“Bilinçdışının imgeleri, bir insana büyük sorumluluk yükler. Onları anlamayı başaramamak ya da ahlaksal sorumluluktan kaçmak, insanı bütünleşmeden yoksun bırakır ve yaşamında acı verici bölünmelere yol açar.”
[C.G. Jung - Anılar, Düşler, Düşünceler]
@Fparrhesia İnsanı ayakta tutan, umududur. Umudu besleyense tutkulardır. Tutkusu olmayan insanlar umudunu(inancını) zamanla yitirir ve yaşam döngüsünde peşinde emek vereceği hiçbir şey olmadan durur. Durmaksa yaşama/canlılığa aykırıdır ve dolayısıyla “ölüm” demektir.
“İnsanoğlunun kendisi bilimin en yüce görevi ve amacıdır, tüm diğer görevlerine üstün gelir. Benim bir iddia sunmayan görüşümce, en üst ve en ilgiye değer görev odur.”
— Carl Gustav Jung #jung
[İbn Sînâ:]
Mantıkta murat edilen, insanın yanında (indinde), riâyet ettiğinde düşünmesinde kendisini yanılgıdan koruyacak kanûnî bir aletin oluşmasıdır.
“Diğer insanlara az da olsa yardım etmek isteyen biri, yaşayıp yaşamayacağının hesabını hiç yapmamalıdır. O insan sadece yaptıklarının adil olup olmadığına, iyi insanlara yaraşıp yaraşmadığına bakmalıdır.”
[Sokrates’in Savunması - Platon]
“Egemenliği sevenler şefkatten yoksun yüreklerdir, ama gerçek duygular özveriye, Gücün o erdemine candan bağlıdır.”
[ Honoré de Balzac, Lanetli Çocuk ]
İnsan’ın kendisine hiç bakmıyor olması, kendisini hiç görmemiş, kendiliğiyle hiç temas etmemiş olması kadar acı bir durum yoktur.
Ömrü boyunca içbakışa sahip olmamış, dolayısıyla hatalarını, eksikliklerini, karanlık taraflarını görmemiş İnsan’ın yaşamı ne ifade etmektedir?..
“Ne de olsa çürütmek, çelişkiyi çıkarsamaktır; dolayısıyla çelişkiye ilişkin bir ya da iki çıkarım bir çürütmedir.”
[ Aristoteles, Sofistçe Çürütmeler ]
Sanatı, felsefeyi, bilimi ve yaşamı romantikleştirme felsefenin ya yok saydığı ya da parçalayıp, yabancılaştırıp, yalnızlığa terk ettiği bireyin kendilik kazanma çabası için tek ironik kurtuluş yolu gibi durmaktadır.
[Fichte ve Alman Romantisizmi, Nil Avcı]