karşılığıdır.
Yüksek enflasyon karşısında değerini kaybeden ikramiyelerin güncellenmesi bir lütuf değil, hakkın teslimidir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi gereğince çalışan-emekli ayrımcılığına son verilmelidir.
Öğretmenler; ülkenin geleceğini yetiştirmiş, nesiller inşa etmiş kamu görevlileridir.
Emeklilik dönemlerinde yoksullukla mücadele etmek zorunda bırakılmaları kabul edilemez.
Hakkımızı istiyoruz!
Sosyal adalet istiyoruz!
Emeklilikte insanca yaşam istiyoruz!
Eğitime değer veren bir ülke, öğretmenine ve emekli öğretmenine hak ettiği değeri vermek zorundadır.
Kadriye Demirel Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi
"Seni tanrısız, ilişkisiz, cinsiyetsiz, çocuksuz, depresif, kaygılı, korkak, şişman, bağımlı, yalnız, fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak zayıf, borç içinde, izole, kiralık bir kapsülde yaşayan, böcek yiyen ve söylenen her şeye inanan biri olarak görmek istiyorlar."
- Alıntıdır.
Tüm sendikaları; okullarda güvenliğin sağlanması için İş Bırakma Eylemine katılan öğretmenleri itibarsızlaştırıcı ve suçlayıcı söz ya da tutumla hedef gösterenler hakkında, suç duyurusunda, bulunmaya davet ediyorum.
#ÖğretmenlerYalnızDeğildir
Milletvekili emekliliği kaldırılsın
Milletvekili emekliliği kaldırılsın
Milletvekili emekliliği kaldırılsın
Milletvekili emekliliği kaldırılsın
Milletvekili emekliliği kaldırılsın
#AçlığıSeçimBitirir
İKTİDAR VE YETKİLİ SENDİKALARIN ORTAK ESERİ: DERİNLEŞEN YOKSULLUK
ENAG, Aralık ayı enflasyonunu yüzde 2,11, yıllık enflasyonu ise %56,14 olarak açıklarken; TÜİK aynı dönem için aylık enflasyonu %0,89, yıllık enflasyonu %30,89 olarak ilan etti. Tıpkı Kasım ayında olduğu gibi, Aralık ayında da TÜİK enflasyonu beklentilerin altında bırakmıştır.
Bu tabloya göre memur ve memur emeklilerine 1 Ocak 2026’dan itibaren yalnızca %18,61, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise %12,19 oranında artış yapılacaktır. En düşük emekli maaşı 18 bin 938 TL seviyesinde kalacak; yani açlık sınırına dayanan milyonlarca emekli ve dar gelirli vatandaş, yoksulluk sınırı altıda maaşa mahkum edilen memur “maaş zammı yapılmış gibi” gösterilerek yoksulluğa ve açlığa mahkûm edilmiştir.
İktidar, alım gücündeki dramatik erimeyi görmezden gelmekte; refah payı gibi telafi edici adımları atmaktan ısrarla kaçınmaktadır. Problemin bizzat kaynağı olan siyasi iktidar, hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi gelişmeleri uzaktan izlemekte; halkın sesini duymamaktadır. Halk yok sayılarak varılacak bir menzil yoktur. Ekonomi yönetimi, rakamlarla oynayarak mutfaktaki yangını söndüremez.
Ancak burada asıl altı çizilmesi gereken bir diğer gerçek daha vardır:
Yetkili konfederasyon ve Toplu Sözleşme Masasında bulunan sendikalar da bu tablonun ortağıdır.
Toplu sözleşme masasında,
•gerçek enflasyonun altında zamlara,
•refah payının yok sayılmasına,
•milyonların alım gücünün erimesine
sessiz kalanlar, gücünü üyelerinden değil iktidardan alanlardır.
Memurun iradesini temsil etmesi gerekenlerin;
•iktidarın politikalarına itiraz etmek yerine savunmaya geçmesi,
•meydanlarda değil, koridorlarda sendikacılık yapması,
•masa başında zaman geçirip sonra kameralar karşısında “kızgınız” pozu vermesi
sendikacılığa da emeğe de ihanettir.
Bugün memur da, emekli de, asgari ücretli de şunu açıkça görmektedir:
Gerçek enflasyon ile açıklanan enflasyon arasındaki makas büyüdükçe, yoksulluk derinleşmekte; zam oranları kâğıt üzerinde yüksek, mutfakta ise yok hükmünde kalmaktadır.
Halkın sofrasındaki ekmek küçülürken, “sabredin” demek çözüm değildir. İktidarın görevi, vatandaşını yoksulluğa alıştırmak değil, refahını artırmaktır. Yetkili sendikaların görevi ise iktidarı alkışlamak değil, üyelerinin hakkını korumaktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; cesur, bağımsız, ilkeli ve mücadeleci bir sendikal duruştur. “Hak verilmez, alınır” diyen; iktidarın değil, emeğin yanında saf tutan bir sendikal anlayıştır.
HÜRSEN Konfederasyonu olarak emeğin alın terinin değersizleştirildiği bu düzene karşı, sessiz kalmayacağız.
Artık Yeterrr
#tüik in #enflasyon u #memur u bitiriyor! #SeyyanenZam Şarttır!
Kamuda Maaş ve Sosyal Hak Adaletsizliği var!
Sendikalar suskun, hükümet suskun!
Taşeron şirketten geçen Kamu İşçisine verilen haklar memura gelince verilmiyor niye?
Eğitimin sınavların karşılığı bumu?
MEMUR VE EMEKLİLERE EK ZAM ŞARTTIR!
Yıllardır memur ve emeklilerin almış oldukları artışlar TÜİK enflasyonunun altında kalmış, altı ay sonra enflasyon farkı ile TÜİK verileri kadar artış yapılmıştır.
Bu da demek oluyor ki aslında memur ve emeklilerin ücretleri yerinde saymış, hiçbir zam alınamamıştır.
Bilinmelidir ki enflasyon kadar artış SIFIR zamdır.
Kaldı ki TÜİK enflasyonu kadar yapılan artış ise alım gücünü düşüren eksi zamdır.
Temmuz ayında enflasyon farkı ile birlikte verilen %15.57'lik artış sabit gelirlilerin alım gücünü artırmadı.
Enflasyon farkını saymazsak verilen artış aslında sadece %5!
Tüm bu nedenlerle Ocak ayında Ek Zam İstiyoruz!
#EkZamİstiyoruz
Öğretmenim, emekli olunca maaşın yarıya düşecek!
Ölene kadar çalışamayacağına göre;
Uzman ve Başöğretmen tazminatına, seyyanen zamlara emeklilikte de sahip çık!
Bu bir lütuf değil, haktır!
Kadriye Demirel
Öğretmenlik mesleğine en büyük darbeyi romantizm vurdu. Yapılan fedakarlıklar bir süre sonra "görev" gibi algılanmaya başlandı. Öğretmenlik; eğitim/öğretim faaliyetlerinin icra edildiği uzmanlık gerektiren profesyonel bir meslek meslektir.
Mehmet GÜLER
@m9canguler