@myzccc Zırdelilik ötesi bir şey bu Allahsız devletimiz buzağısına küpe taktırmadı diye köylünün sapasağlam buzağısını öldürüp gömüyor, ama barınak kurup it bakıyor. Adamın kümesinin ruhsatı yok diye onbin civcivi diri diri gömüyor. Ama itle kutsal.
@BesimTokerr Bizi yönetenlerin yurdışı harcırahlarını ödemek için ödüyoruz. Anadolunun siktiriboktan bir kasabasının belediye başkanı nasıl bilgi ve görgüsünü artırsın.
@Barbar00sa@AliMuratGuven68 Din harici insanları ölmeye ikna edemezsin, askerlik yapmamak için elli takla atan türk genci ne uğruna ölecek. Dincinin bir ahiret beklentisi var, elinde bira ile gezen laik İzmirli mi savaşacak? Darbe olduğunda gördük dinciler meydanda laikler banka kuyruğundaydı.
@matadorr333@AliMuratGuven68 Tabi ya arab yarım adasını tüm ortadoğuyu ta ispanyaya kadar afrikanın akdeniz kıyısını kim aldı, israil burnunun dibindeki gazzeyi alabildi mi?
@Resipsadoozy@AliMuratGuven68 Dincinin bir ahiret beklentisi var, elinde bira ile gezen laik İzmirli mi savaşacak? Darbe olduğunda gördük dinciler meydanda laikler banka kuyruğundaydı.
@de_schorsch_ Dünyanın en salak milleti almanlar. Böyle yönetilmek hoşlarına gidiyor.herşeyin online olduğu dünyada hala posta kullanan geri kalmış bir millet. Götünden vergi uyduran ve bu uyduruk vergileri ödemeye razı bir millet.
@mahfildijital Bu adam kesin hristiyan, din seçmesi gerekse hristiyanlığı seçermiş öyle diyor. Adama tanrının oğlunu dünyaya gönderip insanlara öldürtmesi sonra onun kanı karşılığında insanları affetmesi daha mantıklı geliyor. Adam tam bir İslam düşmanı.
📢 BÜYÜK SOSYAL MEDYA HAREKETİNE DAVET!
Bu haksızlığa, sansüre ve ideolojik dayatmalara karşı sesimizi hep birlikte yükseltiyoruz!
Tek bir ses, tek bir yürek olarak adaleti haykırmak için yerimizi alıyoruz. Tarih: 12 Haziran Cuma
#5816kaldırılsın
HUKUKTA İMTİYAZA VE TARİHTE SANSÜRE SON: NEDEN #5816kaldırılsın?
Bir hukuk devletinin en temel dayanağı, kanunların herkes için eşit uygulanması ve hiç kimseye, hiçbir fikre veya hiçbir döneme ayrıcalık tanınmamasıdır. Ancak Türkiye’de onlarca yıldır yürürlükte olan 5816 sayılı kanun, bugün amacından tamamen saptırılarak toplumsal bir baskı aracına ve hukuki bir ucube düzenlemeye dönüşmüş durumdadır.
Bu yasanın kaldırılması, sadece hukuki bir zorunluluk değil; fikir, ifade ve akademik araştırma özgürlüğünün de en büyük gereksinimdir. İşte bu yasanın acilen tarihin tozlu sayfalarına gömülmesi için en somut nedenler:
1. Hakaret Zaten Türk Ceza Kanunu’na Göre Suçtur
Hukukun evrensel ilkelerine göre normlar geneldir. Bugün Türk Ceza Kanunu (TCK), hayatta olan ya da vefat etmiş herhangi bir normal vatandaşa yapılan hakareti zaten açıkça suç saymakta ve cezalandırmaktadır. Dolayısıyla, bir kişiyi korumak için "özel imtiyaz kanunu" çıkarmak, hukukun eşitlik ilkesini temelden sarsmaktadır. Hakaret her şartta suçsa, bu özel koruma zırhı neden kurulmuştur?
2. Yasa Şahsı Değil, Belli Bir Kesimin Hegemonyasını Koruyor
Açıkça görmek gerekir ki; bu yasa aslında Mustafa Kemal Atatürk’ü falan korumamaktadır. Bu yasa, geldiği hali ile statükodan beslenen, kendisini "Kemalist hukukçu" veya "aydın" olarak tanımlayan belirli bir zümrenin, kendi ideolojik kalelerini korumak ve kendileri gibi düşünmeyen vatandaşa zulmetmek için kullandığı bir kalkandır. Gerçekten hakaret etmek isteyen kişi gizli saklı yine hakaret eder; olan ise sadece fikrini söyleyen, eleştiren veya belge paylaşan sıradan vatandaşa, gence ve araştırmacıya olur.
3. Kapsamı Esnetiliyor, Binlerce İnsan Mağdur Ediliyor
Son yıllarda bu yasanın uygulama alanı ve kapsamı, ucu açık yorumlarla akıl almaz derecede genişletildi. İlgili ilgisiz her eleştiri, her tarihi tespit bu yasa kapsamına sokularak adeta bir "cadı avı" başlatıldı. Bugün bu yasa yüzünden binlerce insan, genç yaşta adliye koridorlarında sürünmekte, haksız ve hukuksuz yere cezalar alarak hayatları karartılmaktadır. Hukuk, bir zümrenin elinde halkı sindirme sopası olamaz!
4. Tarihsel Araştırmalar Sansürleniyor, Hakikatler Gizleniyor
Bir ülkenin yakın tarihi, mahkeme salonlarında yargıçların kararlarıyla veya hapis tehditleriyle sınırlandırılamaz. 5816 sayılı kanun, Türkiye’de yakın tarih araştırmalarının önündeki en büyük prangadır. Arşiv belgelerini konuşmak, hatıratları incelemek ve tarihi figürlerin kararlarını bilimsel olarak eleştirmek bu yasa yüzünden "suç" potansiyeli taşımaktadır. Korkuyla tarih yazılamaz, sansürle hakikatler gizlenemez!
Artık Yeter! Hukukun üstünlüğünün ve düşünce özgürlüğünün hakim olduğu bir Türkiye için bu hukuki ayıba son verilmelidir. Eleştiri suç değil, haktır!
📢 BÜYÜK SOSYAL MEDYA HAREKETİNE DAVET!
Bu haksızlığa, sansüre ve ideolojik dayatmalara karşı sesimizi hep birlikte yükseltiyoruz! Tek bir ses, tek bir yürek olarak adaleti haykırmak için yerimizi alıyoruz.
🗓 Tarih: 12 Haziran Cuma
🕗 Saat: 20:00
📌 Ana Etiket (Hashtag): #5816kaldırılsın
Ne Yapmalısınız?
Şimdiden takviminize not edin, telefonlarınızın hatırlatıcılarını ve bildirimlerini 12 Haziran saat 20:00’ye ayarlayın.
Kampanya saati geldiğinde kopyala-yapıştır yapmadan, kendi özgün cümlelerinizle, elinizdeki belgelerle, tarihi alıntılarla ve görsellerle birlikte #5816kaldırılsın etiketini kullanarak paylaşımlarınızı yapın.
Bu mesajı Whatsapp, Telegram gruplarınızda ve tüm sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak daha fazla insanın katılım sağlamasına öncülük edin.
Zulme karşı sessiz kalma, fikrine ve geleceğine sahip çık!
@SerifeBagbasi@Merci_haber Allah vahiy indirdiği peygambere inşallah demeyi emrederken, bunlar kim ki bu emirden muaf oluyor. Bunlar şeytani, müşrik lafları.
PKK terör örgütü elebaşı A. Öcalan Serxwebun Yayınlarından çıkan Nasıl Yaşanmalı kitabının 91. sayfasında Kürt kadınları için şöyle diyor;
Bazıları için garip gelebilir, ama çoğu Kürt kadınının bedeni ölü, çürümüş, soğuk ve çok kabadır. Fizikleri biraz böyledir, ruhları uyuşuktur.
Entelektüel düzeyleri yok denecek kadar azdır.
Bir köy kızını alın, bir küçük burjuva kızını veya erkeğini alın — ne kadar konuşursanız konuşun, bir şey değildirler; muhabbet kuşu gibi kelimeleri bile tekrarlama yeteneğine sahip değiller…”
Yine örgütte yer almış,Necdet Buldan “PKK’da kadın olmak” diye bir kitap yazdı ve içeriden bir tanıklıkla örgütte bulunan kadınların halini anlattı.
Bu kitaplarda yazılanlara tapınıp, Rahmi Koçun anlattığı yersiz bir fıkradan dolayı fırtına koparmaya çalışanların samimiyeti yoktur.
Önce teröristbaşı ve PKK terör örgütüne karşı suç duyurusunda bulunacaksınız.