hayatın hilesi:
herhangi bir konuda uzmanlaşmak istiyorsan sadece haftada 3 kez pratiğini yapacaksın.
sadece 3 kez çalışacaksın.
böylece insanların %90 - %95'inden daha iyi oluyorsun.
araştırmalara göre sürekli pratik yapan birisi kolaylıkla uzman oluyor.
neden peki sadece 3 kere tekrarla uzman oluyorsun?
çok basit... çünkü kimse bunu yapmıyor.
İnsanımız ÜRETİM ÇÖKÜŞÜNE inanmıyor.
Şu anda SANAYİ, 28.000 TL ücretle bile dönmüyor.
Olması gereken, ASGARİ ÜCRETİN en fazla 14.000 TL olması.
İnanmıyor musunuz?
SANAYİ yavaş yavaş uzadığında anlarsınız.
Ama geç olur.
ÜCRETLERİ daima PİYASA belirlemelidir.
Ya da?
SANAYİ İFLAS.
Ve İŞ bulamazsınız.
türk kızının hiçbir hobisi yoktur.. tek yaptıkları arkadaşlarıyla kim kimle sevgili olmuş onu konuşmaktır rezillerdir.. çoğu cinsellikten başka bi şey sunamayacak kadar vasıfsızdır kadınlık nedir zerre bilmezler.. türk erkeği olarak bu avellere 10 gömlek fazlayız anlayacağınız
Bakın arkadaşlar, Kuran'da Şeytanın hilesi zayıf (Nisa - 76), Kadınların hilesi ise ÇOK BÜYÜK (Yusuf - 28) olarak tarif ediliyor
Siz kadınları tekil hedefli naif varlıklarmış gibi ele alıyorsunuz
Bu konularda ne kadar detaycı ve çok yönlü düşündüklerini hala anlayamamışsınız
Türkiye’de insanlar sevdiklerine değil, korktuklarına daha çok saygı duyar. Sizin aşırı iyi niyetli, nazik ve naif tarafınız zayıf olarak görülmenize ve ciddiye alınmamanıza yol açar. Bu yüzden arada birde olsa dengesiz ve çirkef taraflarınızı insanlara göstermekten çekinmeyin.
Yurtdışında okumuş, çalışmış, hayatı A dan Z ye tecrübe etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki;
Türkiye’de hiçbir konuda rekabet yok.
Birkaç örnek vereyim;
Spor mesela….
Londra’da bu sabah saat 5.50 de salondayım. İçeride 15-20 kişi vardı.
Türkiye’de 9 dan önce açılan salon bulmak zor. Açılanda da içeride müşteri yok.
Spora gidince bakın Allah aşkına, koşu bandında koşan kaç kişi var…? Londra’da millet sokaklarda koşuyor, koşu klüpleri filan var.
Kültür desen;
Londra’da takside, otobüste, metroda vs insanlar hep kitap okur. Ben bir taksiciyle “ikinci Viyana Kuşatmasında Osmanlıyı hangi ordunun yendiğini” tartıştığımı bilirim.
Biz de ise kitap okuma oranı 4 kişi için yılda 1 kitap…
Dünya kupasına bakıyorum, Ankara kadar nüfuslu Norveç (5.5 milyon), tur atlamış kutlama yapıyor. Biz 85 milyon nüfustan tur atlayacak 1 takım oluşturamayıp, kangurularla top oynayan ülkelere yeniliyoruz.
Nüfusla ne alakası var, Çin’in nüfusu 1.3 milyar ama dünya kupasında yoklar dediğinizi duyar gibiyim. İyi de adamların ülke sporu masa tenisi, senin futbol.
Kimse kusura bakmasın kardeşim tembeliz ve ülkede rekabet yok.
Ve acı bir gerçekle bitireyim sözlerimi;
Bu rekabetsiz ortamda kendinizi ayrıştıramıyorsanız, yurtdışında yok olursunuz….
"Para kazanmak istiyorsan insanların zayıf noktasını öğren.
- Erkeğin zayıf noktası: Cinsellik, Para
- Kadının zayıf noktası: güzellik
- Anne-babanın zayıf noktası: çocukları
- Yaşlının zayıf noktası: sağlık
- Zenginin zayıf noktası: kaybetme korkusu
- Fakirin zayıf noktası: bir anda zengin olma hayali
- Gencin zayıf noktası: kabul görme arzusu
- Maaşlı çalışanın zayıf noktası: stresten kaçış
- Ev hanımının zayıf noktası: zamandan ve masraftan tasarruf
- İş sahibinin zayıf noktası: verimlilik.
İnsanların neye zaaf gösterdiğini anladığında, ticaret senin için karmaşık bir oyun olmaktan çıkar.”
“Özsaygının zayıf olduğunun bazı işaretleri şunlardır:
- Hata yapmadığın hâlde sürekli özür dilemen,
- Her konuşmadan sonra, sanki yanlış bir şey söylemişsin gibi sözlerini tekrar tekrar düşünmen,
- Kendine uygun olanı değil, başkalarına uygun olanı seçmen,
Birini kaybetmemek için aşağılanmaya katlanman."
"Araplar derdi ki: Dört şey, dört şeye muhtaçtır:
- Soylu olmak, edeple güzelleşir.
- Mutluluk, güvenle tamam olur.
- Akrabalık, sevgiyle ayakta kalır.
- Akıl ise tecrübeye ihtiyaç duyar.”
||Rabîʿu’l-Ebrâr||
Herif oğlunu alip şak diye istedigi yere gidiyor
Sen bir Türk olarak vize randevusu icin 2 yıl bekliyorsun. Sonra adam sana vize vermiyor
Sikeyim böyle düzeni.
“Hiçbir dost senin acını tam anlamıyla paylaşamaz. Hiçbir sevgili, yükünü omuzlarından tamamen alamaz.
Hiçbir yakının, senin yerine uykusuz kalamaz.
Öyleyse kendine iyi bak… Kendini koru, gönlünü yumuşak tut. Yaşananlara da hak ettiğinden fazla değer verme.”
||İbn Kayyim||