Desnet'te bir dönem Japonlarla iş yaptık. Ne öğrendin derseniz o da şu: İşe geldiniz. O günkü tüm işlerinizi tamamladınız. Japonlara göre %33,3 başarılısınız.
Eğer işinizin geleceğine de kafa yorduysanız, "bu sektör ne yöne gidiyor?" diye araştırma yaptıysanız + %33,3
Eğer yerinize birini yetiştirmeye de zaman ayırdıysanız, birine bir işin nasıl yapıldığını öğrettiyseniz %33,3
%100'ün formülü; Bugünü başar, yarını düşün ve insan yetiştir.
Ayıp geri dönsün…
Çünkü artık kimse utanmıyor.
İnsanlar yanlış yapmaktan değil, görünmez olmaktan korkuyor.Eskiden insan vicdanıyla baş başa kaldığında susardı; şimdi alkış almak için en mahremini bile sergiliyor. Herkes konuşuyor ama kimse gerçekten düşünmüyor. Herkes kendini anlatıyor ama kimse kendini tanımıyor.
Öyle tuhaf bir çağın içindeyiz ki; sanki görünmez bir el hepimizi aynı döngünün içinde döndürüp duruyor. Aynı cümleler, aynı tepkiler, aynı öfkeler, aynı yapay mutluluklar. İnsanlar artık yaşamak için değil, izlenmek için yaşıyor. Hissetmek yerine göstermeye, anlamak yerine taraf olmaya, derinleşmek yerine parlamaya çalışıyor.
Bir sofraya oturuluyor ama kimse sofrada değil; herkes telefonunda. Bir manzara izlenmiyor, sadece paylaşılacak kare aranıyor. İnsanlar ağlarken bile içten değil; çünkü artık acının bile estetik görünmesi gerekiyor. Kimse gerçekten mutlu değil ama herkes mutlu görünmek zorundaymış gibi davranıyor. Çünkü bu çağ, insanı olduğu gibi kabul etmiyor; sürekli daha görünür, daha sesli, daha iddialı olmaya zorluyor.
Eskiden insanlar karakter inşa ederdi, şimdi profil düzenliyor. Eskiden bir insanın sözüne bakılırdı, şimdi etkileşimine. Bilgi arttı ama hikmet azaldı. Kalabalıklar çoğaldı ama insanın içindeki yalnızlık büyüdü. Herkes birbirine ulaşabiliyor ama kimse kimsenin ruhuna dokunamıyor.
Oysa insan dediğin; sadece etten, kemikten ibaret bir varlık değildi. İnsanı insan yapan şey; vicdanıydı, merhametiydi, utanmasıydı. Yaratılışımızın özünde birbirini incitmemek, düşene el uzatmak, kırdığında mahcup olmak vardı.
Çünkü utanmak; ruhun hâlâ kirlenmediğini gösteren son aynaydı. Merhamet ise insanın içindeki gerçek gücün ta kendisiydi.
Bugün ise insanlar kırmaktan utanmıyor, kullanmaktan utanmıyor, yalan söylemekten utanmıyor… Ama en küçük eleştiride mağdur rolüne bürünmeyi çok iyi biliyor. Çünkü çağımız insanı gerçekle değil, algıyla yaşamayı öğrendi. Ne hissettiğinden çok nasıl göründüğüne önem veren bir düzenin içinde; herkes biraz birbirine benziyor artık. Aynı bakışlar, aynı cümleler, aynı tepkiler… Sanki düşünceler bile kişisel değil de bir yerden dağıtılıyor gibi.
Ve insanlık, teknolojide yükseldikçe ruhunda eksilmeye başladı. Her şey hızlandı ama kalpler yavaşladı. Herkes birbirine daha yakın görünürken, vicdanlar birbirinden daha da uzaklaştı. Oysa insan; sadece aklıyla değil, kalbiyle insandı. Bir çocuğun gözyaşında sızlayan, bir yaşlının yalnızlığında duran, sevdiğini kırınca gece uyuyamayan tarafıyla insandı.
Ayıp geri dönsün…
Çünkü ayıbın olmadığı yerde vicdan ölür.
Vicdanın öldüğü yerde merhamet susar.
Merhametin sustuğu yerde ise insan, sadece görüntüden ibaret kalır.
Ve belki de çağın en büyük yalnızlığı şudur:
Herkes görünür…
Ama kimse gerçekten “insan” kalamaz......
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Önümüzdeki sezon Diyarbakır’ımızı Trendyol Süper Lig’de temsil edecek olan Amedspor’u, tüm @amedskofficial camiasını ve Diyarbakırlı kardeşlerimi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum.