ŞU BIKTIRICI "EKMEK YEME" MEVZUU...
Yasa ve kural dışı her etkinliğin savunmasında, karşımıza aynı tiksindirici gerekçe ile çıkıyorlar...
Mafya tarafından "kıyıların ve kaldırımların işgaline" karşı çıkıyorsun. Anında cevap hazır:
"Abi kaç kişi ekmek yiyor buradan biliyor musun?.."
Birader. Yasayı çiğniyorsun. Başkalarının hakkını (denize özgürce girebilme, kaldırımda rahatça yürüyebilme) çiğneyerek kazanılan yenen ekmek övünülecek bir şey mi?
Hani biraz zorlasan, başka tür (şimdi hatırlattırmayın - saydırmayın bana) faaliyetler için de aynı şeyi söyleyebilirler. "Abi kaç kişi eve ekmek götürüyor bu işten..."
Yettiniz artık!
AOÇ arazisine yapılacak 'Millet Ormanı' projesi için düzenlenen 310 milyon TL’lik ihale, Diyanet Vakfı mütevelli heyet üyesi Hasan Gürsoy’un şirketine verildi
https://t.co/6uGDuHoF6s
Karadağ, 1 Kasım’dan itibaren Türkiye’ye vize uygulayacak.
Bu ülkede binlerce Türk yaşıyor ve çalışıyor. Bazılarının gayrimenkulü ve oturumu var.
On binlerce Türk turist Karadağ’ı ziyaret ediyor.
Karadağlı esnaf bile Türkçe anlıyor, sokakta Türkçe levhalar var.
Artık bu ülkeye de vizesiz giremeyeceğiz.
Balkanlarda vizesiz girebileceğimiz beş ülke kalıyor:
Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Kosova, Makedonya.
Benim ilk ifadeye çağırılışım ancak Uğur'un ve Berkant abinin sayısızdır.
Gazeteciler yargı sopasına, soruşturmalarla susturma çabalarına, ifadeler gözaltılar ve tutuklamalara alışkın olduğu kadar dirençli de.
Her zaman olduğu gibi birlikte olacağız, gideceğiz ve ifademizi vereceğiz.
Korkutmaya çalışanlara cevabım: korkmuyorum BirGün benim, halk BirGün'ün arkasında.
"3 Y'yi bitireceğiz" iddiasıyla iktidara gelen AKP, 14 Ağustos'taki 25'inci kuruluş yıl dönümü için kapsamlı bir kutlama programı hazırlıyor.
Hatıra para bastırılacak, özel şarkı söylenecek, almanak dağıtılacak…
AKP, 24 yıllık iktidarında halk için yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların derinleştiği bir düzen ortaya koydu
https://t.co/QSDO7DHj47
🔴ÖZGÜR ÖZEL'DEN KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA TARİHİ ÇAĞRI
📌“Madem ki partilisin, madem ki bölünmek istemezsin, madem ki ‘Bölünme olursa AK Parti’ye yarayacak’ diye konuşuyorsun; ikimiz, tüm üyelerin oyuyla genel başkanlık yarışına girelim. Kaybeden CHP’yi salsın! Kaybeden siyaseti bıraksın!”
Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı'nda konuşuyor:
"Başta Sayın Erdoğan olmak üzere; salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkmayanlara ve çıkamayanlara sesleniyorum.
Belki makamlarımız, şatafatlı sahnelerimiz yok. Bazen bir bankın, bazen bir sandalyenin üzerindeyiz.
Ama hepimizin içi rahat olsun, hepimize müjdeler olsun ki biz milletimizin gönlündeyiz."
En az 50 bin insanın öldüğü deprem felaketinde çadır satan, bu yüzden Kızılay başkanlığından istifa eden ve ne hikmetse her şeye rağmen yine de yargılanmayan isim ahlak dersi veriyor. Utanma duygusu neredesin?
Haluk Levent hiçbir zaman peşine takıldığım, güvendiğim biri olmadı. Hakkındaki söylemler de şu anda iddia düzeyinde. Kumar mı oynadı, dolandırıcılık mı yaptı bilmiyoruz. Zaten bu yargı ile doğruya ulaşmak da mümkün değil.
Öte yandan Türkiye’de “iyi” olmak artık çok kolay. Mesela çadır satan “ya ben en azından yardım paralarıyla kumar oynamadım” diyerek iyi insan rolüne bürünebiliyor. Bunu yaparken hiç utanmıyor.
Özgür Özel: “Eninde sonunda benim, Ekrem başkanın, Mansur başkanın ve sizin desteklediğiniz, ya içimizden biri ya bambaşka biri ama eninde sonunda bizden biri cumhurbaşkanı olacak, Erdoğan gidecek"
Temmuz zammı daha insanların cebine girmeden fazlası uçtu gitti
Petrole zam, Çaya zam, yol ve köprülere zam, sağlık katkı paylarına zam, bugün de marketteki sulara zam
Altaylı'dan Bakan Tekin'e sert "Kurtuluş Savaşı" tepkisi!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ders kitaplarından "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kaldırılacağını açıklayıp "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" sözleriyle gerekçelendirmesine gazeteci Fatih Altaylı'dan çok sert bir yanıt geldi.
Bakanı "zeka ile açıklanamayacak bir yanıt" vermekle eleştiren Altaylı, Kurtuluş Savaşı'nın Osmanlı'ya karşı değil, ülkeyi işgal eden İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan ordularına karşı yapıldığını ve bu savaşla işgalcilerden kurtulunduğunu hatırlattı.
Osmanlı'yı yıkanın Kurtuluş Savaşı değil Birinci Dünya Savaşı olduğunu belirten Altaylı, Cumhuriyet'in aslında yıkılmış Osmanlı'ya şanına yakışır bir defin töreni yaptığını vurguladı.
Bakanlığın getirdiği mantık çelişkisine de değinen Altaylı:
"Kurtuluş Savaşı denilmez zaten Osmanlı vardı deyip ardından Milli Mücadele derseniz, o zaman biz de 'Ne yani Osmanlı'yı milli görmüyor musunuz sayın Bakan!' diye sorarız"