Türkiye yıllardır anayasal bir zorunluluk olan AİHM ve AYM kararlarının "paras�� neyse veririz geçeriz" mantığıyla yok sayıldığı 15 Temmuz yargı süreciyle karşı karşıyadır. Ancak son dönemde bu davalarda dikkat çekici bir hızlanma ve mahkemelerin bazı kararları gerekçe göstererek infaza ara verme, adli kontrolle tahliye gibi AİHM kararlarını kısmen uygulamaya başladığı örnekler görülmektedir.
Anayasanın emri ve uluslararası sözleşmelerin bir gereği olarak, kim olduğuna bakılmaksızın tüm AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması devletin taahhüdüdür. Bir tarafta sadece tek bir örgüte özel dar kapsamlı infaz düzenlemeleri tartışılırken, diğer tarafta 15 Temmuz yargılamalarında bazı AİHM kararlarının seçici şekilde hayata geçirilmesi toplumsal barışa ve empati zeminine hizmet etmez, aksine ayrışmayı derinleştirir.
Eğer yeni bir hukuki dönem başlıyorsa, bu süreç ayrım gözetmeksizin tüm kararları kapsamalıdır; çünkü adalet seçici uygulanamaz ve geciken adalet, adalet değildir.
#KitabınOrtasından anlattım, tamamını izlemek için:
https://t.co/LYio757iar
@myslum@ColakHoca Kul hakkı gerçekten çok önemli.kendini kat bu işe kurunun yanında yaşlar yanarken ses çıkartmayanlar da ondan sorumlu unutma buraya iki kelime yazmak da sorumluluktan kurtulduğumu sanma ahirette eğer inanıyorsan onun cevabını sen de vereceksin kaçış yok mizan herkesi tartacak....
@khkl_khk Bence saklamakta hata etmişsiniz sizi siz olduğunuz için seven arkadaşlarla devam edin ben bu zamana kadar hiç saklamadım laf söyleyenler de çatır çatır kavga ettim hiç pişman değilim yeri geldiğinde söylemek lazım gerçekleri kendilerinden utanmalılar siz değil