1-Olağan kongre takvimi zaten Kılıçdaroğlu döneminde tamamlanmıştı.
2-Butlan kararı doğrultusunda şu an sadece Kurultay yapılmamış durumda.
3-Mevcut delegelerle Kurultay yaparak takvim tamamlamanmalı
4-38.Olağan kongre takvimini tamamlamadan 39. Olağan takvimi başlatamazsınız
Parti örgütümüzün görüşleri ve tabanımızdan gelen talepler doğrultusunda yürüttüğümüz hazırlıkların ardından, Eylül ayının ilk haftasından itibaren olağan kongre takvimini işletmeye başlatıyoruz.
Demokratik katılımı, örgüt iradesini ve parti içi demokrasiyi güçlendirecek bu sürecin partimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında ona hain diyenler saraydakiler ve işbirlikçilerdi! O milleti arkasına almıştı! Sen ise sarayın işbirlikçisisin. Sana hain diyen de saray değil millet! Farkınız bu!
Sadce birkaçmız bu meclisin bahçesinde uzananlar Tıpkı söylediğmiz sözler gbi Yıllardr uzayıp giden haykrışlarımız gbi Cvbını bilemediğimiz sorularımız gbi “Daha ne kadar öleceğiz” O nefesi nerede vereceğiz bilmyorum ama son nefesmize kadar bu onurlu meslği savnmaya devam edceğiz
Anayasa Mahkemesi, Tayfun Kahraman hakkında tekrar hak ihlali kararı vererek, ilk kararının yerine getirilmemesini bireysel başvuru hakkının ihlali olarak kabul etti.
Mahkemenin takdir yetkisi denilerek geçiştirilemeyecek bu hukuksuzluk sarmalının son bulması ve kararın uygulanarak yeniden yargılama sürecinin başlatılması “Anayasal Devlet” ilkesi bakımından zaruridir. Aksi durum Can Atalay dosyası süreci ile birlikte değerlendirildiğinde bireysel başvuru sisteminin de iflası anlamına gelecektir.
Keyfi uygulamaların engellenebilmesi bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını aynı zamanda disiplinel işlem yürütmesi bakımından Hakimler ve Savcılar Kurulu’na iletmesi gerekmektedir. Zira ilk kararı uygulamayan hakimlerin disiplin suçu işleyerek hak ihlaline sebebiyet verdikleri bu kararla tekrar sabit olmuştur.
Laikliği savunan bir bildiriye imza attıkları için insanların ifadeye çağrılması basite indirgenecek bir hukuka aykırılık değildir. Anayasal devlet anlayışından laiklik ilkesinin çıkartılmasının yargı makamları tarafından ilan edilmesidir.
Cumhuriyetin temel niteliklerini hatırlatmak, korumak ve Anayasa’yı savunmak suç olmadığı gibi her bir yurttaşın asli görevidir.
12 Eylül Darbesinin bilmem kaçıncı yıldönümünde!
Savunma için avukata ihtiyacı olan tutuklu müvekkili duruşma salonunda, müvekkilinin avukatlığını yaptığı için tutuklanan avukat cezaevinde! Sizi izlemeye devam ediyoruz…#mehmetpehlivanyalnızdeğildir
Sadece son 15 günde yaşadıklarımızın tablosu bu!
Hakimlik Teminatı: Yok
Savunma Dokunulmazlığı: Yok
Basın Özgürlüğü: Yok
Protesto ve Eleştiri Hakkı: Yok
Siyasal İktidarı Eleştirmek = Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik=Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma
Hukuk Devleti:?
Demokrasi?
“SAVUNMAYI SAVUNMAK” İÇİN BULUŞUYORUZ
Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın, yalnızca avukatlık faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanması; yargının kurucu unsuru savunmayı işlevsiz hale getirme girişimidir.
Halkın hak arama özgürlüğünün sesi olan avukatlar, örgütlü gücümüz Barolar ve Türkiye Barolar Birliği olarak “Savunmaya Özgürlük” talebimizi dile getirmek için Çağlayan Adliyesi’nde buluşuyoruz.
Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.
🗓 23 Haziran 2025 Pazartesi
⏰ 13.00
📍 İstanbul Çağlayan Adliyesi
🚶Çağlayan Adliyesi'nden İstanbul Barosu’na yürüyüş
#SavunmayıSavunuyoruz
Av. Mehmet Pehlivan’ın mesleki faaliyeti nedeniyle tutuklanması, hakimlik savcılık teminatının yok edilmiş olduğu hukuk sistemi içindeki hakim savcıların savunma dokunulmazlığına saldırma pahasına kendi teminatlarını sağlamaya çalışmalarının sakil bir sonucudur #MehmetPehlivan