Il 19 novembre 1995 ho esordito in Serie A contro il Milan. Avevo 17 anni e dall'altra parte c'era il capitano di quella squadra: Franco Baresi.
Per un ragazzo della mia età, trovarsi in campo contro campioni come lui era qualcosa di incredibile. Da quel giorno ho avuto ancora più chiaro cosa significasse rappresentare il calcio con classe, leadership e rispetto.
Ciao Franco. Riposa in pace.
O futebol mundial perde um de seus maiores jogadores.
O Clube de Regatas do Flamengo lamenta profundamente o falecimento de Franco Baresi, ícone eterno do Milan e capitão histórico da seleção italiana, aos 66 anos.
Zagueiro de exímia categoria, disputou três Copas do Mundo pela Azzurra (1982, 1990 e 1994) e dois Campeonatos Europeus, sendo campeão mundial em 1982, além de um dos maiores líderes que este esporte já viu, dentro e fora de campo.
Nossas condolências à família, aos amigos, ao Milan e a toda a Itália neste momento de dor.
Descanse em paz, Capitano. 🖤
Remembering the legendary Franco Baresi. ❤️
@Carra23 brought one of his most treasured football shirts into the Stick to Football studio as he paid tribute to one of the game's greatest defenders.
La Storia del Milan è in lacrime per la scomparsa di Franco Baresi. Il suo esempio e la sua profondità saranno, per sempre come la sua maglia numero 6, parte integrante e fondamentale del DNA e del cammino di tutto il Club. Le condoglianze che AC Milan porge alla famiglia tutta di Franco Baresi sono le stesse che ogni tifoso rossonero fa a sé stesso in un'ora così dura.
The entire history of AC Milan is in tears following the passing of Franco Baresi. His example and integrity will be forever etched into the Club's DNA, just as his iconic number 6 shirt is. The condolences AC Milan extends to Franco Baresi's family at such a difficult time are shared by every Rossonero, who feels this loss as their own.
Franco Baresi’nin otobiyografisi “Ancora in gioco”dan:
“…Kasım 2013’te yeniden Meksika’ya gittim. Salon de la Fama’ya kabul edilmek üzere aday gösterilmiştim.
Karşımda George Weah’ı gördüm. Bana doğru geldi, sarıldık. İlk söylediği şey şuydu:
‘Nasılsın, Kaptan?’
Yanında siyasi danışmanı vardı. Beni tanımıyordu; gülümsedi ve kendini tanıttı.
Tören başladığında çok heyecanlıydım. George da öyleydi ve bana sürekli ‘Kaptan’ diye hitap etmeye devam ediyordu.
Dönüş yolunda George ile danışmanının konuştuğunu duydum. Bir ara ‘Kaptan’ kelimesini işittim. Sanırım benden bahsediyorlardı ama İngilizce konuştukları için ne söylediklerini anlayamadım.
Meksika’ya vardığımızda servis önce George ile danışmanını otellerine bıraktı, ardından bizim otele geçti.
Otele girer girmez Federico bana, ‘Yolda George ile danışmanının ne konuştuğunu duydun mu?’ diye sordu.
‘Hayır,’ dedim. ‘Sadece benimle ilgili bir şey konuştuklarını hissettim.’
Gülümsedi ve bana anlattı.
Danışmanı, George Weah’a, ‘Bu kişi kim? Neden ona sürekli “Kaptan” diyorsunuz?’ diye sormuş. Ona biraz tuhaf gelmiş.
George ise şu cevabı vermiş:
— Futbol ve siyaset hayatım boyunca birçok kaptan ve birçok lider tanıdım. Ama Franco, benim için tek gerçek kaptandır. Çünkü onunla birlikteyken ister sahada ister saha dışında olsun, yaptığı her şeyi kendisi için değil; bizim ve takımın iyiliği için yaptığını bilirdim… İşte kaptan olmak tam olarak budur.”
EL ADIÓS A UNA VERDADERA LEYENDA. Los títulos que ganó Franco Baresi en su carrera:
🏆 Copa del Mundo
🏆🏆🏆 Copa de Europa
🏆🏆🏆Supercopa de Europa
🏆🏆🏆🏆🏆🏆 Serie A
🏆🏆🏆🏆 Supercopa de Italia
🏆🏆 Intercontinental
Bu mevzunun çok da tatlı bir arka planı var. Baresi forma değiştirmek için sahada Maradona’yı ararken omzuna bir el dokunuyor. Arkasını dönünce aynı niyetle kendisini arayan Maradona’yı görüyor.
Maradona’nın Baresi’nin nasıl bir “adam” olduğuyla ilgili şu anısını da okuyalım:
“Franco Baresi ile ilk yüz yüze gelişim 8 Eylül 1981’de bir hazırlık maçında oldu. O maçta beni aslında Battistini marke etmeliydi.
Bir pozisyonda onların üç dördünü birden geçtim, ceza sahasına girmek üzereydim ama Franco geldi ve topu benden eşsiz bir zarafetle aldı. Sonra Battistini’ye dönüp: ‘Böyle yapılır. Şimdi ben ilgilenirim!’ dedi.
Maç boyunca peşimi bırakmadı ve o andan sonra benim için işler zorlaştı. Ben de Franco da gençtik ama hemen anladım ki o herhangi biri değildi. Tüm savunmaya sahada nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğretiyordu.
Maçtan sonra bizim soyunma odamızın kapısını çaldı ve oyun tarzımdan etkilendiğini söyledi. İtalya’ya geldiğimde onu birçok kez karşımda buldum ve aramızda asla kavga çıkmadı. Bana çok faul yaptı ama asla zarar vermek için değil, sonunda her zaman ilk elini uzatıp beni kaldıran oydu. İtalya’da bu her zaman böyle değildi.
Bazı savunmacılar seni sadece tekmelerle yok etmek isterdi. Sahada hakaret eder, aşağılarlardı ama o farklıydı. Aramızda hiç dostluk ilişkisi olmadı ama her zaman karşılıklı saygı vardı.
Bir Napoli-Milan maçında, bir serbest vuruşun ardından Filippo Galli bana hakaret ederek: ‘Bir dahaki sefere seni hastaneye yollarım’ dedi. Franco her şeyi duydu ve ona sertçe çıkışarak susması gerektiğini, yoksa bir daha oynayamayacağını söyledi. İşte benim için saygı budur.
6 numaralı o oyuncuyu asla unutmayacağım. Tüm zamanların en güçlü ve en dürüst savunmacılarından biri...”
Diego Maradona: "İtalya'ya geldiğimde, herkes Baresi ile karşılaşmaktan korkuyordu. Bir maçta, Michel Platini bana şöyle dedi: 'Hey, yeni gelen. Sen pas vermekten çok top sürmeyi seviyorsun. Franco Baresi ile karşılaşınca ne olacağını bir görelim bakalım.' Ben de şöyle cevap verdim, 'Baresi mi? O kim ki? Ona gününü gösteririm.'
İki ay sonra, Milan ile San Siro'daki maç vardı. Carlo Ancelotti'yi top sürerek geçtim ve onu yere düşürdüm. Her şey kolay görünüyor gibiydi, golü rahatça atabileceğimi düşündüm. Aniden, arkamdan biri bana atıldı ve fark etmeden, o inanılmaz bir zarafetle ayağımdan topu kaptı.
İçimden 'Bu 6 numaralı adam kim?' dedim. O topu Mauro Tassotti'ye verdi ve yere düşen Ancelotti'ye şöyle dedi: 'Şu adamı bana bırak, ben hallederim.' İşte forvetlerin korktuğu Franco Baresi buydu. Önümde olağanüstü bir defans oyuncusu olduğunu anladım.
Bir maçın sonunda, onun formasını istedim ve San Paolo Stadyumu'nun ortasında onun formasını giydim. Bu, kariyerimde karşılaştığım en iyi defans oyuncusuna duyduğum saygının bir ifadesiydi." (Calcio Napoli)
#OkDiario “Negreira multiplicó por 40 la facturación de su empresa bajo el mandato de Nuñez en el Barça”
#CasoBarçaNegreira#Dasnil#Núñez
https://t.co/QLbyKC6a0B
🚨ÚLTIMA HORA:
Se encuentran 96 mil euros más provenientes de Dasnil 95, la empresa de Negreira, en las cuentas de su hija María Luisa.
Su hija trabaja en el mismo instituto forense que le declaró incapaz de declarar ante el juez por Alzheimer.
📑 Los documentos en español con el nuevo formato, ya vuelven a estar colgados en la web https://t.co/Hde2QnjBkN
Tal como dijimos que haríamos.
Y en cuanto a la UEFA, en breve os contaré novedades.
Seguimos, y ahora con más afán aún si cabe...
El franquismo admitió las selecciones catalana y barcelonesa y permitió su proyección exterior.
Así lo demuestran las autorizaciones otorgadas, los partidos celebrados y hasta las razones de alguna denegación.
✍️ Antonio Arias
https://t.co/WeEaJYzFWR