Stanford Hapishane Deneyi’ni okuduğumda bu kadar güç zehirlenmesi mümkün mü diye düşünmüştüm. Mümkünmüş fazlasıyla mümkünmüş. Zehirlisiniz ve etrafınızı da ki temiz, güzel, saf şeyleri de zehirliyorsunuz.
Bu ülkede huzurun ve barışın hakim olması en büyük dileğimizdir.
Ama bunun yolu terörist başının Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulması asla değildir.
Millet de tarih de bunu affetmez.
Haber kanallarını izledikçe aklıma hep 1984 romanı geliyor. Orda da halk korku, baskı, fakirlik içerisindeydi ama haber kanalları sadece dış güçlerden ve savaşlardan bahsediyordu. Tıpkı ülkemizde ki gibi. Tek derdimiz Ortadoğu savaşları haber kanalları için.
Bu kadar duyarsız ve unutkan bir toplum olmamız korkunç, açık hava tımarhanesine döndük ve herkes her şeye “ya yazık, allah belanızı versin, vs…” gibi şeyler söylemekten başka hiç bir şey yapmıyor. Canilik, cahillik, duyarsızlık kol geziyor ve herkes yarım saat şaşırıp geçiyor.