Fatih Altaylı'dan Cem Küçük yorumu:
"Biliyorsunuz, Cem Küçük’ün adını yıllarca ağzıma almadım.
Muhatap olabileceğim biri olarak görmüyordum. Yok hükmünde gördüklerimdendi. Aptal ya da cahil olmadığını İlber Ortaylı’dan ötürü bilirdim, bu yüzden de kötülüğü benim için daha kabul edilemez bir durumdu.
Son zamanlarda TGRT’deki yayınlarında daha makul, daha akılcı ve belki de bir nebze vicdanlı bir yorumculuğa evrilmişti.
Bu yüzden de adını belki de ilk kez birkaç ay ya da hafta önceki bir yazımda andım. Hatırlamıyorum tam olarak.
Butlan kararı sonrası da doğru yorumlar yaptığını gördüm.
Ve dün TGRT Haber ile ilişiğinin kesildiği duyuruldu.
Hayatım boyunca bir gazetecinin kovulmasını, işinden olmasını istediğimi hatırlamıyorum. Kim olursa olsun bir gazeteci kovulunca da üzülürüm.
Küçük’ün kovulduğunu iktidara yakın bir ismin mesajından öğrendim, “Cem Küçük de adaya veda etti” diye.
Daha sonra Küçük açıklama yapmış, “Ayrılığımın nedeni butlan kararı ve Yeni Parti konusundaki farklı tavrım değil” diye. Bana gelen bilgiler de, Küçük’ün ayrılığının Barış Yarkadaş ile farklı düşünüyor olması ve CHP’ye yönelik eleştirileri ya da CHP’yi küçümsemesi olmadığı yönünde.
Ayrılığın daha köklü, daha eskiye dayalı bazı konular nedeniyle, özellikle de Küçük’ün bir dönem kendini “devlet ve derin devletin temsilcisi” gibi göstermesinin yarattığı giderek artan rahatsızlık nedeniyle olduğu söyleniyor.
Öyle ise yakında başka yansımalarını da görürüz."
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sesini daha fazla kişiye ulaştırabilmesi için destek hesabını takip etmenizi rica ediyoruz.
Lütfen bu paylaşımı RT ve takip ederek destek olun. Desteğiniz bizim için çok önemli çok kıymetli.
Ali Babacan: "Anayasa Mahkemesi kararları, Yargıtay’ı da bağlar, Cumhurbaşkanı’nı da bağlar. Diğer tüm yargı organlarını da bağlar.
Siz kimi aldattığınızı sanıyorsunuz?"
Ali Babacan: “Şu anda asgari ücret açlık sınırının altında ve bunun da en önemli sebebi enflasyon.
Bu enflasyon bizzat Sayın Erdoğan'ın uyguladığı yanlış politikalar sonucunda patlamış bir enflasyon.
Bizden başka, Avrupa'da böyle %70’li, %80’li enflasyon yok.”
🎙Prof. Dr. Aziz Konukman:
"Ne yapıyorsunuz kardeşim yahu? Sizin öngördüğünüz enflasyon yüzde 33. Peki ne kadar artıyor? Yüzde 72,1. Vatandaşa hesabınızı yüzde 33’e göre yapın diyor. Uyanıklığa bak yahu! Utanır insan! Dalga mı geçiyorsunuz?"
📺BirGün TV'de yayında!
Ali Babacan: "Ben, ülkemizdeki her bir ferdin insan onuruna yaraşır bir hayat yaşaması için buradayım.
Ben, muhafazakar mahallelerdeki endişeler toplumsal güvenceye kavuşsun diye buradayım.
Ben, seküler mahallelerdeki baskılar son bulsun, yaşam tarzlarına iktidarlar müdahale etmesin diye buradayım.
Ben, artık fikirlerle kavga edilmesin, kimse ötekinin haklarına engel olmasın diye buradayım.
Ben, Sayın Erdoğan’ın el yapımı ev yapımı 'ekonomik krizini, sosyal krizini' sona erdirmek için buradayım."
"Orman alanlarında yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevresel ve sosyal etkilerine yönelik ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?"
Milletvekilimiz @hasankaraltr Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı'ya sordu.
Enflasyon bildiğiniz yangındır🔥
Kundakçılar bir de itfaiyeye barikat kurdular🚧🚒
Merkez Bankası yasası paspas oldu ₺🪒
Karşı gelenlere mandacı vatan satıcısı dendi🙅🗡️
Sözler yutuldu, vaatlerimizin bir kısmına sarıldılar.🛟
Tam 2 yıl önce atın önüne arabayı koymuşlardı🚃🐎
Faiz sebep, enflasyon sonuç...
Bütün dengeler alt üst oldu➡️
❗️Kiracı mülk sahibi birbirine girdi
❗️İşçi işveren açmaza düştü
❗️Parası olan kazandı gariban kaybetti
❗️Yurttaş kentte güçlükle tutunmaya çalışıyor
❗️Rekabetçi kur yalanıyla milleti duman ettiler
❗️Yangında herkes birbirini ezmeye başladı
❗️Depo basıp, kasiyerlere şarlayarak gün geçirdiler
Her ay tek hane enflasyon gelecek yalanı çektiler🤥
MAALESEF BU AKIL DIŞI SİYASET CEZASIZ KALDI
YİNE ATI ÇALAN ÜSKÜDAR'A GEÇTİ
😕Şimdi herkes FAİZ kararını alkışlamakla meşgul
☹️ Mirasyedileri şımartmamak lazım
😧Doğru adımların tümünü atacak niyetleri yok
😐Çabalayan birkaç düzgün insandan ibaret herşey
🙄Otopilotaki uçağı dağlara vurmamaya çalışıyorlar
😟Yoksa istikamet hâlâ sorunlu
YEREL SEÇİMLERİ CUMHUR KAYBEDERSE
💡Muhalif belediyeleri her türlü boğmaya çalışacaklar
💡Zamları, vergileri, ek vergileri zaten yağdıracaklar
💡Hukuk guguk olmaya devam edecek
💡Boş tartışmaları körükleyip cambaza baktıracaklar
Her şeye rağmen yerel seçimleri alıp kanamayı hiç değil azaltmak gerek.
Yerel seçim sonrası makul insanları bir çatı altında toplayabilme sınavı vereceğiz.
TOPLANMA ALANI olarak @devapartisi'nde buluşmayı diliyorum.
📍12 milyon TL'lik araç iddiasını yalanladı, '6 milyon TL' dedi
📌Sinan Oğan'ın aylar önce seçim döneminde bindiği bu araca kiralık dediği görüntüler ortaya çıktı https://t.co/ZhDXsp3uaV
Artık çok uzaklaştığımız AB sürecini en azından tekrar canlandırmak için hukuk devletine dönmekten başka çare yoktur. AB'nin ön koşulları demokrasi, kuvvetler ayrılığı ve temel hak ve özgürlükler. Bunlar da bizde buzlukta.
Bu gerçekleri gözardı eden tüm açıklamalar boşuna laf tüketmektir.
Hele bir de AB sürecini karşılıklı ödün vermek olarak değerlendirmek, hatta bunu beklemek veya AB'yi Türkiye'nin jeostratejik konumunu görmemezlikle itham etmek kadar saçma bir yaklaşım olamaz.
Zaten Türkiye'nin bu öneminin bilinci sebebiyle gerçeklikten (yani AB hukukuna ve değerlerine entegre edilmekten) çoktan kopmuş bir süreç en azından zorunlu menfaatler gereği kağıt üzerinde muhafaza edilmeye çalışılıyor. Tamamıyla kopması iki tarafın da zararına ama özellikle Türkiye için telafisi çok daha zor bir süreci tetikler.
Yapılması gerekenler belli, hepsi kayıtta. Dışişleri Bakanlığı’nın görüntüyü kurtarma adına yıllardır aynı açıklamaları tekrar etmek yerine ilgili bakanın Cumhurbaşkanı’na söylemesi gereken çok açık:
Türkiye'nin menfaatleri gereği dış politikada da rasyonel zemine dönmenin dışında bir seçenek kalmamıştır. Bu yolun başı da hukuk devletine dönmekten geçer.
----
İlişki birliğe dönüşmediği veya bu yola girmediği sürece ve zorunlu menfaatler düzeyinde kaldığı sürece her zaman zayıf taraf daha fazla bedel öder. Bu ilişkide zayıf konumda olan biziz, AB değil. En açık örneği düzensiz göç ve sığınmacılar konusu; yük paylaşımı yerine yükün büyük bölümünün bizde kalması gibi...
Bu arada üyelik müzakerelerinin başladığı tarihten sonra AB üyelerinde siyasi koşullar da çok değişti. Buna rağmen tüm şartları zorlayıp AB rotasında 2010 öncesinin bilinci ve kararlığı ile yürümemiz milletimizin refahı için alternatifsiz.
Seçim sürecinde Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu, kamuda mülakatları kaldıracağına söz verdi ve bu taahhüdü üzerine Erdoğan’da kamuda mülakatları kaldıracağına söz verdi ancak sözünde durmadı.
Erdoğan’ın verdiği sözleri tutmaması ve öğretmenleri mağdur etmesi, gençlerimiz için büyük bir hayal kırıklığıdır. Mağdur edilen öğretmenlerimizin yanındayız. Sözünüzü tutun mülakatı kaldırın! #mülakatahayır