"Yemek yemediğini , ağrıyan midesinin, verdiği sinyallerden anlayanlardan mısınız siz de?" Açlıktan bayılacak gibiyim. Aralıklı oruç, bu aralar bana göre değil (!)🤣🤣🤣🤣
Anne ve babam yazları köye giderler genelde. Bu Sabah annemi aradım, daha telefonu açar açmaz, kendine kendine söylendiğini duydum. Ne oldu dedim "Baban benim 10 yıllık ömrümü 2 yıla indirdi" diyor "babam da arkada sessizce dinlemekle yetiniyor. Çünkü konuşsa olay olacak 🤣🤣
Aksaray’da "mahallede istemiyoruz" denilerek komşularınca vahşice darbedilen otizmli Elmas Yağmur ve hak arayan annesinin yanındayız! Özel bir çocuğa saldıran ve aileyi tehdit eden o vandallar hak ettiği en ağır cezayı alana kadar #ElmasYağmurİçinAdalet diyeceğiz!!
Anne ve babam, yazın ığdır'ın sıcaginda bunalnca, Kağızmandaki köye gidiyorlar. Annemi aradm sabah,biz konuşurken, arka planda da amcam ve babamin sesi gelyordu. Anneme "babamlr kavga mi ediyr" dedim, annem de "yok kizim iksi de ağir duyuyor" o yüzden bağırarak konusyorlr dedi🤣
Ez çûm ser tixtor, dayika min bi minre de dibêje "tixtor nizane, tixtor vira dikin, werê malê, ezê çaya bejê bikelînim, bidime te, piştre tê sep silamet bibî. Derman jî nexwe, ewana gişt nexwesîne"🤣🤣
Diyarbakırlı 19 yaşındaki ressam İrem Karabaş, ABD’deki School of the Art Institute of Chicago’dan 92 bin dolarlık burs kazandı.
—Eğitim masraflarını tamamlamak için yıllık 36 bin dolar ek bütçeye ihtiyaç duyan Karabaş, destek bekliyor.
İrem Karabaş:
Orada şu an resmi olarak bir öğrenciyim ama henüz okumaya başlayamıyorum.
Çünkü gerekli miktarı bulamadım.
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik sözleri, ne yazık ki münferit bir olay olarak görülemez. Bu coğrafyada yıllardır Kürt kimliğine yönelik önyargılar, ayrımcılık ve dışlayıcı bakış farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Dizilerde Kürt şivesi çoğu zaman cahillikle, suçla ya da olumsuz karakterlerle özdeşleştirilirken; başka şiveler sıcak, sevimli ve sempatik olarak sunuluyor.
Bu dil ve yaklaşım, toplumun hafızasına işlemiş ayrımcılığın bir yansımasıdır. Oysa Kürt kadınları; emeğiyle, mücadelesiyle, sanatıyla, bilgeliğiyle bu toplumun ayrılmaz bir parçasıdır. Bir halkın kadınlarını küçümseyen ya da aşağılayan ifadeler kabul edilemez.
Rahmi Koç, Kürt halkından ve özellikle Kürt kadınlarından açık bir şekilde özür dilemelidir. Saygı, birlikte yaşamanın temel şartıdır; hiç kimsenin kimliği, dili ya da kökeni nedeniyle hedef gösterilmesine sessiz kalınmamal #RahmiKoçÖzürDile
Poliklinikteyim.
İçeride 50 yaşlarında bir erkek hasta var.
Onunla konuşurken bir başka hasta kapıyı açıp içeri daldı.
Randevusu olmadığını, bu nedenle bakamayacağımı söyledim.
Tartışma büyüdü.
Çıkmıyor da...
Sesler yükseldi.
Hakarete kadar vardı iş.
Öfkeyle bağırıyor, çağırıyor, el kol hareketleri yapıyor.
Sekreter güvenliği aradı.
Güvenlik geldi ve hastayı dışarı çıkardı.
Bu sırada içerideki hastam oturduğu yerde sessizce olup biteni izliyordu.
Açıkçası, o hasta üzerime yürüse bile müdahale edermiydi emin değilim.
Güvenlik diğer hastayı çıkarınca içerideki hasta bana dönüp:
"Takmayın kafanıza doktor hanım, onun terbiyesizliği..." dedi.
Aslında canımı sıkan, sorun çıkaran hastadan çok;
olan biteni sessizce izleyen hasta oldu.
Çünkü sırası gasp edilen de oydu.
Muayenesi bölünen de oydu.
Hakarete uğrayan bendim.
Kimse başına bela almak istemiyor.
Haklı bir gerekçe belki.
Tamam da...
O zaman ben neden sürekli belayla mücadele etmek zorundayım?
İçerideki hasta için sakıncası yoksa,
sırasının gasp edilmesine ses çıkarmayacaksa,
muayenesinin yarım kalmasına itiraz etmeyecekse, ben neyin mücadelesini veriyorum?
Bazen neyin doğru olduğunu ben de bilmiyorum.
Siz olsanız ne düşünürdünüz?
Denize karşı oturup, dalgaları izleyerek "dışarıda deli dalgalar, gelip duvarları yalar" demeyi ben de bilirdim ama, siz "İnsan bedenini, delip geçen Iğdır sıcaklarını deneyimlemediniz"henüz(!)😔😔😔
Niçin doktora geldiğini öğrenecek 🤣🤣 Dedim ki "bu benim için çok önemli bir durum ve Iğdır'a 1 aydır bakıyorum randevu yok. En yakın Kağızman ve buraya bulduğuma sevinmen lazım. Hâlâ millet, elalem duymasın derdinde. Çok da umrumda(!) 🤣🤣
Az önce anneme dedm ki "Iğdır Devlet Hastanesne randevu bulamadım, mecburen Kağızman'da bulabildim, kardiyolojiye. Diyor ki "niye Kağızman'a aldın, şimdi millet seni görecek, diyecek kalbi için doktora gelmiş. Hastanede güvenlik olan amcaoglun, sendn sonra gidip kayıtlara girecek
Kars Kağızman/Iğdır, Doğubeyazıt gençliği, yazık ki artık halay çekmiyor, sadece ilginç ama hoş olmayan figürler sergiliyor. Hem estetik değil hem de bölgenin eski halayiyla alakası yok. Gözlerim kanadı (!)☺️☺️
Ben anlamıyrum ki "hafif kilo aldığımda da memnun edemiyrum, zayıf olunca da" yahu diyet yapmıyorum, sadece iştahım yok, çok yemiyorum" diyorum ama asla inanmıyorlar. Onlara göre " ya hastayım ya mutsuz ya da rejim yapıyorum"🤭 hayır her şeyi geçtm, seni tanımadık denmesi tuhaf!!
Yıllar sonra köye gittim bayram için, gitmez olaydım!!! Beni gören genç, yaşlı herkes " niye böyle zayıfladın, seni tanıyamdım, bir şey mi var, sıkıntın mı var, işin mi zor, rejim mi yapıyorsun? Çok zayıflık sana yakışmamış, yazık üzüldm sana, sen eskiden daha iydin, kilo verme"