bir anda kendimi onunla mücadele ederken buldum
bir kaç dakika sonra ellerim kan içindeydi
o güzel çiçek paramparça olmuştu..
öyle bir baktım, kendi kendime dedim ki; sen napıyorsun?
hem kendini, hem o güzelliği mahvediyorsun..
Lev Tolstoy, bir kitabında der ki:
atımdan indim, çünkü deve dikeni çiçeklerini gördüm
onlardan bir kaç tane toplamak istedim
elimi attım, baktım baya sert
kırmak istedim ama kopmadı
@nocontxtvd 0000.12002.10202.022111
yeşil panellerin
yakın olduğu taraflardaki
boş kare kadar numaralandır
sıfırları eklemesende olur
ilk iki sıfır ve son sıfır solda
gerisi sağda
sadece onbirinci sıradaki sıfırı aklında tutman yeter
122.122.22.111
bunu da o an akıl etmek
en az 130> IQ ister
İyi hissettiğim bir yerde olmak istiyorum bu aralar.
İnsanın bazen kendine dönüp “tamam” diyebileceği bir hâle ihtiyacı oluyor.
Garip ama en savunmasız yanım,
Gerçekten değer verdiğim insanların
iyi olduğunu bilememek.
Bazı bağlar kopsa da,
insanın içindeki iyi dilek değişmiyor.
@jurnalhabertr kadın değerli olmak için temiz kalmak zorundayken
erkek değerini artırmak için kirlenmek zorunda her konuda
çünkü tecrübesiz erkek hayatta hep figüran ve yetişkin görünen bir ergen kalır
kadın ve erkeği ayıran şey bu
beğensekte beğenmesekte.
(Hakan ve haremi biraz farklı konu..)
@jurnalhabertr Acı gerçek
herkes birilerinin listesinde skordan ibaret
şu manzara kadının değerini bitirir.
kadın, doğuştan değerlidir
değerli yapansa masumiyet noktasıdır
tecrübe arttıkça değeri düşer.
erkekse değerini doğuştan kazanmaz, mücadele vermeli bu hiyerarşik yapının erkekler farkında
@FrepX Herkes kendini iyi, dürüst, adil birisi görür
ama birine haksızlık yaptığında zihninde çelişki oluşur
Ben iyi biriyim,
ama ona kötü davrandım.
bu çelişkili rahatsızlıktan kurtulmanın en kolay yolu
O kişiden uzaklaşmaktır
hatta o kişiyi kötülemektir.
Zihinsel konforu koruma yolu.
Ben geçmişimle yarışmam.
Hatalarım da, günahlarım da
beni terbiye eden derslerdi.
Hayatıma giren herkesin
bir rolü vardı.
Kimi sabrı, kimi sevmeyi,
kimi ihaneti, kimi mutluluğu,
kimi hayal kırıklığını öğretti.
bütün bu derslerin
aynı kalpte nasıl taşınacağını gösterdi.
Bir zamanlar
kendimi insanlardan,
içi boş cümlelerle gizlerdim.
Değiştiğimi sanıyorlar.
Oysa değişmedim.
Sadece artık herkese,
kendime sakladığım yüzümü gösteriyorum.
Yalnızlık canımı sıkıyor diye
kendimden ödün verdiğim zamanları geride bıraktım.
küçükken,
geleceğimi merak ederdim.
Şimdi, o gelecekteyim
ve geçmişi düşünüyorum.
Bazı doğruları ıskaladım,
bazı yol ayrımlarında yanlışı seçtim.
Bunu fark ettim.
Ama bundan sonrası için
daha dikkatliyim.
Beni yenen bir kötülük yok.
Beni hayal kırıklığına uğratan şey sıradanlık.
Saflığımı suçluyorum ama kendime de kızamıyorum.
Artık kandırılacak kadar hevesli değilim.
Bu benim hatam mıydı?
Evet. Yanlışlarla savaşırken, kendimce,
bilmeden doğrularımı kaybetmişim,
mücadele sebebimi.
İçimde sezgisel bir kaygı hissi..
Ne zaman gerçekten gülecek olsam.
Tam o anda yakalıyor beni.
Gülüşlerimi yarım bırakıyor.
"Sen bu değilsin" der gibi.
sanki bir yerde, beni ilgilendiren kötü birşey oluyor,
ve ben şu an habersizim gibi..
Hep mutluyken hatırlatıyor kendini..