Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu.
Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
TBMM'de imzaya açılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan tarihî bir adımdır.
Huzur ve istikbâl kardeşliktedir.
İradeye canıgönülden omuz veriyor, süreci canıgönülden sahipleniyoruz.
#AKParti#İzmir Milletvekilimiz, #TBMM İdare Amiri Sayın F.Alpay Özalan’ın vefat eden kıymetli kayınvalidesine Cenab-ı Allah’tan rahmet, Sn.@alpayozalan35 ‘a ve merhume teyzemizin kıymetli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiştir. Cumhurbaşkanımız şu anda dünyada demokratik seçimler yoluyla iş başına gelen liderler içinde en tecrübeli devlet adamı ve liderdir.
Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir.
Türkiye’ye geçmişte yaşatılan kötülüklerin kök zihniyeti budur. Maalesef bu belli kesimlerde bir siyasi karakter haline gelmiştir.
En yüksek demokratik meşruiyete sahip dünya liderlerinden olan Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir.
Bu zihniyetle demokratik mücadelemizi en zor zamanlarda verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.
Yine bu zihniyetin partimizden bahsederken “Ak Parti diye bir parti yok” anlamına gelen sözleri sadece çürümüş bir zihniyetin temennisidir. Gerçeği öğrenmek isteyen biri, sokaklara çıkıp bunu dile getirsin ve cevabını bizzat yaşasın.
Bu çürümüş beyanlar yok hükmündedir. Sadece Türkiye için kötü niyetleri olan kesimlerin itiraflarıdır.
AK Parti olarak üye sayısında Türkiye’nin açık ara birinci partisiyiz.
Geçen ay açıklanan verilere göre üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı.
Yeni üyelerin partimize kazandırılmasında emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı canıgönülden tebrik ediyorum.
Cumhurbaşkanımız,
Genel Başkanımız
Sayın @RTErdogan: Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide, ne dış politikada bize ve millete faydası olacak hiçbir önerileri yok.
TÜGVA, bu seneki yaz okullarında 700 binden fazla katılımcı sayısına ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
Türkiye Gençlik Vakfımız, sadece bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencimizin hayatına dokunarak ülkemizin en büyük gençlik hareketi haline geldi.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Tebrikler #FileninSultanları…
Bir kez daha gururlandık, bir kez daha ay yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandırdınız. 🇹🇷
Azminiz, emeğiniz ve mücadelenizle bir kez daha tarih yazdınız. Sahada sergiledikleri inanç, azim ve mücadeleyle şanlı bayrağımızı zirveye taşıyan kahramanlarımızla gurur duyuyoruz.
#VNL
Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması amacıyla yürütülen soruşturmalar, İçişleri Bakanlığımızla tam koordinasyon içinde, çok yönlü, kapsamlı ve derinlemesine sürdürülmektedir.
Bu hafta gerçekleştirilen yeni dalga operasyonlarla birlikte 32 şüpheli hakkında adli işlem tesis edilmiş; 15 şüpheli tutuklanmış, 14 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, kırmızı bülten kapsamında yakalanan 1 şüphelinin Türkiye’ye iade süreci başlatılmıştır. 2 şüphelinin gözaltı işlemleri ise sürmektedir.
Soruşturma kapsamında; HTS ve daraltılmış baz kayıtları, kamera görüntüleri, dijital materyaller, mali hareketler, hastane verileri, araçlar ile DNA ve kriminal bulgular titizlikle incelenmektedir. Silinen ya da değiştirildiği değerlendirilen kayıtların geri getirilmesine ve maddi gerçeği ortaya çıkaracak bütün delillerin eksiksiz şekilde elde edilmesineyönelik çalışmalar devam etmektedir.
Bu vesileyle, büyük bir özveriyle soruşturmaları koordine eden Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımıza, özellikle JASAT ekiplerimize, KOM Başkanlığımıza, MASAK’a ve Adli Tıp Kurumumuza teşekkür ediyorum.
Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz. Gülistan Doku’nun akıbeti bütün yönleriyle aydınlatılıncaya, sorumlular adalet önünde hesap verinceye kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız.