Enflasyon tahminini tutturamayan TÜİK Başkanı’nın,
Orta Vadeli Planı sürekli patlayan Merkez Bankası Başkanı’nın,
Maaşların yetersizliğini, emeklilerin az çalışıp çok yaşamasına bağlayan SGK Başkanı’nın
aylıklarına seyyanen/ekstra 30 bin lira ZAM yapılacak.
BUNU BAŞARDILAR!
KAMUDA ÜCRET ADALETSİZLİĞİ VAR!
Ek ödeme düzenlemesi, ast/üst ayrımı yapmadan bütün kamu görevlilerini kapsamalı, derde derman olmalıdır
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 yılı Bütçe Kanunu görüşmelerinin son gününde, kamudaki merkez uzman ve üstü yöneticilerin ek ödeme ve tazminat göstergelerine ait oranların artırılmasını amaçlayan ve bütün siyasi partilerin ortak teklifiyle verilen önerge, Genel Kurul sürecinde ek ödeme alan bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
Özellikle belirtmek isteriz ki; mali ve özlük hakları bakımından yapılan her artışı ve olumlu düzenlemeyi takdir ediyoruz. Kimin ne kadarlık bir maaş ya da ek ödeme aldığından çok, bu ödemelerin herkesi kapsamasının peşindeyiz.
Kamu görevlileri yüksek enflasyon, önlenemeyen kira artışları, yüksek vergi dilimi ve düşen alım gücü altında ezilmekte, enflasyon oranındaki ücret artışına mahkum bırakılmaktadır.
Bütçe görüşmeleri başlamadan önce TBMM önünden yaptığımız çağrıda, kamu görevlilerinin sorunlarını dile getirip çözüm önerilerimizi açıkladık ve kapsamlı bir düzenleme yapılması beklentimizi ifade ettik. Bütçe Kanunu görüşmelerinde tüm siyasi partilerinin ortak uzlaşısıyla komisyondan geçen önergenin, Genel Kurul’da taleplerimiz doğrultusunda kuşatıcı olarak kamu görevlilerinin bütününü kapsayacak şekilde genişletilmesi temel beklentimizdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Enflasyon hedefi maaşları baskılayarak tutturulamaz!
Kasım ayı verileri alım gücündeki kaybı bir kez daha ortaya koydu. Sıkılaşmanın yükü sabit gelirlilerin omzunda, piyasa ise zam beklentisini şimdiden etiketlere yansıttı.
Kamu görevlilerinin emeğini korumak için seyyanen zam kaçınılmazdır.
Adil ücret, güçlü çalışma barışı ve kapsayıcı düzenlemeler için TBMM’yi ortak iradeye davet ediyoruz.
https://t.co/l8y7xl2YGs
Bu iktidar Makyajlı rakamlarda usta, Adaletsiz bölüşümde uzman!
Bir kısım kamu yöneticilerinin ve kariyer uzmanlarının maaşına 30 bin TL seyyanen zam yapan iktidar; kendi eliyle mağduriyet yaşatmaktadır.
30 bin TL seyyanen zam sadece uzmanların değil; tüm memurların ve emeklimizin hakkıdır.
Devletimiz ve milletimiz için gece gündüz çalışan memurlarımız arasında ayrım yapılamaz.
Bir kısım uzman memurlara 30 bin TL zam yapıp; geri kalan memurlarımızı ve emeklimizi TÜİK'in insafsız rakamlarına terk etmek en basit tanımıyla insafızlıktır.
Kariyer Uzmanlarının işinin zor olduğunu söyleyenlere sormak istiyoruz;
Akademisyenin, doktorun, polisin, öğretmenin ve zor görevlerde çalışan milyonlarca memurun işi kolay mı?
Bu yanlıştan vazgeçin ve seyyanen zammı bütün çalışan ve emeklileri kapsayacak şekilde genişletin!
Bugün Necmeddin Erbakan mecliste olsaydı, İklim Kanunu’nun küreselcilerin işgal oyunu olduğunu görürdü. Kanunu Siyonizm’in baskı aracı olarak görür, milli egemenlik ve tarım-hayvancılığı koruma uğruna sertçe karşı çıkar, asla susmazdı.
Bana gönderilen ve bir izleyicim tarafından paylaşmam istenen bir mesaj
SAYIN CUMHURBAŞKANIM!
Yıllardır “Güçlü Kadın, Güçlü Toplum!” dediniz...
Ama şimdi soruyorum: O çok bahsettiğiniz güçlü kadınlar nerede?
Müge Anlı’da, Esra Erol’da, adliyelerde, icra dairelerinde, sosyal medyada kocalarını ifşa eden, yuvalarını yıkan, çocukları babasız bırakan kadınlar arasında mı?
Bu mudur güçlü toplum?
Aile diye bir şey kaldı mı?
Baba diye bir şey kald�� mı?
Erkek hâlâ bir birey midir bu ülkede?
Evinde eşine hizmet eden, çocuğuna sahip çıkan, alın teriyle kazandığını evine getiren erkekler şu an mahkeme salonlarında sürünüyor!
Bir kadın ‘şiddet gördüm’ dediğinde ispat aranmazken,
Bir erkek kendini savunmaya kalktığında bile “Sen erkeksin, sus” deniyor!
Sayın yetkililer!
Allah’ın dünyasında, Allah’ın kanunları varken siz ne yapıyorsunuz?
Maide Suresi 44, 45, 46. ayetleri bize apaçık der ki:
> “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse; işte onlar kâfirlerin ta kendileridir…”
“Zalimlerin ta kendileridir…”
“Fasıkların ta kendileridir…”
Ama siz ne yaptınız?
Erkeği suçlu ilan ettiniz.
Evinden attınız, çocuğundan kopardınız.
“Kadın beyanı esastır” diyerek adaleti tek tarafa hizmet ettiniz.
Yasaları Allah’a değil, kadın derneklerinin taleplerine göre yazdınız
Bir adam neler yaşıyor biliyor musunuz?
Bir gün karısı “şiddet gördüm” dedi diye, hiçbir delil sunulmadan, 6284 sayılı kanunla kapısına polis dayandı.
Kendi evinden, kendi çocuklarından uzaklaştırıldı.
İki sokak ötedeki bir otelde üç gün kaldı.
Sonra mahkemeye gitti, hâkim dinlemedi bile…
“Sen erkeksin ya, suçlusundur” diyerek 6 ay daha evden uzaklaştırma verdi.
Kadın evde kaldı, adam sokakta kaldı.
Sonra boşanma davası açıldı.
Kadın hem tedbir nafakası istedi, hem yoksulluk nafakası, hem tazminat, hem çocuk için iştirak nafakası, hem de evin yarısını, arabayı, altınları, takıları…
Ve tüm bunlar olurken adam sadece bir cümle kurabildi:
“Ben bu kadını seviyordum…”
Erkekler boşanma sürecinde ne yaşıyor biliyor musunuz?
Süresiz nafaka ödüyor, ömür boyu!
Ödeyemezse hapse giriyor!
Çocuğunu icra yoluyla görmek zorunda kalıyor!
Çocuğu babasına yabancılaştırılıyor, “baban seni sevmiyor” deniyor!
Velayeti asla alamıyor çünkü “erkek bakamaz” deniyor!
Kadının sevgilisiyle yaşadığı eve çocuğunu bırakmak zorunda kalıyor!
Evinden uzaklaştırılıyor ama evin kirasını o ödüyor!
Mal paylaşımında kendi alın teriyle aldığı her şeyi kadına vermek zorunda kalıyor!
Tazminat, ziynet eşyası, takı, ev eşyası, düğün borcu… Her şey ERKEĞE YÜKLENİYOR!
Kadın bir iftirayla hayatını karartıyor ama ceza almıyor!
Kadın çalışmıyor ama nafaka alıyor, erkek çalışmak zorunda!
Adam kendi çocuğunun velisini göremiyor!
Adam işsizse de nafaka ödemek zorunda, ödeyemezse yine hapis!
Erkekler perişan, erkekler sessiz, erkekler sahipsiz!
Bu ülkede kadın olmak ayrıcalık, erkek olmak suç haline geldi!
Her gün onlarca erkek cinnet geçiriyor çünkü kimse onları duymuyor.
Her gün onlarca erkek mahkemelerde kendini savunmaya çalışıyor ama adalet sağır!
Her gün onlarca erkek çocuk hasretiyle ağlıyor ama yargı umursamıyor!
Erkek olmak nedir biliyor musunuz Sayın Cumhurbaşkanım?
Erkek olmak, sevilmeden sevmek demektir.
Erkek olmak, suçsuzken suçlu ilan edilmek demektir.
Erkek olmak, elini taşın altına koymak, sonra o taşla ezilmek demektir!
Erkek olmak, mücadele edip sonunda da yalnız kalmak demektir!
Ve en büyük mağdur kim biliyor musunuz?
Babasız büyüyen çocuklar…
Sadece annesiyle kalan, babasını sadece icra dairelerinde görebilen çocuklar…
Baba sevgisinden mahrum, rehbersiz, örneksiz büyüyen yavrular…
Bu çocuklar büyüdükçe hırçınlaşıyor, sevgisizleşiyor, toplumdan intikam alıyor.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki;
Suça karışan çocukların büyük çoğunluğu babası olmayan ya da baba figürü eksik evlerde büyümüş.
Madde bağımlısı gençlerin çoğu boşanmış ailelerin çocukları.
Sokak çetelerine karışan, suça sürüklenen gençler, baba otoritesi görmemiş olanlar.
Babasını örnek alamayan çocuk, topluma düşman oluyor.
Siz erkekleri sistemden silerken, bir nesli kaybediyorsunuz.
Siz baba figürünü yok ederken, toplumu çökertiyorsunuz.
Siz adaleti kadınların beyanına endekslerken, çocukları karanlığa itiyorsunuz.
Bu sistem çöküyor Sayın Cumhurbaşkanım!
10 yıl sonra evlilik diye bir şey kalmayacak!
Erkekler evlenmek istemiyor artık çünkü korkuyorlar!
Bir kadını sevmenin bedelinin yıllar sürecek eziyet olduğunu gördüler!
Cinsiyet eşitliği adı altında erkeklerin köleleştirildiği bir sistemde adalet olmaz!
Erkekler artık nefes alamıyor, çünkü her yerden baskı görüyor!
Bir kadının yalanı, bir erkeğin hayatını bitirebiliyor!
Bir kadının gözyaşı, bir erkeği hapislere sürükleyebiliyor!
Allah’ın hükmü varken, siz neyin peşindesiniz?
Nisa Suresi 34. Ayet:
> “Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır, yani yöneticidir, koruyucudur.”
Ama siz bu hükmü çöpe attınız.
Kadınları yöneten, koruyan, sahip çıkan erkekleri adeta linç ettiniz!
Şimdi herkes yıkılmış yuvaların, parçalanmış çocukların, depresyondaki babaların sessizliğine baksın!
Bu sessizlik bir gün öfkeye dönüşecek, unutmayın!
Bu çağrı binlerce erkeğin feryadıdır!
Bu çağrı adalete susamış yüreklerin yakarışıdır!
Bu çağrı, artık yeter diyenlerin haykırışıdır!
Lütfen artık duyun bizi!
Lütfen artık görün bizi!
Erkekler ölmeye başlamadan önce bir şeyler yapın!
Hazırlayan & Sunan: Sedat Akgün
“Adaletin sesi susturulamaz!”
Sayın @RTErdogan İcraat Yapsın!
✔️İsrail’de bulunan Büyükelçimizi geri çağırsın.
✔️İsrail’e can olan Manavgat Suyunu kessin.
✔️İsrail’e enerji olan petrol sevkiyatlarını durdursun.
✔️İsrail’e besin olan ticari ilişkileri kessin.
✔️İsrail’e güç olan askeri anlaşmaları bitirsin.
✔️İsrail’e güven veren Kürecik’i ve İncirlik’i kapatsın.
✔️İsrail’i dize getirecek olan İran, Mısır, Pakistan liderleri ile yaptırımları ve gerekli müdahaleleri esas alan 4’lü zirve toplantısı yapsın.
✔️…
Hamas ve israil hakkında bilmeniz gereken 5 soru Filistin direnişi hakkında merak ettiğiniz her şeyi 3 dakikada özetledik
NOT: bu bilgiler doğru tek bir bilgi hariç israilin öldürdüğü çocuk sayısı 2400'den 2900'a yükselmiştir bu videoyu yapana kadar israil 500 çocuk daha öldürdü
🔴KÜFÜR Tek Millettir!
İşgal Rejimi İsrail'in gerçekleştirdiği katliamların suç ortağı Almanya'yı lanetlemek için tüm Müslümanları Alman Başkonsolosluğu önüne davet ediyoruz.
🗓️27 EKİM CUMA
⌛️21.00
📍İstanbul Alman Başkonsolosluğu
#PalestineGenocide#ziyonistterror
Seni yok sayacaklar Sen daha çok var olacaksın
Bakışların kaçırdığı yerden Daha çok büyüyüp Yokluk bahçesinde koşacaksın
Seni yok sayacaklar Sen de var olacaksın Kendini Kendinde bileyip Kınında kalacaksın
…
Sen Sende Var oldukça Uçacak
Uçacak
Uçacaksın
SezaiKarakoç
📍Sınırdayız - Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı
Türkiye'nin dört bir yanından binlerce araçla, Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğunu göstermek adına "Sınırdayız!" programımıza katılan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum.
Filistin ve mazlum coğrafyalar özgür olana kadar kıyamımız devam edecek.
#Sınırda
#ÖfkemizSınırda
#SabrımızSınırda
#Sınırdayız
#LetGazaBabiesLive