Yargı sopasıyla halkı sindiremeyeceksiniz!
Ülkedeki adaletsizliklerle ilgilenmek yerine Parti Sözcümüz Sera Kadıgil hakkında pazar akşamı soruşturma başlatan ve bunu da sosyal medyadan duyuran yargı mekanizması, sosyal medyada “cadı avı” yapmak yerine sorumluluklarını yerine getirmelidir.
Barajı yıktık, bu işin peşini bırakmayız!
Dün gece Çalışma Bakanlığı'nca açıklanan sendikal istatistik verileri ile barajın altında "bırakıldığımızı" öğrendik.
Tüm kamuoyuna duyuruyoruz ki yıllardır yürüttüğümüz mücadelelerin, 2026 yılında zaferle sonuçlanmış ve tüm yurdun gündemine oturmuş 4 direnişimizin ardından sendikal barajı aştık. Anti-demokratik sendika barajı uygulamasını yıktık, bu başarımızı holding merkezlerine ve holdinglerin çıkarı için hareket eden bir kaç Bakanlık bürokratının heveslerine teslim etmeyeceğiz.
Uyarıyoruz, dinlemezseniz geleceğiz.
İşçi sınıfının alın teri, gözyaşı ve mücadelesi ortaktır.
Doruk Madencilik işçileriyle yaptığımız toplantının ardından, birlikte DİSK Enerji-Sen öncülüğünde gerçekleştirdikleri Ankara yürüyüşü Saray tarafından engellenen emekçi kardeşlerimizi ziyaret ettik. Yunus Emre Termik Santrali işçilerinin direnişi hepimizin direnişidir.
Emekçilerin haklı mücadelesini savunduğu için gözaltına alınan Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ve Genel Sekreteri Emin Atsız derhal serbest bırakılmalıdır. İşçinin hak talebini duymak yerine gaza, copa, gözaltına başvurmak patronlarla suç ortaklığının kabulüdür. Bu baskılar bizi mücadelemizden vazgeçiremeyecek!
20. gün
Unutma unutturma, yanında ol!
Sevgili @idgoktas politik mizah yaptığı için kuyu tipi cezaevinde tutuklu.
Neşemizi tutuklayamazlar!
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
"Kuyu tipi" olarak adlandırılan “yüksek güvenlikli” tabutluklar, mahpusları yalnızlaştırmayı, toplumsal yaşamdan ve insani ilişkilerden koparmayı esas alan bir tecrit rejimidir. Bu uygulama yalnızca özgürlüğün değil, insan onurunun da hedef alındığı ağır bir hak ihlalidir.
Kuyu tipi hapishaneleri protesto etmek amacıyla sürdürdüğü açlık grevinde, zorla besleme uygulaması sonrasında 268. gününde Antalya’da yaşamını yitiren Gürkan Türkoğlu’nun ölümü, bu rejimin yarattığı ağır sonuçların en acı örneklerinden biridir. Yaşam hakkını korumakla yükümlü olan devlet, mahpusların taleplerini duymak yerine tecridi derinleştiren politikaları sürdürmektedir.
Komedyen Deniz Göktaş’ın da tutuklanması sonrası kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sevk edilmesi, bu sorunun yalnızca tek tek mahpusları değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini bir kez daha göstermektedir.
Tecrit, bugün herkesi cezaevlerine doldurmanın halkı sindimeye yetmediğini gören rejimin, cezaevlerini işkencehanelere dönüştürme yöntemidir. Bu yolla ceza infaz sisteminin temel bir aracı haline getirilmiştir. Hak ihlallerinin görünmez kılındığı kuyu tipi hapishaneler, hukukun değil cezalandırma siyasetinin ürünüdür.
Ama biliyoruz ki tecrit, yalnızca hapishane duvarlarının içinde kurulmaz. Tecrit, toplumu korkuyla yönetmenin aracıdır. Bu nedenle kuyu tipi hapishaneler yalnızca mahpusların değil, bu ülkede özgürlük, adalet ve demokrasi talep eden herkesin meselesidir.
İnsan onurunu ayaklar altına alan, mahpusları fiziksel ve psikolojik yıkıma sürükleyen bu infaz rejimi derhal son bulmalıdır.
Kuyu tipi hapishaneler kapatılmalı, mahpusların yaşam ve sağlık hakkı güvence altına alınmalı, infaz rejimi temel hak ve özgürlükler çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.
Tecride karşı yaşamı, insanlık onurunu ve özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz. İnsanca yaşamı kazanacağız.
TİP Hukuk Bürosu
Genel Başkanımız Erkan Baş, Ankara'da direnen öğretmenlerin açlık grevini ziyaret etti:
"Burada öğretmenlere büyük bir şiddet uyguluyorlar! Hangi hakla, hangi kanunla, hangi yasaya göre? Patronların yasalarına göre! Patronların keyfine göre! Zenginler öyle istediği için!"
İSTENMİYORSUNUZ!
NATO'su, Trump'ı, Barack'ı, askeri üsleri, Saray'ı ve tüm işbirlikçileri... Hiçbiriniz bu topraklarda ve dünyanın hiçbir yerinde istenmiyorsunuz!
Tüm NATO üsleri kapatılmalıdır! NATO'dan derhal çıkılmalıdır! Dünyanın en büyük savaş ve saldırganlık örgütü olan NATO dağıtılmalıdır!
Kurtuluş ellerimizde!
Sen de TİP'e katıl; yoksulluğu, hukuksuzluğu, karanlığı hayatımızın normali haline getirmek isteyen Saray'a karşı örgütlü mücadelemizi büyütelim:
https://t.co/bq16bt4V3O
12. Yargı paketine karşı kadınlar olarak tek ses oluyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine karşı bir aradayız. Bu mücadele hepimizin!
13 Haziran Cumartesi
17.00 Kolej Meydanı
📍Ankara
Direnişlerini zaferle sonuçlandıran Doruk Madencilik işçilerini selamlıyoruz!
Haklarını talep etmekten hiç vazgeçmeyen ve bu uğurda mücadeleyi geniş halk kitlelerine ulaştırmayı başaran Doruk Madencileri, dün gece yarısı işçilerin hesaplarına ödemelerin yapılmasının ardından eylemlerini sonlandırdı.
Bu kazanım; sendikal haklara saldırıların ivme kazandığı, milyonlarca işçinin yoksulluğa ve açığa mahkûm edildiği bu kara düzende Türkiye İşçi Sınıfı'na umut olmuştur.
Yaşasın Sınıf Mücadelesi!
Milletvekilimiz Ahmet Şık ile “Ayna / Helî” adlı yeni kitabının söyleşi ve imza gününde, dayanışma kahvaltımızda bir araya geliyoruz.
Tüm Antalyalıları bekliyoruz!
📍 Filika Cafe (Kaleiçi)
🗓️ 7 Haziran Pazar
⏰ 11.00
İletişim için: 0530 968 94 30
Madenci hakkını alacak!
Türkiye İşçi Partisi olarak, hakları için direnen maden işçileriyle omuz omuza bir kez daha Ankara'da SSS Yıldızlar Holding kapısına dayanıyoruz.
Madenciyi açlığa ve güvencesizliğe mahkum etmek isteyenlere karşı tüm Ankara halkını madencilere ses olmaya çağırıyoruz!
🗓️ 4 Haziran Perşembe
📍 11.00 - TİP Ankara İl Binası (Buluşma)
📍 12.00 - SSS Yıldızlar Holding Önü (Basın Açıklaması)
Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
"İktidar çıkıp açıkça desin ki: 'Biz, Tom Barrack’ın hayallerindeki ülkeyi kurmak, bir monarşi inşa etmek istiyoruz.' Biz de demokrasi varmış gibi, yargı varmış gibi, adalet varmış gibi davranmayalım."
Kapatılan Bilgi Üniversitesi'ndeki eylemden konuşan İl Başkanımız Furkan Seyhan: