İstanbul’da bugün etkili olmaya başlayan şiddetli sağanak yağış nedeniyle birçok noktada su baskınları meydana gelmiş bulunmaktadır.
Ecir Kapısı Derneği Arama Kurtarma Ekibi olarak, AFAD ile koordineli bir şekilde yürütülen arama kurtarma ve yardım çalışmalarına katılarak sahada görev almaktayız.
Yağıştan etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, yaşanan olumsuzlukların bir an önce sona ermesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.
EFT açıklamasına “infak” yazdın, şüphelisin!
“Fitre” yazdın, şüphelisin!
Bu mantığa göre Ramazan’da fitresini veren, malından infak eden milyonlarca insan artık birer “potansiyel örgüt üyesi” !
Ne zamandan beri infak şüphe, fitre suç delili oldu?
#İnfakSuçMu
İmam Nevevî’nin (rahimehullah) Riyâzu’s Sâlihîn eserinde yer alan Murakabe bahsinin bu dersinde; günahlara karşı mümince bir hassasiyetin nasıl inşa edileceği, Enes b. Mâlik’in (r.a) ibretlik uyarısı ekseninde ele alınıyor. Günahları hafife almak, günahın basitleşmesi insanı nasıl helaka sürüklüyor konusu anlatılıyor.
Sahabe neslinin helak edici gördüğü ancak zamanla basitleştirilen ameller, küçük günahların birikerek kalbi karartması ve münafık ahlakı ile mümin ahlakı arasındaki farklar Kur'ân ve Sünnet ışığında tahlil ediliyor.
https://t.co/KUJlApb9ue
Laiklik, “Din bizim istediğimiz yerde bize karışsın, istemediğimiz yerde karışmasın; ama biz istediğimiz gibi dine müdahale edelim, Allah’ın dinine ve şeriatına müdahale edebilelim.” demenin şeytanca bir ifadesidir.
📍 Tevhid Dergisi
İnsân Suresi’nin tefsirini 9. dersimizle tamamladık.
Rabbimizden bu dersleri hepimiz için hayırlı ve bereketli kılmasını; öğrendiklerimizi hakkıyla anlamayı, üzerinde tefekkür etmeyi ve hayatımıza tatbik etmeyi bizlere nasip etmesini diliyoruz.
Allahumme âmin.
İnsan bazen övülmek için kendisini yerer; “Ne kadar mütevazı!” desinler diye kusurlarını anlatır. Riya, tevazu görünümünde bile kalbe yerleşebilir.
Kitabut Tevhid’in 56. dersinde, riyanın fark edilmeyen biçimlerini, amellere etkisini ve insanı gösterişe sürükleyen sebepleri ele alıyoruz.
Dersin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/mVN8D4Mn8B
Cezaevindeki kardeşlerinizi unutmayın...
Özellikle NATO toplantısı bahane edilerek gözaltına alınan İstanbul ve İzmir'deki Müslümanları dualarınızda unutmayın.
Samimi bir dua, içtenlikle yazılan bir mektup, geride bıraktıkları ailelerini arayıp hal hatır sormak...
Bunların hepsi zulme uğrayan müminlerle yardımlaşmak, geride bıraktıkları emanetlerine sahip çıkmak ve imtihanlarında onlara destek olmak anlamına gelir.
Kul Sadi Yüksel ve DEAŞ, öyle mi?
Türkiye’de İslami camiâyı tanıyan herkes bunun bir yalan ve iftira olduğunu bilir.
Daha acı olanı ne, biliyor musunuz?
Operasyon yapılalı bir hafta oluyor ve mağdur olan Müslümanlar bu durumu gündem etmeyip sabırla imtihanlarının geçmesini bekliyorlar.
Fakat operasyonu yapanlar, marifet yapmış gibi 70 yaşında bir hocanın ters kelepçeli ve başı bastırılmış fotoğrafını basına servis ediyorlar. Birilerine "iş" yaptıklarını kanıtlamak için...
Efendileriniz bu marifetinizi görüp sizi takdir etti mi bilmem; ama Allah, melekler ve müminler yaptığınızı gördü, kayıtlara geçti.
Binlerce dilde lanetlendiniz.
İnsan hayret ediyor!
İslam’a söven feministler, milyonluk vurgun yapanlar, milletin parasını kumara basanlar ellerini kollarını sallayarak yürüyor.
Bu ülkede ahlaksızlığa, hortumculuğa ve aile kurumuna düşman olanlara gösterilen müsamaha, neden İslami camialara gösterilmiyor?!
Kur’ân Kıssaları derslerimizin bu bölümünde, Hûd (as) ile Âd kavmi arasında geçen ibret dolu diyaloğu ve Hûd Suresi 53-54. ayetlerin tefsirini ele alıyoruz.
Tevhid davetine karşı delil getiremeyen bâtıl ehlinin ve tağutî düzenlerin başvurduğu klasik yöntemler; peygamberleri "delilsizlikle" itham etmek, çoğunluğun arkasına sığınmak, meseleyi şahıslaştırmak ve hakikati bâtıl menkıbeler örtmek, "ilahlarımız seni çarpmış" gibi sözlerle algıyı yönetmeye çalışmaktır. Âd kavminin Hûd’a (as) verdiği bu çarpık cevaplar üzerinden günümüz şirk algılarını, çoğunluk psikolojisini ve tevhidin apaçık hüccetlerini Kur’an ve sünnet ışığında tahlil ediyoruz.
https://t.co/oltXTd6kcR
Kur’ân’ın hitap üsluplarını doğru anlamak, muhatabın durumunu ve Arap dilinin ifade özelliklerini dikkate almayı gerektirir.
Tefsir Kaideleri’nin 34. dersinde; muhatabın inanç ve tasavvuruna göre hitap edilmesini, yakîn ve şek üsluplarını, nekirenin tazim ifade etmesini ve fiil zamanlarının anlatıma katkısını ayetlerden örneklerle ele alıyoruz.
Dersin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/bchhP3suLm
Gazze; sadece bombaların değil, soykırım, tuzak ve ihanet sarmalında büyüyen küresel bir kuşatmanın altında. Yürekleri yakan sorulara cevap arıyoruz: Gazze neden yalnız bırakıldı? #GazzeninVebali kimlerin üzerinde? "Aksa Tufanı"nın 3. yıl dönümünde kıymetli konuklarımızla Gazze'yi konuşuyoruz. https://t.co/RaE4LCfWY6
Okullardaki bu şiddet olaylarını münferit vakalar olarak değerlendirmek doğru değildir; Bu durum, çocukları yıllarca sıralarda çeşitli “-izm”lerin kalıpları içinde dönüştürerek, sistemin birer “çarkı” haline getiren bozuk düzenin kaçınılmaz bir yansımasıdır.
Bu gerçeği ne zaman konuşacağız?
7 Ekim ve sonrasında yaşananlar, Filistin meselesine karşı tavrımızın geçici tepkilerden ibaret olamayacağını bir kez daha gösterdi.
Mücadele; yalnızca bir ürünü satın almamak değildir. Zulmü destekleyen ekonomik düzene, onu meşrulaştıran propagandaya ve bize dayatılan değer anlayışına karşı bilinçli ve sürekli bir duruştur.