KAÇ KİŞİ HAKKI TURALYİÇ'İ HATIRLIYOR?
Sanıyorlar ki BM bugünün krizlerine karşı yetersiz.
Yıl 1993
Türkiye'den Bosna için yardım malzemeleri Saraybosna Havalimanına iniyor. Devlet Bakanı Orhan Kilercioğlu da o zaman uçakta.
Bosna-Hersek Başbakan Yardımcısı Hakkı Turalyiç, Türkiye'den gelen insani yardım heyetini karşılamak üzere BM Gücü'ne (UNPROFOR) ait Fransa tarafından korunan zırhlı bir araçla Saraybosna Havalimanı'na gitti.
Dönüş yolunda BM aracının önü, Stup yakınlarındaki bir illegal Sırp kontrol noktasında yaklaşık 40 kişilik Sırp milis gücü tarafından kesildi.
Yaklaşık 90 dakika süren gerginlik sırasında, BM bünyesindeki Fransız askerleri zırhlı aracın kapılarını açarak güvenlik prosedürlerini ihlal etti ve Turalyiç'i Sırp eşkiyaya teslim ettiler.
Tıpkı Srebrenica'da Ratko Mladiç ve çetniklere teslim edilen on binlerce Müslüman gibi.
Kapının açık olmasını fırsat bilen Sırplar, Fransız komutanın koruması altındaki Başbakan Yardımcısını şehit ettiler.
Rahmetli Turalyiç evladı fatihanın olduğu bir kabristana defnedildi.
Bugün ismi bile hatırlanmıyor ama BM o zaman da aynı BM idi. Yeter ki ölenler Müslümanlar olsun.
Bu vesileyle Turalyiç'e Allah'tan bir kez daha rahmet dileyelim.
Türkiye’yi sarsan fon krizi, “toplam fonların yüzde 10’u” denilerek basitleştirilemez.
Küçümsenemez.
İşlemleri durdurulan 130 fonda 515 bin yatırımcının 830 milyar lirası buharlaştı.
Açıkça ifade edelim; yakın tarihin en büyük finans dolandırıcılığıdır.
Vanlı Kara Haydar’ın düğün takılarından daha büyük sorunla karşı karşıyayız.
Kara Haydar cezaevinde.
Peki, çöken fon sisteminin “geleceğini şekillendiren” kralı Emre Tezmen, neden dışarıda?
Ve mal varlıklarına neden el konmadı?
Daha sıradan operasyonlarda şüphelilerin mal varlıklarına el konurken, fon krizinde aynı cesaret neden gösterilmedi?
Açık söyleyim.
Çöken fon şirketlerinin sahiplerinin tüm varlıklarına el konulmalıdır.
Krizin tüm müsebbipleri hesap vermelidir.
Suriye'ye kapsamlı harekatlar yapılmadan önce bu ülkede Genelkurmay Başkanlığı yapmış isim bunları söylüyordu.
Suriye'yi bu açıklamalara rağmen bugünlere getirdik.
Şimdilerde gelinen noktaya burun kıvıranlar, gidip ağlama duvarında dostlarıyla ağlaşabilirler.
Özgür Özel ve şürekasının, yolsuzluk paralarıyla CHP'yi birlikte ele geçirmeye çalıştıkları;
Sözümona sandıklar kurarak, sahte imza kampanyaları düzenleyerek Cumhurbaşkanı adayı olarak pazarladıkları; bu dolandırıcıyı lütfen iyi tanıyın...
🚨 Son dakika..
900 liraya Dürüm satan Bedri Usta,sözde Kürdistan tv'ye çıkıp "Size Restorantlarımda sınırsız indirim" dedikten sonra işleri ciddi oranda düştü ve hastanelik oldu..
🔴 Lütfen bu Adamı boykota Devam ..
🔻Hürriyet'in sahibi, gazetesinin sürmanşetinden "Basın dünyada '4. kuvvet'tir ama Türkiye'de '1. kuvvet'tir. Ordu 2. sırada gelir. Çünkü, orduyu darbeye basın yönlendirir" diye ilan etti.
🔻Bu görevi ise Ertuğrul Özkök yürüttü. Çok garip ama bu "darbe destekçiliği"ni gururla(!) yazıp söyledikçe itibarı arttı!
🔻Darbe vesayetle hesaplaşmanın ölçüsü, Ertuğrul Özkök'ün yargılanmasıdır!
https://t.co/9eBqCz0Rey
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki, küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile “Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim” demişti.
Rum vahşetini anlatan videomuzun bu bölümünde Rum teröristlerin okul çağındaki soydaşlarımızı nasıl toplu halde katlettiklerini şahitlerin anlatımıyla yayınlıyoruz.
Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Ey muhalif kardeşim,
Artık kendine şu soruyu sormanın vakti gelmedi mi?
“AHBAP’ı yönetenlere duyduğum öfkeyi İBB’yi yönetenlere neden duymuyorum?
Haluk Levent’in skandallarına gösterdiğim tepkiyi, Ekrem İmamoğlu’nun skandallarına neden göstermiyorum?”
Yardım paralarınızı alıp kumarda yiyenlerle, oylarınızı alıp yolsuzluk-hırsızlık düzeni kuranların, yatlarda gününü gün edenlerin arasında fark mı var zannediyorsun?
Emin ol, İstanbul’da rant ve yolsuzluk düzeni kuran, tehditle rüşvet toplayan, para kuleleri diken, CHP’yi satın almak için çuvalla para taşıyan Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve yardakçılarının Haluk Levent’ten hiçbir farkı yok.
Her “Mustafa Kemal’in askeriyiz” diyenin, her “İzmir’in dağlarında çiçekler açar”ı söyleyenin peşine takılmaktan hala usanmadınız mı?
Gelin bu olay sizin için de bir milat olsun…
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.