İbn Teymiyye رحمه الله şöyle demiştir:
“Nice zaman nefisler, arzu ettikleri şeyleri yaparlar da, bunu Allah’a itaat ettiklerini zannederek yaparlar.”
Mecmûʿu’l-Fetâvâ, 28/207.
İbnü'l-Kayyim (رحمه الله) şöyle demiştir:
"Kalp stres ve sıkıntılarla sarsıldığında, onu Allah'ı zikretmekten daha fazla huzura kavuşturan hiçbir şey yoktur."
Medâricü's-Sâlikîn, 3/72
"Bir gün, gereğinden fazla endişelendiğini anlayacaksın. Oysa Allah, senin için her şeyi, senin dilediğinden çok daha hayırlı ve daha güzel şekilde planlamıştır."
İbn Kayyim رحمه الله şöyle demiştir :
“Dünyayı seven kimse şu üç şeyden kurtulamaz:
Sürekli bir keder,
Bitmeyen bir yorgunluk,
Sonu gelmeyen bir pişmanlık.”
İbn Kayyim el-Cevziyye رحمه الله şöyle demiştir:
"Kâinatın tamamı Allah'ı tesbih eder. Ağaçların hışırtısı, kuşların ötüşü, derelerin şırıltısı... Bütün yaratılmışlar ilâhî bir tesbih hâlindedir."
İbnü'l-Kayyim رحمه الله şöyle der:
«"Hüzün, kalbi zayıflatır, iradeyi kırar ve yürüyüşü engeller. Şeytan için, mümini hüzne düşürmekten daha sevimli bir şey yoktur."»
Zâdü'l-Meâd, 3/289.
İbn Kayyim (Rahimehullah) şöyle dedi:
"Kim, Allah için bir şeyi terk ettiğinde O'nun kendisine bundan daha hayırlısını vermeyeceğini zannederse, şüphesiz Allah hakkında kötü bir zanda bulunmuş olur."*
Zâdü'l-Meâd [3/272]
داخل كُل انسان حياة أُخرى يعيشها بمفرده ...
Her insanın içinde, yalnız başına yaşadığı başka bir hayat vardır...
O hayatı en iyi bilen ise Allah'tır. İnsanlardan gizlenen dertleri, sessiz duaları, kalpte saklanan umutları yalnız O bilir..
“Kalpte öyle bir dağınıklık vardır ki, ancak Allah’a yönelmekle, öyle bir yalnızlık vardır ki, ancak onunla yakınlaşmakla giderilir.
Öyle bir hüzün, öyle bir ihtiyaç vardır ki ancak ona duyulan muhabbetle yatışır.
İnsana dünya ve içindekiler verilse bile, bu ihtiyaç asla doymaz”