Amaçsız insan, hayvandır.
Barınmak, doymak, güvenlik, hayatta kalmak gibi şeyler hayvanî ihtiyaçlardır.
İhtiyaçlarımız, hayvanlarla ortak tarafımızdır.
Bunları, başkaları için de istemek, talep etmek, bu uğurda fedakârlık yapmak, insanlıktır.
Milleti için isteyene milliyetçi denir.
Sınıfı için isteyene komünist denir.
Türü için isteyene hümanist denir.
Kendisi dışında kimse için hiçbir şey istemeyene, her şey denir; insan denmez.
Ülküsüz insan, hayvandır.
Allah’ın yer yüzünde kılıcı mısın Çatlı
Bir Tanrı Dağı’dır o cennet yedi katlı
Turancılık biz için şehadetlerden tatlı
Nükredit’im garip halk o hainlere kandı
O mübarek yerlerden göğe değin başkandı…
Paylaşımlarımın altına gerçeği bilmeyen, sadece duyduklarıyla saldıran ve nefret üreten yorumlar geliyor. Kimseye kızgın değilim. Biz bir film yaptık. Gerçeklerle yüzleşmek cesaretini gösteren herkesi sinema salonlarında misafirimiz olmaya davet ediyorum. Gelin izleyin, eleştiriyi ve tartışmayı ondan sonra yapalım. Bir devir yaşandı ve biz o devri tüm gerçekliğiyle anlattık. Sizin uzaktan duyduklarınız, bizim bizzat yaşadıklarımızın karşısında. Benim babam bu vatanın öz evladıydı. Ruhu şad olsun.🇹🇷
“Vatan büyük bir evladını, inkılap büyük bir teşkilatçısını kaybetti.” M.K.Atatürk
15 Mart 1921…
Mehmed Talat Paşa Berlin’de hain bir suikastla şehit edildi.
Talat Paşa milletimizin en zor günlerinde devletin bekası için sorumluluk alan bir lider olarak Türk siyasi tarihindeki yerini almıştır.
Hatırası ve mücadelesi milletimizin hafızasında yaşamaya devam edecektir.
Ruhu şad olsun.
Çocuklarınıza dedenizin ya da annenizin adlarını vermeniz, adını verdiğiniz kişiyi sevdiğinizi gösterir.
Türkçe adlar vermeniz, onları sevdiğinizi gösterir.
Türk çocuklarına Türkçe adlar veriniz.
Hiç bir şeyi 2025'de bırakamayacaksınız arkadaşlar. Bütün efkarınız sizi saç tellerinizin arasında bir saniye bile yalnız bırakmadan takip edecek. Kininiz, nefretiniz, özleminiz, aşkınız, acınız 23:59'da durduğu gibi 00:01'de de duracak. Sigara kullananlara kolay gelsin.
11 Aralık, Yolbaşçımız Hüseyin Nihal Atsız Beğ’in aramızdan ayrılışının yıl dönümüdür. Atsız Beğ; Türk’ün töresini, kökünü ve kimlik şuurunu canlı tutmak için yılmadan kalem oynatmış, duruşu, tavrı ve fikirleriyle bir nesle istikamet vermiş mümtaz bir düşünce adamıdır.
O, hakikati söylemekten hiçbir zaman geri durmamış; Türk’ün mazisini, özünü ve ülküsünü açık bir berraklıkla ortaya koymuştur. Türk’ün dirliğinin ve bekasının ancak bilgi, disiplin ve inanca bağlılıkla korunacağını gösteren tavrı ise bugün dahi yol gösterici niteliğini muhafaza etmektedir.
Atsız Beğ’in yaktığı Türkçülük ateşi, Türk’ün varlık ve süreklilik yürüyüşüne ışık tutmaya devam etmektedir. Onu ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyor; bıraktığı Türkçülük mefkuresine bağlılığımızı kararlılıkla yineliyoruz.
Altın Ordu Cemiyeti
#HüseyinNihalATSIZ
#AltınOrduCemiyeti
Ben Öğretmen Neşe ALTEN. 26 Ekim 1993 tarihinde görev yaptığım Diyarbakır Bismil Çavuşlu köyünde 25 günlük öğretmen iken Kürt terör örgütü Pkk mensupları tarafından babam Hasan Alten ile beraber şehit edildim. Ben katledileli bugün tam 31 yıl oldu. Unutma..!
Başbuğ Atatürk, Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı, Necip Asım, Nihal Atsız, Nejdet Sançar, Zeki Velidi, Cemal Oğuz, Namık Orkun, Şaik Gökyay ve diğerleri...
Hepsi de öğretmendi...
Kimimiz onlardan adam olmayı, kiminiz de adam olmadığını öğrendi.
Aziz ruhları şad olsun.
#24KasımÖğretmenlerGünü
Kapımda korumaların beklediği bir makam odam, 7/24 korunan bir evim ve gittiğim her yere benimle gelecek bir koruma ordum olsaydı...
Bana da insanların silah sahibi olmak istemesi "saçma" gelirdi.
Unutmayın!
Sizin silah sahibi olmanıza karşı çıkanlar, sizinle aynı hayatı yaşamıyor.
🔵 Bir klinik psikolog, erkeklerin sadakat anlayışı üzerine konuştu:
“Kadınlar sadakatten anlamaz. Siz hiç savaştınız mı? Babanız ölünce aileniz size emanet edildi mi? Vatanına, tuttuğu takıma ihanet eden bir erkek gördünüz mü? Sadakat erkeğin işidir.”
Mevsiminde solan çiçekler gibi; vakitsiz öleceğiz ve sadece işin ehli olanlar üzülecek. Kurmaya çalıştığımız dünyayı kimseye yamandırmadan, hızlı, vakitsiz ama tam yerinde. Bir gökyüzü bir de anamız ağlar arkamızdan. "Yaşayıp da şu günü görseydi keşke" diyen dostlarımız bir de.
rus romanı karakterleri gibi yaşıyoruz. karanlıkta işe gidiyoruz, geçim sıkıntısı çekiyoruz, bağışıklığımız zayıf olduğu için sık sık hastalanıyoruz, bir paltoya bir tomar para ödüyoruz ve tek umudumuz şans oyunları.