Barış Manço Dönence’yi gerçekten yengeç ve oğlak dönencesinden ilhamla yazmış. Dünyanın bir yarım küresinde yaz, diğerinde kış yaşanırken hissedilen ikililiği insanda anlatmak istemiş. Bunu bilerek dinleyince daha keyifli oldu
Çok acayip bir mevzu bu…
Üzerinde “Troya Kralı Priamos’un kızı Poliksena’nın kurban edilerek öldürülmesini” anlatan tasvirler yer alan lahitin çıkarıldığı yerin adı "Kızöldün Tümülüsü"…
Arkeolojik kazılardan çok önce de bölge halkı tarafından bu mevki "Kızöldün Tepesi" olarak adlandırılıyormuş.
Hatta, dediklerine göre, civar köylerde Poliksena’nın trajik hikayesini çağrıştıran masallar anlatılıyormuş.
Olabilir mi?
Böyle bir anlatının binlerce yıl boyunca bölge halkının hafızasında yaşayarak günümüze ulaşması mümkün mü?
Yoksa oradaki insanlar söz konusu lahiti ve üstündeki tasvirleri toprağın altından çıkarılmadan önce görmüş olabilirler mi?
“Yusuf’a ne yaptınız?
Bir gün sana zorluk çıkaranlar, seni kuyuya atanlar, senden yardım istemeye, sana yalvarmaya ayağına gelirler.
Sabır ve hikmet pek çok şeyin ilacıdır.”
Özellikle "Odyssey filmine gideceğim ama hikâyeyi hiç bilmiyorum" diyenler için iyi bir başlangıç videosu: Odysseus'un çileli hikâyesinin baştan sona felsefi derinliğiyle birlikte anlatımı, Luc Ferry'den.
Çok eskiden yayınladığım bu videonun çevirisini bugün tekrar elden geçirdim. Yeni versiyonu daha derli toplu oldu.
İyi seyirler :)